Monoteist Meali
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat[1] yaptı. "Dini ayakta tutun[2] ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.
Dipnotlar
[1]
İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
[2]
Dini tam anlamıyla yaşayın.
شَرَعَ
لَكُم
مِّنَ
ٱلدِّينِ
مَا
وَصَّىٰ
بِهِۦ
نُوحًۭا
وَٱلَّذِىٓ
أَوْحَيْنَآ
إِلَيْكَ
وَمَا
وَصَّيْنَا
بِهِۦٓ
إِبْرَٰهِيمَ
وَمُوسَىٰ
وَعِيسَىٰٓ ۖ
أَنْ
أَقِيمُوا۟
ٱلدِّينَ
وَلَا
تَتَفَرَّقُوا۟
فِيهِ ۚ
كَبُرَ
عَلَى
ٱلْمُشْرِكِينَ
مَا
تَدْعُوهُمْ
إِلَيْهِ ۚ
ٱللَّهُ
يَجْتَبِىٓ
إِلَيْهِ
مَن
يَشَآءُ
وَيَهْدِىٓ
إِلَيْهِ
مَن
يُنِيبُ
Şerea lekum mined dini ma vassa bihi nuhan vellezi evhayna ileyke ve ma vassayna bihi ibrahime ve musa ve isa, en ekimud dine ve la teteferreku fih, kebure alel muşrikine ma ted'uhum ileyh, allahu yectebi ileyhi men yeşau ve yehdi ileyhi men yunib.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | şeraa | şeri'at (hukuk düzeni) yaptı | شرع |
| 2 | lekum | size | - |
| 3 | mine | -den | - |
| 4 | d-dini | din- | دين |
| 5 | ma | ne varsa | - |
| 6 | vessa | tavsiye ettiği | وصي |
| 7 | bihi | onunla | - |
| 8 | nuhen | Nuh'a | - |
| 9 | vellezi | ve | - |
| 10 | evhayna | vahyettiğimizi | وحي |
| 11 | ileyke | sana | - |
| 12 | ve ma | ve | - |
| 13 | vessayna | tavsiye ettiğimizi | وصي |
| 14 | bihi | onunla | - |
| 15 | ibrahime | İbrahim'e | - |
| 16 | ve musa | ve Musa'ya | - |
| 17 | ve iysa | ve ve Îsa'ya | - |
| 18 | en | şöyle ki | - |
| 19 | ekimu | doğru tutun | قوم |
| 20 | d-dine | dini | دين |
| 21 | ve la | ve | - |
| 22 | teteferraku | ayrılığa düşmeyin | فرق |
| 23 | fihi | onda | - |
| 24 | kebura | ağır geldi | كبر |
| 25 | ala | - | |
| 26 | l-muşrikine | ortak koşanlara | شرك |
| 27 | ma | - | |
| 28 | ted'uhum | onları çağırdığın | دعو |
| 29 | ileyhi | kendisine | - |
| 30 | llahu | Allah | - |
| 31 | yectebi | seçer | جبي |
| 32 | ileyhi | kendisine | - |
| 33 | men | kimseyi | - |
| 34 | yeşa'u | dilediği | شيا |
| 35 | ve yehdi | ve iletir | هدي |
| 36 | ileyhi | kendisine | - |
| 37 | men | kimseyi | - |
| 38 | yunibu | iyi niyyetle yönelen | نوب |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Allah Nuh'a, sana, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, "Dine dosdoğru uyunuz, dinde ayrılığa düşmeyiniz" diye vasiyet ettiğimiz dini size yasallaştırdı. Senin kendilerini çağırdığın bu esas, müşriklere ağır geldi. Allah dileyenleri kendine seçer, kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.
Mehmet Okuyan
"Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi (Allah) size de din kıldı.[1] (Fakat) kendilerini çağırdığın bu (din) ortak koşanlara ağır geldi.[2] Allah dilediğini (layık olanı) kendisine (peygamber olarak) seçer[3] ve kendisine yöneleni de doğru yola ulaştırır.[4]
Edip Yüksel
Daha önce Nuh'a buyrulan dini size yasa olarak belirledik. Sana vahiy ettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.
Süleymaniye Vakfı
Allah Nuh'a ne emretmişse onu, sizin için bu dinin şeriatı /hükümleri[1] yapmıştır. Sana vahyettiğimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimiz şudur: "Bu dini ayakta tutun ve dinde ayrılığa düşmeyin!" Kendilerine yaptığın çağrı, müşriklere ne kadar ağır geldi! Allah tercih ettiğini kendisine (elçi) seçer[2], kendisine yöneleni bu dine kabul eder[3].
