Monoteist Meali
Ey İman Edenler! Allah'a itaat edin; Resul'e itaat edin[1] ve sizden olan ulu'l-emre[2] itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resul'e götürün; eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Hayırlı olan budur. Ve sonuç bakımından iyi olandır.
Dipnotlar
[1]
Bkz. 4:13. ayetin dipnotu.
[2]
Emir sahibi, bir işle görevli olan, iş buyuran, yetkili ve sorumlu kimse (Bkz. 4:83).
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
أَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَأَطِيعُوا۟
ٱلرَّسُولَ
وَأُو۟لِى
ٱلْأَمْرِ
مِنكُمْ ۖ
فَإِن
تَنَـٰزَعْتُمْ
فِى
شَىْءٍۢ
فَرُدُّوهُ
إِلَى
ٱللَّهِ
وَٱلرَّسُولِ
إِن
كُنتُمْ
تُؤْمِنُونَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ ۚ
ذَٰلِكَ
خَيْرٌۭ
وَأَحْسَنُ
تَأْوِيلًا
Ya eyyuhallezine amenu atiullahe ve atiur resule ve ulil emri minkum, fe in tenaza'tum fi şey'in fe rudduhu ilallahi ver resuli in kuntum tu'minune billahi vel yevmil ahir. Zalike hayrun ve ahsenu te'vila.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ya eyyuha | ey | - |
| 2 | ellezine | kimseler | - |
| 3 | amenu | iman eden(ler) | امن |
| 4 | etiu | ita'at edin | طوع |
| 5 | llahe | Allah'a | - |
| 6 | ve etiu | ve ita'at edin | طوع |
| 7 | r-rasule | Elçiye | رسل |
| 8 | ve uli | ve sahibine | اول |
| 9 | l-emri | buyruk | امر |
| 10 | minkum | sizden olan | - |
| 11 | fein | eğer | - |
| 12 | tenazea'tum | anlaşmazlığa düşerseniz | نزع |
| 13 | fi | hakkında | - |
| 14 | şey'in | herhangi bir şey | شيا |
| 15 | ferudduhu | onu götürün | ردد |
| 16 | ila | - | |
| 17 | llahi | Allah'a | - |
| 18 | ve rrasuli | ve Elçiye | رسل |
| 19 | in | eğer | - |
| 20 | kuntum | iseniz | كون |
| 21 | tu'minune | inanıyor | امن |
| 22 | billahi | Allah'a | - |
| 23 | velyevmi | ve gününe | يوم |
| 24 | l-ahiri | ahiret | اخر |
| 25 | zalike | bu | - |
| 26 | hayrun | daha iyidir | خير |
| 27 | ve ehsenu | ve daha güzeldir | حسن |
| 28 | te'vilen | sonuç bakımından da | اول |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan siyasal erkin emanet edildiği kimselere itaat ediniz. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu Allah'a ve Peygamber'e götürünüz. Bu, hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin; Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete inanıyorsanız onu Allah'a ve Elçi'ye götürün! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla daha güzeldir.[1]
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe Gerçeği onaylıyorsanız... Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.[1]
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne /elçinin getirdiğine gönüllü olarak boyun eğin[1] ve sizden olan yetkililere de. Allah'a ve ahiret gününe inanıp güveniyorsanız (yetkililerle) bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve resulüne götürün.[2] Böylesi hem hayırlı olur hem de en güzel sonucu verir.[3]
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Allah'a boyun eğin; elçiye ve aranızdaki yöneticilere boyun eğin. Bir konuda uyuşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve elçiye götürün. Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanıyorsanız, işte böylesi daha iyidir. Ve sonuç olarak daha güzeldir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan alanlarında yetkin ve otorite sahibi olanlara itaat edin; bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve Peygamber'e götürün; tabi eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, en iyi seçimdir ve sonuç açısından da en verimli olandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Allah'a itaat edin. Resule ve sizin içinizden olan/sizin seçtiğiniz hüküm ve yetki sahiplerine de itaat edin. Sonra bir şeyde tartışmaya girdiniz mi, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, onu Allah'a ve resule arz edin. Böyle yapmanız hem daha hayırlı hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah'a ve elçisine döndürün. Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, sizden olan yetkililere de. Sonra bir şeyde anlaşmazlığa düştünüz mü, hemen Allah'a ve Peygamberine arz edin onu, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanan müminler iseniz. Bu hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Allaha, Peygambere ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara itaat edin; ve herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allaha ve Peygambere götürün, eğer Allaha ve Ahiret Gününe (gerçekten) inanıyorsanız. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Allaha itaat edin, Peygambere de itaat edin sizden olan ülülemre de, sonra bir şeyde nizaa düştünüz mü hemen onu Allaha ve Resulüne arz ediniz: Allaha ve Ahıret gününe gerçekten inanır mü'minlerseniz.. O hem hayırlı hem de netice i'tibarile daha güzeldir
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'a ita'at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sahibine ita'at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız -onu Allah'a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Gültekin Onan
Ey inananlar, Tanrı'ya itaat edin, elçiye itaat edin ve sizden olan buyruk sahiplerine / buyurganlara da. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Tanrı'ya ve elçisine dönderin. Şayet Tanrı'ya ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler, Allaha itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir saahiblerine de itaat edin. Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allaha ve peygambere döndürün, eğer Allah ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, hem hayırlı, hem netice i'tibariyle daha güzeldir.
