Monoteist Meali
Onlar: "Seni tenzih[1] ederiz. Bizim velimiz[2] onlar değil, Sen'sin. Bilakis, onlar, cinnlere[3] kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyorlardı." derler.
Dipnotlar
[1]
Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir (42:11)."
[2]
Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici.
[3]
Duyularıyla kavrayamadıkları gizemli varlıklara.
قَالُوا۟
سُبْحَـٰنَكَ
أَنتَ
وَلِيُّنَا
مِن
دُونِهِم ۖ
بَلْ
كَانُوا۟
يَعْبُدُونَ
ٱلْجِنَّ ۖ
أَكْثَرُهُم
بِهِم
مُّؤْمِنُونَ
Kalu subhaneke ente veliyyuna min dunihim, bel kanu ya'budunel cinn, ekseruhum bihim mu'minun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | derler ki | قول |
| 2 | subhaneke | sen yücesin | سبح |
| 3 | ente | sensin | - |
| 4 | veliyyuna | bizim velimiz | ولي |
| 5 | min | - | |
| 6 | dunihim | onlar değil | دون |
| 7 | bel | hayır | - |
| 8 | kanu | onlar | كون |
| 9 | yea'budune | tapıyorlardı | عبد |
| 10 | l-cinne | cinlere | جنن |
| 11 | ekseruhum | çokları | كثر |
| 12 | bihim | onlara | - |
| 13 | mu'minune | inanıyorlardı | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Melekler, "Haşa! Seni tenzih ederiz. Sen bizim velimizsin, onlar değil. Tam aksine, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu onlara inanıyorlardı" diyecekler.
Mehmet Okuyan
(Melekler[1] de) "Sen yücesin; bizim dostumuz onlar değil, sensin. Aslında onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmıştı." diyeceklerdir.[2]
Edip Yüksel
Dediler ki, "Sen yücesin, velimiz (dostumuz) onlar değil, Sensin. Hayır, onlar cinlere hizmet ediyorlardı. Çokları onları onaylıyordu."[1]
Süleymaniye Vakfı
Melekler şöyle diyecekler: "Haşa! Biz sana içten boyun eğeriz. Bizim velimiz /en yakınımız onlar değil, sensin. Onlar bize değil, görmedikleri varlıklara kulluk ediyor, çoğu onlara inanıyordu[1]."
Ali Rıza Safa
Derler ki: "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Bizim dostumuz onlar değil; Sensin!" "Hayır! Onlar, cinlere hizmet ediyorlardı; çoğu onlara inanmıştı!"
Mustafa İslamoğlu
(Melekler) "Aşkın olan zatını tenzih ederiz ki onlar değil, Sensin bizim velimiz! Hayır, onlar öteden beri cinlere tapıyorlardı; bunların çoğu onlara iman etmişti!" diyecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Melekler derler ki: "Tespih ederiz seni! Bizim Veli'miz sendin, onlar değil. Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi."
Ali Bulaç
(Melekler) Derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz sensin, onlar değil. Hayır, onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara iman etmişlerdi."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
"Seni tenzih ederiz. Sensin onlara karşı bizim sahibimiz! Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanmıştı!" diyeceklerdir.
Muhammed Esed
Melekler: "Sen, kudret ve egemenliğinde eksiksiz ve kusursuzsun!" derler, "Bize yakın olan (yalnız) Sensin, onlar değil! Hayır, onlar (bize ibadet ettiklerini zannettikleri zaman, aslında) duyuları ile kavrayamadıkları güçlere (körcesine) tapıyorlardı; çoğu onlara inanmıştı".
Diyanet İşleri
(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."
Elmalılı Hamdi Yazır
Demişlerdir: Zati sübhanına arzı tenzih ederiz, sensin onlara karşı bizim sığınacak veliymiz, hayır onlar cinlere tapıyorlardı, ekserisi onlara inanmışlardı.
