31. Lokmân suresi, 4. ayet

Ellezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum bil ahıreti hum yukinun.
Monoteist Meali
Onlar, salatı ikame ederler ve zekatı yaparlar[1]. Onlar Ahiret'e kesin olarak iman ederler.
Dipnotlar
[1] Bkz. 29:45. ayetin dipnotu.
# Kelime Anlam Kök
1 ellezine onlar ki -
2 yukimune ayakta tutarlar قوم
3 s-salate salatı صلو
4 ve yu'tune ve verirler اتي
5 z-zekate zekatı زكو
6 ve hum ve onlar -
7 bil-ahirati ahirete اخر
8 hum onlar -
9 yukinune kesin olarak inanırlar يقن
Bayraktar Bayraklı
Güzeli hayata geçirenler, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler.
Mehmet Okuyan
Onlar namazı kılar, zekâtı verir ve ahirete de kesin bir şekilde inanırlar.
Edip Yüksel
Onlar ki salatı gözetirler, zekatı verirler; ahiret hakkında da kuşkuları yoktur.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, namazı düzgün ve sürekli kılan, zekatı veren ve ahirete kesin olarak inanan kimselerdir[1].
Ali Rıza Safa
Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı verirler. Sonsuz yaşama da kesin olarak inanırlar.
Mustafa İslamoğlu
onlar ki namazı hakkını vererek eda ederler, arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli öderler; zira onlar ahirete inananların ta kendisidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onlar namazı kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar ahirete de gözle görmüşçesine inanırlar.
Ali Bulaç
Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete inanırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ki (onlar) namazı kılar, zekatı verirler, ahirete de kesin inanç edinirler.
Muhammed Esed
onlar ki namazlarında kararlılık gösterir ve karşılıksız yardımda bulunurlar: çünkü onlar içlerinde öteki dünyaya kesin bir inanç besleyenlerdir.
Diyanet İşleri
Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki namazı kılarlar ve zekatı verirler, Ahırete de onlar yakin edinirler
Süleyman Ateş
Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
Gültekin Onan
Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete (iman ederler).
Hasan Basri Çantay
(O ihsan erbabı) ki onlar dosdoğru namazı kılanlar, zekatı verenlerdir. Onlar ahirete yakıyn (ya'ni kati insan) haasıl edenlerin de ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar ki; namaz kılarlar, zekat verirler ve onlar ahirete de yakınen inanırlar.
Şaban Piriş
Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete yakinen inananlardır.
Ahmed Hulusi
Onlar ki, salatı ikame ederler ve zekatı verirler; onlar sonsuz geleceklerine ikan sahipleridir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlar ki namazı gözetirler, zekatı verirler; ahiret hakkında da kuşkuları yoktur.
Erhan Aktaş
Onlar, salatı ikame ederler ve zekatı yaparlar[1]. Onlar Ahiret'e kesin olarak iman ederler.
Progressive Muslims
Those who hold the contact-method, and contribute towards betterment and regarding the Hereafter they are certain.
Sam Gerrans
Those who uphold the duty, and render the purity, and of the Hereafter are certain:
Aisha Bewley
those who establish salat and pay zakat and are certain of the Next World.
Rashad Khalifa
Who observe the Contact Prayers (Salat), give the obligatory charity (Zakat), and as regards the Hereafter, they are absolutely certain.
Edip-Layth
Those who hold the contact prayer, and contribute towards betterment and regarding the Hereafter they are certain.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.