İbni Kesir
Ey iman edenler; Allah'a itaat edin. Rasule ve sizden olan emir sahiblerine itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz; Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun hallini Allah'a ve Rasulüne bırakın. Bu; hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.
Şaban Piriş
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de (itaat edin). Eğer, bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz. Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onu Allah'a ve Elçisi'ne döndürün. En hayırlısı ve tevilin en güzeli budur.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sizden Ulül Emr'e de (Hakikat ve Sünnetullah bilgisine sahip olarak hüküm verme yetisine sahip olana). . . Bir şey hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde -şayet Allah'a ve gelecekte yaşanacak sonsuz sürece iman ediyorsanız- onu Allah'a ve Rasulüne döndürün. . . Bu hem daha hayırlı ve hem de tevil olarak (işin aslına, uygunluğuna ulaşma bakımından) daha güzeldir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnananlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Her hangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe inanıyorsanız... Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! Allah'a itaat edin; Resul'e itaat edin[1] ve sizden olan ulu'l-emre[2] itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resul'e götürün; eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Hayırlı olan budur. Ve sonuç bakımından iyi olandır.
Progressive Muslims
O you who believe, obey God and obey the messenger and those entrusted amongst you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger if you believe in God and the Last Day. That is better and more suitable for knowing.
Sam Gerrans
O you who heed warning: obey God and obey the Messenger and those in authority among you. And if you differ in anything, refer it to God and the Messenger, if you believe in God and the Last Day; that is best, and best in respect of result.
Aisha Bewley
You who have iman! obey Allah and obey the Messenger and those in command among you. If you have a dispute about something, refer it back to Allah and the Messenger, if you have iman in Allah and the Last Day. That is the best thing to do and gives the best result.
Rashad Khalifa
O you who believe, you shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and those in charge among you. If you dispute in any matter, you shall refer it to GOD and the messenger, if you do believe in GOD and the Last Day. This is better for you, and provides you with the best solution.
Edip-Layth
O you who acknowledge, obey God and obey the messenger and those entrusted amongst you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger, if you acknowledge God and the Last day. That is better and a more suitable solution.
Monoteist Meali
Ey İman Edenler! Allah'a itaat edin; Resul'e itaat edin[1] ve sizden olan ulu'l-emre[2] itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resul'e götürün; eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Hayırlı olan budur. Ve sonuç bakımından iyi olandır.
Dipnotlar
[1] Bkz. 4:13. ayetin dipnotu.
[2] Emir sahibi, bir işle görevli olan, iş buyuran, yetkili ve sorumlu kimse (Bkz. 4:83).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ya eyyuha | ey | - |
| 2 | ellezine | kimseler | - |
| 3 | amenu | iman eden(ler) | امن |
| 4 | etiu | ita'at edin | طوع |
| 5 | llahe | Allah'a | - |
| 6 | ve etiu | ve ita'at edin | طوع |
| 7 | r-rasule | Elçiye | رسل |
| 8 | ve uli | ve sahibine | اول |
| 9 | l-emri | buyruk | امر |
| 10 | minkum | sizden olan | - |
| 11 | fein | eğer | - |
| 12 | tenazea'tum | anlaşmazlığa düşerseniz | نزع |
| 13 | fi | hakkında | - |
| 14 | şey'in | herhangi bir şey | شيا |
| 15 | ferudduhu | onu götürün | ردد |
| 16 | ila | - | |
| 17 | llahi | Allah'a | - |
| 18 | ve rrasuli | ve Elçiye | رسل |
| 19 | in | eğer | - |
| 20 | kuntum | iseniz | كون |
| 21 | tu'minune | inanıyor | امن |
| 22 | billahi | Allah'a | - |
| 23 | velyevmi | ve gününe | يوم |
| 24 | l-ahiri | ahiret | اخر |
| 25 | zalike | bu | - |
| 26 | hayrun | daha iyidir | خير |
| 27 | ve ehsenu | ve daha güzeldir | حسن |
| 28 | te'vilen | sonuç bakımından da | اول |
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan siyasal erkin emanet edildiği kimselere itaat ediniz. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu Allah'a ve Peygamber'e götürünüz. Bu, hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin; Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete inanıyorsanız onu Allah'a ve Elçi'ye götürün! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla daha güzeldir.[1]
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe Gerçeği onaylıyorsanız... Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.[1]
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne /elçinin getirdiğine gönüllü olarak boyun eğin[1] ve sizden olan yetkililere de. Allah'a ve ahiret gününe inanıp güveniyorsanız (yetkililerle) bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve resulüne götürün.[2] Böylesi hem hayırlı olur hem de en güzel sonucu verir.[3]
