Monoteist Meali
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua[1] eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Dipnotlar
[1]
Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).
وَإِذَا
مَسَّ
ٱلْإِنسَـٰنَ
ضُرٌّۭ
دَعَا
رَبَّهُۥ
مُنِيبًا
إِلَيْهِ
ثُمَّ
إِذَا
خَوَّلَهُۥ
نِعْمَةًۭ
مِّنْهُ
نَسِىَ
مَا
كَانَ
يَدْعُوٓا۟
إِلَيْهِ
مِن
قَبْلُ
وَجَعَلَ
لِلَّهِ
أَندَادًۭا
لِّيُضِلَّ
عَن
سَبِيلِهِۦ ۚ
قُلْ
تَمَتَّعْ
بِكُفْرِكَ
قَلِيلًا ۖ
إِنَّكَ
مِنْ
أَصْحَـٰبِ
ٱلنَّارِ
Ve iza messel insane durrun dea rabbehu muniben ileyhi summe iza havvelehu ni'meten minhu nesiye ma kane yed'u ileyhi min kablu ve ceale lillahi endaden li yudılle an sebilih, kul temetta' bi kufrike kalilen inneke min ashabin nar.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | zaman | - |
| 2 | messe | dokunduğu | مسس |
| 3 | l-insane | insana | انس |
| 4 | durrun | bir zarar | ضرر |
| 5 | deaa | hemen du'a eder | دعو |
| 6 | rabbehu | Rabbine | ربب |
| 7 | muniben | içtenlikle yönelerek | نوب |
| 8 | ileyhi | O'na | - |
| 9 | summe | sonra | - |
| 10 | iza | zaman | - |
| 11 | havvelehu | ona verdiği | خول |
| 12 | nia'meten | bir ni'met | نعم |
| 13 | minhu | kendisinden | - |
| 14 | nesiye | unutur | نصي |
| 15 | ma | - | |
| 16 | kane | olduğunu | كون |
| 17 | yed'u | yalvarmakta | دعو |
| 18 | ileyhi | O'na | - |
| 19 | min | - | |
| 20 | kablu | önceden | قبل |
| 21 | ve ceale | ve koşar | جعل |
| 22 | lillahi | Allah'a | - |
| 23 | endaden | eşler | نضد |
| 24 | liyudille | saptırmak için | ضلل |
| 25 | an | -ndan | - |
| 26 | sebilihi | O'nun yolu- | سبل |
| 27 | kul | de ki | قول |
| 28 | temettea' | yaşa | متع |
| 29 | bikufrike | küfrünle | كفر |
| 30 | kalilen | azıcık | قلل |
| 31 | inneke | şüphesiz sen | - |
| 32 | min | -ndan(sın) | - |
| 33 | eshabi | halkı- | صحب |
| 34 | n-nari | ateş | نور |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın."
Mehmet Okuyan
İnsana bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra (Allah) katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur.[1] O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar.[2] (İnkâr edene) de ki: "Küfrünle biraz (daha) yaşa! Şüphesiz ki sen ateş halkındansın!"[3]
Edip Yüksel
İnsana bir kötülük dokundu mu Efendisine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın."
Süleymaniye Vakfı
İnsana bir zarar dokunduğunda Rabbine yönelerek yalvarıp yakarır. Sonra Rabbi ona kendinden bir nimet bahşettiğinde daha önce yalvarıp yakardığı Rabbini unutur, insanları Allah'ın yolundan saptırmak için ona benzer nitelikte varlıklar[1] uydurur. De ki: "Kafirliğinle (elde ettiklerinden) az bir süre yararlan![2] Sen, kesinlikle ateşin ahalisindensin![3]"
Ali Rıza Safa
İnsana bir zorluk dokunduğunda, Efendisine yönelerek, O'na yakarışlarda bulunur. Sonra, ona bir nimet verdiğinde, daha önce O'na yakarışlarda bulunduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için, Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Nankörlük ederek, biraz daha yararlan. Aslında, ateşin yoldaşlarındansın!"
Mustafa İslamoğlu
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir iş gelse, Rabbine yönelerek O'ndan yalvar yakar yardım ister; ama O'nun sayesinde bir nimete kavuşunca da, O'na önceden yalvardığını unutur ve başka varlıkları O'na eş ve denk saymaya başlar: böylece başkalarını da O'nun yolundan saptırır. (Bu gibisine) de ki: "Nankörlüğünle az bir süre keyif sür; ama şunu da iyi bil ki, sen ateşe layık birisin."
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: "Birazcık nimetlen küfrünle! Hiç kuşkusuz, sen, ateş halkındansın."
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevk et. Çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Muhammed Esed
İşte (böyle,) insanın başına bir bela geldi mi Rabbine yönelerek (yardım için) O'na yalvarır fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah'a rakip çıkarır ve böylece (başkalarını) O'nun yolundan saptırır. (Bu şekilde günah işleyenlere) de ki: "Bu inkarınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım (ama sonunda) ateşi hak edenlerden olacaksınız!"