Ali Rıza Safa
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa sürüklenmeyin!" diyerek, Nuh'a buyruk verdiğimiz ve sana bildirdiğimiz; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyruk verdiğimiz dini, sizin için yasa yapmıştır. Senin onları çağırdığın şey, ortaklar koşanlara zor gelmiştir. Allah, dilediğini Kendisi için seçer ve Kendisine yönelenleri doğru yola eriştirir.
Mustafa İslamoğlu
O, dinin (esasa ilişkin) kısmından Nuh'a bildirdiğini -ki o sana vahyettiğimiz, dahası İbrahim, Musa ve İsa'ya da bildirdiğimizdir- size de yol kıldı ki, dini çığrından çıkarmayın ve bu konuda tefrikaya düşmeyin! Şirk koşanlara ağır gelen, işte onları kendisine çağırdığın bu ilkedir: Allah dilediğini seçip kendisine yaklaştırır, kendisine yöneleni de doğru yola yöneltir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin için, dinden, Nuh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.
Ali Bulaç
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, size dinde Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi ve İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi de kanun kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin! Bu davet ettiğin iş müşriklere ağır geldi. Allah, ona dilediklerini seçecek ve kendine yüz tutanları (yönelenleri) de ona hidayetle eriştirecektir.
Muhammed Esed
O, itikadi konularda, Nuh'a emrettiğini -ve sana (ey Muhammed,) vahiy aracılığıyla öğrettiğimizi ve aynı zamanda İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi- sizin için uygun gördü. (Sahih) itikada sağlam bir şekilde sarılın ve o konuda bütünlüğünüzü bozmayın. Onları çağırdığın bu (itikad bütünlüğü) başka varlıkları veya güçleri Allah'a ortak koşanlara ağır gelse (bile). Allah dileyen herkesi kendine çeker ve O'na yönelenleri doğru yola ulaştırır.
Diyanet İşleri
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin için: dinden Nuha tavsıye ettiğini ve sana vahyeylediğimizi ve İbrahime ve Musaya ve Isaya tavsıye kıldığımızı teşri' buyurdu şöyle ki: dini doğru tutun ve onda tefrikaya düşmeyin, müşriklere bu da'vet ettiğin emir ağır geldi, Allah ona dileklerini seçecek ve yüz tutanları ona hidayetle irdirecektir
Süleyman Ateş
O size, dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir.
Gültekin Onan
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Tanrı, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.
Hasan Basri Çantay
O, "Dini doğru tutun, onda tefrikaya düşmeyin" diye (asl-ı) dinden hem Nuuha tavsiye etdiğini, hem sana vahyeylediğimizi, hem İbrahime, Musaye ve isaye tavsiye etdiğimizi sizin için de şeriat yapdı. Senin kendilerini da'vet etmekde olduğun (bu) şey müşriklerin üzerinde büyüdü (ağır geldi.) Allah kimi dilerse buna onu seçib çeker, (ancak kendisine itaatla) dönmekde olanları buna muvaffak eder.
İbni Kesir
Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin, diye dinden Nuh'a buyurduğunu, size de teşri buyurdu. Sana vahyettiğimizi ve İbrahim'e, Musa'ya, İsa'ya buyurduğumuzu. Kendilerini çağırdığın bu şey; müşriklere ağır geldi. Allah; dilediğini kendisine seçer. Kendisine yöneleni de hidayete iletir.
Şaban Piriş
Dini ayakta tutun ve onda grup grup ayrılmayın, diye Allah'ın Nuh'a tavsiye ettiğini, sana da vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiklerini, size de dinin kuralları yapmıştır. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye yol gösterir.
Ahmed Hulusi
O tek Din'den (muhakkak geçerli Allah Sistem ve düzeninden) Nuh'a uygulamasını istediğimizi; sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da uygulamalarını söylediğimiz gerçeği; "Din'i ikame edip, onda ayrılığa düşmeyesiniz" diye, sizin için de kurallaştırdı! Kendilerini çağırdığın bu şey (la ilahe illAllah gerçeği; Sistem realitesi), şirk koşanlara büyük geldi! Allah dilediğini kendine seçer; kendine yönelenleri de hakikate erdirir!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Daha önce Nuh'a buyurduğu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: 'Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.
Erhan Aktaş
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat[1] yaptı. "Dini ayakta tutun[2] ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.
Progressive Muslims
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it. " Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whomever He wills; He guides to Himself those who repent.
Sam Gerrans
He ordained for you of doctrine what He enjoined upon Noah, and that We have revealed to thee, and what We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus: “Uphold the doctrine, and be not divided therein.” Difficult for the idolaters is that to which thou invitest them. God chooses for Himself whom He wills, and guides to Himself him who turns in repentance.