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Allah'a boyun eğin; elçiye ve aranızdaki yöneticilere boyun eğin. Bir konuda uyuşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve elçiye götürün. Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanıyorsanız, işte böylesi daha iyidir. Ve sonuç olarak daha güzeldir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'e ve aranızdan alanlarında yetkin ve otorite sahibi olanlara itaat edin; bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve Peygamber'e götürün; tabi eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, en iyi seçimdir ve sonuç açısından da en verimli olandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Allah'a itaat edin. Resule ve sizin içinizden olan/sizin seçtiğiniz hüküm ve yetki sahiplerine de itaat edin. Sonra bir şeyde tartışmaya girdiniz mi, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, onu Allah'a ve resule arz edin. Böyle yapmanız hem daha hayırlı hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah'a ve elçisine döndürün. Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, sizden olan yetkililere de. Sonra bir şeyde anlaşmazlığa düştünüz mü, hemen Allah'a ve Peygamberine arz edin onu, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanan müminler iseniz. Bu hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Allaha, Peygambere ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara itaat edin; ve herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allaha ve Peygambere götürün, eğer Allaha ve Ahiret Gününe (gerçekten) inanıyorsanız. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Allaha itaat edin, Peygambere de itaat edin sizden olan ülülemre de, sonra bir şeyde nizaa düştünüz mü hemen onu Allaha ve Resulüne arz ediniz: Allaha ve Ahıret gününe gerçekten inanır mü'minlerseniz.. O hem hayırlı hem de netice i'tibarile daha güzeldir
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'a ita'at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sahibine ita'at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız -onu Allah'a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Gültekin Onan
Ey inananlar, Tanrı'ya itaat edin, elçiye itaat edin ve sizden olan buyruk sahiplerine / buyurganlara da. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Tanrı'ya ve elçisine dönderin. Şayet Tanrı'ya ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler, Allaha itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir saahiblerine de itaat edin. Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allaha ve peygambere döndürün, eğer Allah ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, hem hayırlı, hem netice i'tibariyle daha güzeldir.
İbni Kesir
Ey iman edenler; Allah'a itaat edin. Rasule ve sizden olan emir sahiblerine itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz; Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun hallini Allah'a ve Rasulüne bırakın. Bu; hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.
Şaban Piriş
Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de (itaat edin). Eğer, bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz. Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onu Allah'a ve Elçisi'ne döndürün. En hayırlısı ve tevilin en güzeli budur.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sizden Ulül Emr'e de (Hakikat ve Sünnetullah bilgisine sahip olarak hüküm verme yetisine sahip olana). . . Bir şey hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde -şayet Allah'a ve gelecekte yaşanacak sonsuz sürece iman ediyorsanız- onu Allah'a ve Rasulüne döndürün. . . Bu hem daha hayırlı ve hem de tevil olarak (işin aslına, uygunluğuna ulaşma bakımından) daha güzeldir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnananlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Her hangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe inanıyorsanız... Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! Allah'a itaat edin; Resul'e itaat edin[1] ve sizden olan ulu'l-emre[2] itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resul'e götürün; eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Hayırlı olan budur. Ve sonuç bakımından iyi olandır.
Progressive Muslims
O you who believe, obey God and obey the messenger and those entrusted amongst you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger if you believe in God and the Last Day. That is better and more suitable for knowing.
Sam Gerrans
O you who heed warning: obey God and obey the Messenger and those in authority among you. And if you differ in anything, refer it to God and the Messenger, if you believe in God and the Last Day; that is best, and best in respect of result.
Aisha Bewley
You who have iman! obey Allah and obey the Messenger and those in command among you. If you have a dispute about something, refer it back to Allah and the Messenger, if you have iman in Allah and the Last Day. That is the best thing to do and gives the best result.
Rashad Khalifa
O you who believe, you shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and those in charge among you. If you dispute in any matter, you shall refer it to GOD and the messenger, if you do believe in GOD and the Last Day. This is better for you, and provides you with the best solution.
Edip-Layth
O you who acknowledge, obey God and obey the messenger and those entrusted amongst you. But if you dispute in any matter, then you shall refer it to God and His messenger, if you acknowledge God and the Last day. That is better and a more suitable solution.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.