Süleyman Ateş
(Melekler) derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz (koruyucumuz) onlar değil, sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyorlardı."
Gültekin Onan
(Melekler) Derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz sensin, onlar değil. Hayır onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara inançlılardı."
Hasan Basri Çantay
(Melekler de): "Seni (ortakdan) tenzih ederiz. Bizim yarimiz onlar değil, Sensin. Belki onlar cinlere tapıyorlardı ve çoğu onlara iman edicilerdi" diyecekler.
İbni Kesir
Melekler: Tenzih ederiz Seni, bizim dostumuz onlar değil Sensin. Hayır, onlar cinnlere tapıyorlardı ve çoğu da onlara iman etmişlerdi, derler.
Şaban Piriş
-Seni tenzih ederiz, Bizim velimiz sensin. Onlar değil. Hayır, onlar cinlere kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyordu, derler.
Ahmed Hulusi
(Melekler) dedi ki: "Subhansın sen. Sensin Veliyy'miz, onlar değil. . . Bilakis onlar cinne tapıyorlardı; çoğunluğu onlara iman etmişti (tanrı olarak). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dediler ki, 'Sen yücesin, velimiz (dostumuz) onlar değil, Sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyordu.'
Erhan Aktaş
Onlar: "Seni tenzih[1] ederiz. Bizim velimiz[2] onlar değil, Sen'sin. Bilakis, onlar, cinnlere[3] kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyorlardı." derler.
Progressive Muslims
They will Say: "Be You glorified. You are our Lord, not them. No, most of them were worshiping the Jinn; most were believers to them."
Sam Gerrans
They will say: “Glory be to Thee! Thou art our ally, not them!” The truth is, they served the domini; most of them were believers in them.
Aisha Bewley
they will say, ‘Glory be to You! You are our Protector, not them. No, they were worshipping the jinn. They mostly had faith in them.’
Rashad Khalifa
They will answer, "Be You glorified. You are our Lord and Master, not them. Instead, they were worshipping the jinns; most of them were believers therein."
Edip-Layth
They will say, "Be You glorified. You are our Lord, not them. No, most of them were serving the Jinn; most were those who acknowledge them."
Monoteist Meali
Onlar: "Seni tenzih[1] ederiz. Bizim velimiz[2] onlar değil, Sen'sin. Bilakis, onlar, cinnlere[3] kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyorlardı." derler.
Dipnotlar
[1] Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir (42:11)."
[2] Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici.
[3] Duyularıyla kavrayamadıkları gizemli varlıklara.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | derler ki | قول |
| 2 | subhaneke | sen yücesin | سبح |
| 3 | ente | sensin | - |
| 4 | veliyyuna | bizim velimiz | ولي |
| 5 | min | - | |
| 6 | dunihim | onlar değil | دون |
| 7 | bel | hayır | - |
| 8 | kanu | onlar | كون |
| 9 | yea'budune | tapıyorlardı | عبد |
| 10 | l-cinne | cinlere | جنن |
| 11 | ekseruhum | çokları | كثر |
| 12 | bihim | onlara | - |
| 13 | mu'minune | inanıyorlardı | امن |
Bayraktar Bayraklı
Melekler, "Haşa! Seni tenzih ederiz. Sen bizim velimizsin, onlar değil. Tam aksine, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu onlara inanıyorlardı" diyecekler.
Mehmet Okuyan
(Melekler[1] de) "Sen yücesin; bizim dostumuz onlar değil, sensin. Aslında onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmıştı." diyeceklerdir.[2]
Edip Yüksel
Dediler ki, "Sen yücesin, velimiz (dostumuz) onlar değil, Sensin. Hayır, onlar cinlere hizmet ediyorlardı. Çokları onları onaylıyordu."[1]
Süleymaniye Vakfı
Melekler şöyle diyecekler: "Haşa! Biz sana içten boyun eğeriz. Bizim velimiz /en yakınımız onlar değil, sensin. Onlar bize değil, görmedikleri varlıklara kulluk ediyor, çoğu onlara inanıyordu[1]."