Aisha Bewley
He has laid down the same deen for you as He enjoined on Nuh: that which We have revealed to you and which We enjoined on Ibrahim, Musa and ‘Isa: ‘Establish the deen and do not make divisions in it. ’ What you call the idolaters to follow is very hard for them. Allah chooses for Himself anyone He wills and guides to Himself those who turn to Him.
Rashad Khalifa
He decreed for you the same religion decreed for Noah, and what we inspired to you, and what we decreed for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this one religion, and do not divide it."
Edip-Layth
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whoever/whomever He wills; He guides to Himself whoever repents.
Monoteist Meali
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat[1] yaptı. "Dini ayakta tutun[2] ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.
Dipnotlar
[1] İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
[2] Dini tam anlamıyla yaşayın.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | şeraa | şeri'at (hukuk düzeni) yaptı | شرع |
| 2 | lekum | size | - |
| 3 | mine | -den | - |
| 4 | d-dini | din- | دين |
| 5 | ma | ne varsa | - |
| 6 | vessa | tavsiye ettiği | وصي |
| 7 | bihi | onunla | - |
| 8 | nuhen | Nuh'a | - |
| 9 | vellezi | ve | - |
| 10 | evhayna | vahyettiğimizi | وحي |
| 11 | ileyke | sana | - |
| 12 | ve ma | ve | - |
| 13 | vessayna | tavsiye ettiğimizi | وصي |
| 14 | bihi | onunla | - |
| 15 | ibrahime | İbrahim'e | - |
| 16 | ve musa | ve Musa'ya | - |
| 17 | ve iysa | ve ve Îsa'ya | - |
| 18 | en | şöyle ki | - |
| 19 | ekimu | doğru tutun | قوم |
| 20 | d-dine | dini | دين |
| 21 | ve la | ve | - |
| 22 | teteferraku | ayrılığa düşmeyin | فرق |
| 23 | fihi | onda | - |
| 24 | kebura | ağır geldi | كبر |
| 25 | ala | - | |
| 26 | l-muşrikine | ortak koşanlara | شرك |
| 27 | ma | - | |
| 28 | ted'uhum | onları çağırdığın | دعو |
| 29 | ileyhi | kendisine | - |
| 30 | llahu | Allah | - |
| 31 | yectebi | seçer | جبي |
| 32 | ileyhi | kendisine | - |
| 33 | men | kimseyi | - |
| 34 | yeşa'u | dilediği | شيا |
| 35 | ve yehdi | ve iletir | هدي |
| 36 | ileyhi | kendisine | - |
| 37 | men | kimseyi | - |
| 38 | yunibu | iyi niyyetle yönelen | نوب |
Bayraktar Bayraklı
Allah Nuh'a, sana, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, "Dine dosdoğru uyunuz, dinde ayrılığa düşmeyiniz" diye vasiyet ettiğimiz dini size yasallaştırdı. Senin kendilerini çağırdığın bu esas, müşriklere ağır geldi. Allah dileyenleri kendine seçer, kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.
Mehmet Okuyan
"Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi (Allah) size de din kıldı.[1] (Fakat) kendilerini çağırdığın bu (din) ortak koşanlara ağır geldi.[2] Allah dilediğini (layık olanı) kendisine (peygamber olarak) seçer[3] ve kendisine yöneleni de doğru yola ulaştırır.[4]
Edip Yüksel
Daha önce Nuh'a buyrulan dini size yasa olarak belirledik. Sana vahiy ettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.
Süleymaniye Vakfı
Allah Nuh'a ne emretmişse onu, sizin için bu dinin şeriatı /hükümleri[1] yapmıştır. Sana vahyettiğimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimiz şudur: "Bu dini ayakta tutun ve dinde ayrılığa düşmeyin!" Kendilerine yaptığın çağrı, müşriklere ne kadar ağır geldi! Allah tercih ettiğini kendisine (elçi) seçer[2], kendisine yöneleni bu dine kabul eder[3].
Ali Rıza Safa
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa sürüklenmeyin!" diyerek, Nuh'a buyruk verdiğimiz ve sana bildirdiğimiz; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyruk verdiğimiz dini, sizin için yasa yapmıştır. Senin onları çağırdığın şey, ortaklar koşanlara zor gelmiştir. Allah, dilediğini Kendisi için seçer ve Kendisine yönelenleri doğru yola eriştirir.