Diyanet İşleri
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsana bir sıkıntı dokunduğu vakıt rabbına öyle dua eder ki bütün gönlünü ona vererek, sonra kendisine tarafından bir ni'met lutfediverdiği zaman da önceden ona dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allaha menendler koşmağa başlar, de ki, küfrünle biraz zevk et, çünkü sen o ateşliklerdensin
Süleyman Ateş
İnsana bir zarar dokundu mu, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O'na du'a eder. Sonra (Rabbi) ona kendisinden bir ni'met verdi mi; önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur da, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşmağa başlar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın!"
Gültekin Onan
İnsana bir zarar dokunduğu zaman gönülden katıksızca yönelmiş olarak rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Tanrı'ya eşler koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Hasan Basri Çantay
İnsana bir zarar dokunduğu zaman o, Rabbine, bütün (varlığı ile) Ona dönerek, yalvarır. Sonra ona kendinden bir ni'met verdiği vakit ise evvelce Ona yalvardığını unutur. Allaha, Onun yolundan sapdırmak için, eşler katmıya başlar. (Habibim) de ki: "Küfrünle biraz eğlenedur! Çünkü sen muhakkak ateş yaranındansın".
İbni Kesir
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbına yönelerek O'na yalvarır. Sonra O, kendi katından ona bir nimet verince; önceden O'na yalvarmış olduğunu unutuverir. Ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: Küfrünle biraz eğlenedur. Muhakkak ki sen, ateş yaranındansın.
Şaban Piriş
(7-8) Eğer nankörlük ederseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allah'a ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki: -İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Ahmed Hulusi
İnsana (rahmet olarak; onu arındırmak - genişletmek için) bir durr (zarar, hastalık, sıkıntı) dokunduğunda, O'na yönlenir; Rabbine dua eder. . . Sonra ona (Rabbi) kendinden bir nimet lütfettiğinde, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a endad (denk vehmettiği varlıklar) kabullenir. . . De ki: "Küfrünle azıcık yaşa. . . Muhakkak ki sen ateş ehlindensin!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnsana bir kötülük dokundu mu Rabbine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH 'a eşler koşmağa başlar. De ki, 'İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın.'
Erhan Aktaş
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua[1] eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Progressive Muslims
And when the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say: "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the Fire."
Sam Gerrans
And when affliction touches man, he calls to his Lord, turning to Him; then when He confers upon him favour from Him, he forgets that for which he called to Him before, and makes equals to God, to lead astray from His path. Say thou: “Enjoy thou thy denial a little — thou art of the companions of the Fire.”
Aisha Bewley
When harm touches man he calls upon his Lord, making tawba to Him. Then when He grants him a blessing from Him, he forgets what he was calling for before and ascribes rivals to Allah, so as to misguide others from His Way. Say: ‘Enjoy your kufr for a little while. You are among the Companions of the Fire.’
Rashad Khalifa
When the human being is afflicted, he implores his Lord, sincerely devoted to Him. But as soon as He blesses him, he forgets his previous imploring, sets up idols to rank with GOD and to divert others from His path. Say, "Enjoy your disbelief temporarily; you have incurred the hellfire."
Edip-Layth
When the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say, "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the fire."
Monoteist Meali
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua[1] eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Dipnotlar
[1] Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | zaman | - |
| 2 | messe | dokunduğu | مسس |
| 3 | l-insane | insana | انس |
| 4 | durrun | bir zarar | ضرر |
| 5 | deaa | hemen du'a eder | دعو |
| 6 | rabbehu | Rabbine | ربب |
| 7 | muniben | içtenlikle yönelerek | نوب |
| 8 | ileyhi | O'na | - |
| 9 | summe | sonra | - |
| 10 | iza | zaman | - |
| 11 | havvelehu | ona verdiği | خول |
| 12 | nia'meten | bir ni'met | نعم |
| 13 | minhu | kendisinden | - |
| 14 | nesiye | unutur | نصي |
| 15 | ma | - | |
| 16 | kane | olduğunu | كون |
| 17 | yed'u | yalvarmakta | دعو |
| 18 | ileyhi | O'na | - |
| 19 | min | - | |
| 20 | kablu | önceden | قبل |
| 21 | ve ceale | ve koşar | جعل |
| 22 | lillahi | Allah'a | - |
| 23 | endaden | eşler | نضد |
| 24 | liyudille | saptırmak için | ضلل |
| 25 | an | -ndan | - |
| 26 | sebilihi | O'nun yolu- | سبل |
| 27 | kul | de ki | قول |
| 28 | temettea' | yaşa | متع |
| 29 | bikufrike | küfrünle | كفر |
| 30 | kalilen | azıcık | قلل |
| 31 | inneke | şüphesiz sen | - |
| 32 | min | -ndan(sın) | - |
| 33 | eshabi | halkı- | صحب |
| 34 | n-nari | ateş | نور |
Bayraktar Bayraklı
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın."
Mehmet Okuyan
İnsana bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra (Allah) katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur.[1] O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar.[2] (İnkâr edene) de ki: "Küfrünle biraz (daha) yaşa! Şüphesiz ki sen ateş halkındansın!"[3]
Edip Yüksel
İnsana bir kötülük dokundu mu Efendisine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın."
