4. Nisâ suresi, 9. ayet

Velyahşellezine lev teraku min halfihim zurriyeten dıafen hafu aleyhim, felyettekullahe velyekulu kavlen sedida.
Monoteist Meali
Arkalarında küçük ve aciz evlat bırakanlar, onlara karşı nasıl endişe duyuyorlarsa, aynı endişeyi onlar[1] hakkında da duysunlar. Allah'a karşı takva ehl-i olsunlar ve doğru olan şey neyse onu söylesinler.
Dipnotlar
[1] Yakınlar, yetimler ve yoksullar.
# Kelime Anlam Kök
1 velyehşe kaygı duyanlar خشي
2 ellezine -
3 lev şayet -
4 teraku bırakırlarsa ترك
5 min -
6 halfihim arkalarında خلف
7 zurriyyeten çocuklar ذرر
8 diaafen güçsüz ضعف
9 hafu çekinsinler خوف
10 aleyhim onların durumundan -
11 felyetteku korksunlar وقي
12 llahe Allah'tan -
13 velyekulu ve söylesinler قول
14 kavlen söz قول
15 sediden doğru صدد
Bayraktar Bayraklı
Geriye zayıf çocuklar bırakmaktan endişe etsinler ve onlar üzerinde titresinler. Allah'tan sakınıp doğru söz söylesinler.
Mehmet Okuyan
Geriye gücü yetmez nesiller bıraktıkları takdirde (hâlleri ne olur) diye endişe edenler, (yetimlere haksızlık etmekten de) korkup titresinler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olsun ve doğru söz söylesinler![1]
Edip Yüksel
Geriye zayıf çocuklar bırakan ve onların durumlarından endişe duyanlar dikkat etsinler! ALLAH'ı düşünsünler ve uygun kararlar versinler.
Süleymaniye Vakfı
Arkalarında korunmaya muhtaç çocuklar bıraktıkları takdirde (halleri ne olur diye) endişe edecek olanlar, (yetimlere haksızlık etmekten) çekinsinler de Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınsın ve dosdoğru sözler söylesinler.[1]
Ali Rıza Safa
Onlar da sakınsınlar. Arkalarında güçsüz çocuklar bıraksalardı, onlar için kaygı duyarlardı. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşısınlar ve adaletli söz söylesinler.
Mustafa İslamoğlu
Artık korksun onlar ki; eğer kendileri, arkalarında korunmaya muhtaç cocuklar bıraksalardı, onlar için endişelenirlerdi. Allah'a karşı sorumluluk bilincini kuşansınlar da doğru dürüst konuşsunlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ürperip titresin o kimseler ki, kendi arkalarında zayıf ve çaresiz aile fertleri bırakmış olsalardı, onlar için korku ve endişe duyacaklardı. O halde, Allah'tan korksunlar ve haksızlığı önleyici sağlam bir söz söylesinler.
Ali Bulaç
Arkalarında bıraktıkları zayıf çocuklardan dolayı korku duyanların, (vasiyetleri altında olanlar için de) içleri ürpertiyle titresin. Allah'tan korksunlar ve onlara doğru söz söylesinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Titresin o kimseler ki, arkalarında elleri ermez, güçleri yetmez çocuklar bırakacak olsalardı onlar için endişe duyacaklardı. O halde Allah'tan korksunlar ve sağlam söz söylesinler.
Muhammed Esed
Ve onlar, (o kanuni mirasçılar) (Allah'tan) korksunlar; eğer kendileri arkalarında kendi haklarını koruyamayacak durumda olan çocuklar bıraksalardı onlar için mutlaka endişe duyarlardı; işte böyleleri, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olsunlar ve (yoksulların hakları konusunda) dürüst ve insaflı olan neyse onu dile getirsinler.
Diyanet İşleri
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
hem titresin o kimseler ki arkalarına elleri ermez, güçleri yetmez bir zürriyyet bırakacak olsalardı onlara karşı korkacaklardı, o halde Allahdan korksunlar ve sağlam söz söylesinler
Süleyman Ateş
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde onların durumundan endişe edecek olanlar, (öksüzlerin hakkına dokunmaktan) çekinsinler. Allah'tan korksunlar ve doğru söz söylesinler.
Gültekin Onan
Arkalarında bıraktıkları zayıf çocuklarından dolayı korku duyanların, (vasiyetleri altında olanlar için de ) içleri ürpertiyle titresin. Tanrı'dan korksunlar ve onlara doğru söz söylesinler.
Hasan Basri Çantay
Arkalarında aciz ve küçük evladlar bırakdıkları takdirde onlara karşı (halleri ne olacak diye düşünüb) endişe edenler, (himayeleri altındaki yetimler ve diğer mirasçılar hakkında da aynı hissi taşımamakdan) saygı ile korksun (lar), Allahdan sakınsınlar, (gerek vasıyler, gerek onların nezdinde bulunanlar hatıra gönüle bakmayarak) sözü dosdoğru söylesinler.
İbni Kesir
Arkalarında küçük ve aciz çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar için endişe edecek olanlar, haksızlıktan çekinsinler, Allah'tan sakınsınlar ve sözü de dosdoğru söylesinler.
Şaban Piriş
Arkalarında cılız çocuklar bırakacak olsalar korku ve endişe duyacak olanlar, (haksızlıktan) korksunlar ve Allah'tan sakınsınlar da (yetimlere) doğru söz söylesinler.
Ahmed Hulusi
Arkalarında, kendilerini koruyamayacak çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar için nasıl endişelenecek olurlarsa, öylece endişe duysunlar Allah'tan. Allah'tan korksunlar ve mertçe doğruyu konuşsunlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Geriye zayıf çocuklar bırakan ve onların durumlarından endişe duyanlar dikkat etsinler! ALLAH'ı düşünsünler ve uygun kararlar versinler.
Erhan Aktaş
Arkalarında küçük ve aciz evlat bırakanlar, onlara karşı nasıl endişe duyuyorlarsa, aynı endişeyi onlar[1] hakkında da duysunlar. Allah'a karşı takva ehl-i olsunlar ve doğru olan şey neyse onu söylesinler.
Progressive Muslims
And what if it was them who had left behind them a weak progeny, would they not be concerned for them Let them revere God and let them say what is appropriate.
Sam Gerrans
And let those fear who, if they left behind them weak progeny, would be afraid for them; so let them be in prudent fear of God, and speak an apposite word.
Aisha Bewley
People should show concern in the same way that they would fear for small children if they were to die leaving them behind. They should have taqwa of Allah and say words that are appropriate.
Rashad Khalifa
Those who are concerned about their own children, in case they leave them behind, shall observe GOD and be equitable.
Edip-Layth
What if it was them who had left behind a weak progeny? Would they not be concerned for them? Let them revere God and let them say what is appropriate.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.