Mustafa İslamoğlu
O, dinin (esasa ilişkin) kısmından Nuh'a bildirdiğini -ki o sana vahyettiğimiz, dahası İbrahim, Musa ve İsa'ya da bildirdiğimizdir- size de yol kıldı ki, dini çığrından çıkarmayın ve bu konuda tefrikaya düşmeyin! Şirk koşanlara ağır gelen, işte onları kendisine çağırdığın bu ilkedir: Allah dilediğini seçip kendisine yaklaştırır, kendisine yöneleni de doğru yola yöneltir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin için, dinden, Nuh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.
Ali Bulaç
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, size dinde Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi ve İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi de kanun kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin! Bu davet ettiğin iş müşriklere ağır geldi. Allah, ona dilediklerini seçecek ve kendine yüz tutanları (yönelenleri) de ona hidayetle eriştirecektir.
Muhammed Esed
O, itikadi konularda, Nuh'a emrettiğini -ve sana (ey Muhammed,) vahiy aracılığıyla öğrettiğimizi ve aynı zamanda İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi- sizin için uygun gördü. (Sahih) itikada sağlam bir şekilde sarılın ve o konuda bütünlüğünüzü bozmayın. Onları çağırdığın bu (itikad bütünlüğü) başka varlıkları veya güçleri Allah'a ortak koşanlara ağır gelse (bile). Allah dileyen herkesi kendine çeker ve O'na yönelenleri doğru yola ulaştırır.
Diyanet İşleri
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin için: dinden Nuha tavsıye ettiğini ve sana vahyeylediğimizi ve İbrahime ve Musaya ve Isaya tavsıye kıldığımızı teşri' buyurdu şöyle ki: dini doğru tutun ve onda tefrikaya düşmeyin, müşriklere bu da'vet ettiğin emir ağır geldi, Allah ona dileklerini seçecek ve yüz tutanları ona hidayetle irdirecektir
Süleyman Ateş
O size, dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir.
Gültekin Onan
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Tanrı, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.
Hasan Basri Çantay
O, "Dini doğru tutun, onda tefrikaya düşmeyin" diye (asl-ı) dinden hem Nuuha tavsiye etdiğini, hem sana vahyeylediğimizi, hem İbrahime, Musaye ve isaye tavsiye etdiğimizi sizin için de şeriat yapdı. Senin kendilerini da'vet etmekde olduğun (bu) şey müşriklerin üzerinde büyüdü (ağır geldi.) Allah kimi dilerse buna onu seçib çeker, (ancak kendisine itaatla) dönmekde olanları buna muvaffak eder.
İbni Kesir
Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin, diye dinden Nuh'a buyurduğunu, size de teşri buyurdu. Sana vahyettiğimizi ve İbrahim'e, Musa'ya, İsa'ya buyurduğumuzu. Kendilerini çağırdığın bu şey; müşriklere ağır geldi. Allah; dilediğini kendisine seçer. Kendisine yöneleni de hidayete iletir.
Şaban Piriş
Dini ayakta tutun ve onda grup grup ayrılmayın, diye Allah'ın Nuh'a tavsiye ettiğini, sana da vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiklerini, size de dinin kuralları yapmıştır. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye yol gösterir.
Ahmed Hulusi
O tek Din'den (muhakkak geçerli Allah Sistem ve düzeninden) Nuh'a uygulamasını istediğimizi; sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da uygulamalarını söylediğimiz gerçeği; "Din'i ikame edip, onda ayrılığa düşmeyesiniz" diye, sizin için de kurallaştırdı! Kendilerini çağırdığın bu şey (la ilahe illAllah gerçeği; Sistem realitesi), şirk koşanlara büyük geldi! Allah dilediğini kendine seçer; kendine yönelenleri de hakikate erdirir!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Daha önce Nuh'a buyurduğu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: 'Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.
Erhan Aktaş
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat[1] yaptı. "Dini ayakta tutun[2] ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.
Progressive Muslims
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it. " Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whomever He wills; He guides to Himself those who repent.
Sam Gerrans
He ordained for you of doctrine what He enjoined upon Noah, and that We have revealed to thee, and what We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus: “Uphold the doctrine, and be not divided therein.” Difficult for the idolaters is that to which thou invitest them. God chooses for Himself whom He wills, and guides to Himself him who turns in repentance.
Aisha Bewley
He has laid down the same deen for you as He enjoined on Nuh: that which We have revealed to you and which We enjoined on Ibrahim, Musa and ‘Isa: ‘Establish the deen and do not make divisions in it. ’ What you call the idolaters to follow is very hard for them. Allah chooses for Himself anyone He wills and guides to Himself those who turn to Him.
Rashad Khalifa
He decreed for you the same religion decreed for Noah, and what we inspired to you, and what we decreed for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this one religion, and do not divide it."
Edip-Layth
He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whoever/whomever He wills; He guides to Himself whoever repents.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.