Ali Rıza Safa
Derler ki: "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Bizim dostumuz onlar değil; Sensin!" "Hayır! Onlar, cinlere hizmet ediyorlardı; çoğu onlara inanmıştı!"
Mustafa İslamoğlu
(Melekler) "Aşkın olan zatını tenzih ederiz ki onlar değil, Sensin bizim velimiz! Hayır, onlar öteden beri cinlere tapıyorlardı; bunların çoğu onlara iman etmişti!" diyecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Melekler derler ki: "Tespih ederiz seni! Bizim Veli'miz sendin, onlar değil. Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi."
Ali Bulaç
(Melekler) Derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz sensin, onlar değil. Hayır, onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara iman etmişlerdi."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
"Seni tenzih ederiz. Sensin onlara karşı bizim sahibimiz! Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanmıştı!" diyeceklerdir.
Muhammed Esed
Melekler: "Sen, kudret ve egemenliğinde eksiksiz ve kusursuzsun!" derler, "Bize yakın olan (yalnız) Sensin, onlar değil! Hayır, onlar (bize ibadet ettiklerini zannettikleri zaman, aslında) duyuları ile kavrayamadıkları güçlere (körcesine) tapıyorlardı; çoğu onlara inanmıştı".
Diyanet İşleri
(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."
Elmalılı Hamdi Yazır
Demişlerdir: Zati sübhanına arzı tenzih ederiz, sensin onlara karşı bizim sığınacak veliymiz, hayır onlar cinlere tapıyorlardı, ekserisi onlara inanmışlardı.
Süleyman Ateş
(Melekler) derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz (koruyucumuz) onlar değil, sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyorlardı."
Gültekin Onan
(Melekler) Derler ki: "Sen yücesin, bizim velimiz sensin, onlar değil. Hayır onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara inançlılardı."
Hasan Basri Çantay
(Melekler de): "Seni (ortakdan) tenzih ederiz. Bizim yarimiz onlar değil, Sensin. Belki onlar cinlere tapıyorlardı ve çoğu onlara iman edicilerdi" diyecekler.
İbni Kesir
Melekler: Tenzih ederiz Seni, bizim dostumuz onlar değil Sensin. Hayır, onlar cinnlere tapıyorlardı ve çoğu da onlara iman etmişlerdi, derler.
Şaban Piriş
-Seni tenzih ederiz, Bizim velimiz sensin. Onlar değil. Hayır, onlar cinlere kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyordu, derler.
Ahmed Hulusi
(Melekler) dedi ki: "Subhansın sen. Sensin Veliyy'miz, onlar değil. . . Bilakis onlar cinne tapıyorlardı; çoğunluğu onlara iman etmişti (tanrı olarak). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dediler ki, 'Sen yücesin, velimiz (dostumuz) onlar değil, Sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyordu.'
Erhan Aktaş
Onlar: "Seni tenzih[1] ederiz. Bizim velimiz[2] onlar değil, Sen'sin. Bilakis, onlar, cinnlere[3] kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyorlardı." derler.
Progressive Muslims
They will Say: "Be You glorified. You are our Lord, not them. No, most of them were worshiping the Jinn; most were believers to them."
Sam Gerrans
They will say: “Glory be to Thee! Thou art our ally, not them!” The truth is, they served the domini; most of them were believers in them.
Aisha Bewley
they will say, ‘Glory be to You! You are our Protector, not them. No, they were worshipping the jinn. They mostly had faith in them.’
Rashad Khalifa
They will answer, "Be You glorified. You are our Lord and Master, not them. Instead, they were worshipping the jinns; most of them were believers therein."
Edip-Layth
They will say, "Be You glorified. You are our Lord, not them. No, most of them were serving the Jinn; most were those who acknowledge them."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.