Süleymaniye Vakfı
İnsana bir zarar dokunduğunda Rabbine yönelerek yalvarıp yakarır. Sonra Rabbi ona kendinden bir nimet bahşettiğinde daha önce yalvarıp yakardığı Rabbini unutur, insanları Allah'ın yolundan saptırmak için ona benzer nitelikte varlıklar[1] uydurur. De ki: "Kafirliğinle (elde ettiklerinden) az bir süre yararlan![2] Sen, kesinlikle ateşin ahalisindensin![3]"
Ali Rıza Safa
İnsana bir zorluk dokunduğunda, Efendisine yönelerek, O'na yakarışlarda bulunur. Sonra, ona bir nimet verdiğinde, daha önce O'na yakarışlarda bulunduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için, Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Nankörlük ederek, biraz daha yararlan. Aslında, ateşin yoldaşlarındansın!"
Mustafa İslamoğlu
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir iş gelse, Rabbine yönelerek O'ndan yalvar yakar yardım ister; ama O'nun sayesinde bir nimete kavuşunca da, O'na önceden yalvardığını unutur ve başka varlıkları O'na eş ve denk saymaya başlar: böylece başkalarını da O'nun yolundan saptırır. (Bu gibisine) de ki: "Nankörlüğünle az bir süre keyif sür; ama şunu da iyi bil ki, sen ateşe layık birisin."
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: "Birazcık nimetlen küfrünle! Hiç kuşkusuz, sen, ateş halkındansın."
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevk et. Çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Muhammed Esed
İşte (böyle,) insanın başına bir bela geldi mi Rabbine yönelerek (yardım için) O'na yalvarır fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah'a rakip çıkarır ve böylece (başkalarını) O'nun yolundan saptırır. (Bu şekilde günah işleyenlere) de ki: "Bu inkarınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım (ama sonunda) ateşi hak edenlerden olacaksınız!"
Diyanet İşleri
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsana bir sıkıntı dokunduğu vakıt rabbına öyle dua eder ki bütün gönlünü ona vererek, sonra kendisine tarafından bir ni'met lutfediverdiği zaman da önceden ona dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allaha menendler koşmağa başlar, de ki, küfrünle biraz zevk et, çünkü sen o ateşliklerdensin
Süleyman Ateş
İnsana bir zarar dokundu mu, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O'na du'a eder. Sonra (Rabbi) ona kendisinden bir ni'met verdi mi; önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur da, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşmağa başlar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın!"
Gültekin Onan
İnsana bir zarar dokunduğu zaman gönülden katıksızca yönelmiş olarak rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Tanrı'ya eşler koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Hasan Basri Çantay
İnsana bir zarar dokunduğu zaman o, Rabbine, bütün (varlığı ile) Ona dönerek, yalvarır. Sonra ona kendinden bir ni'met verdiği vakit ise evvelce Ona yalvardığını unutur. Allaha, Onun yolundan sapdırmak için, eşler katmıya başlar. (Habibim) de ki: "Küfrünle biraz eğlenedur! Çünkü sen muhakkak ateş yaranındansın".
İbni Kesir
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbına yönelerek O'na yalvarır. Sonra O, kendi katından ona bir nimet verince; önceden O'na yalvarmış olduğunu unutuverir. Ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: Küfrünle biraz eğlenedur. Muhakkak ki sen, ateş yaranındansın.
Şaban Piriş
(7-8) Eğer nankörlük ederseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allah'a ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki: -İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Ahmed Hulusi
İnsana (rahmet olarak; onu arındırmak - genişletmek için) bir durr (zarar, hastalık, sıkıntı) dokunduğunda, O'na yönlenir; Rabbine dua eder. . . Sonra ona (Rabbi) kendinden bir nimet lütfettiğinde, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a endad (denk vehmettiği varlıklar) kabullenir. . . De ki: "Küfrünle azıcık yaşa. . . Muhakkak ki sen ateş ehlindensin!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnsana bir kötülük dokundu mu Rabbine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH 'a eşler koşmağa başlar. De ki, 'İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın.'
Erhan Aktaş
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua[1] eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."
Progressive Muslims
And when the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say: "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the Fire."
Sam Gerrans
And when affliction touches man, he calls to his Lord, turning to Him; then when He confers upon him favour from Him, he forgets that for which he called to Him before, and makes equals to God, to lead astray from His path. Say thou: “Enjoy thou thy denial a little — thou art of the companions of the Fire.”
Aisha Bewley
When harm touches man he calls upon his Lord, making tawba to Him. Then when He grants him a blessing from Him, he forgets what he was calling for before and ascribes rivals to Allah, so as to misguide others from His Way. Say: ‘Enjoy your kufr for a little while. You are among the Companions of the Fire.’
Rashad Khalifa
When the human being is afflicted, he implores his Lord, sincerely devoted to Him. But as soon as He blesses him, he forgets his previous imploring, sets up idols to rank with GOD and to divert others from His path. Say, "Enjoy your disbelief temporarily; you have incurred the hellfire."
Edip-Layth
When the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say, "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the fire."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.