Monoteist Meali
Öyleyse; yakınlara, miskine[1] ve yol oğluna[2] hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü[3] dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Dipnotlar
[1]
Çalışacak gücü ve işi olmayan, yerlerde sürünen yoksul, düşkün. Hiçbir şeyi olmayan.
[2]
"İbnu's-sebil," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, kara yolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmektir, yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yollardan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı, "yolda kalanlar" değil, bütün varlığı ile "Allah yolunda" çalışmayı seçmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Diğer bir anlamı da yaptığı herhangi bir şeyi imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.
[3]
Allah'ın yönü, rızası, iradesi, benliği. Tamamıyla Allah'a yönelmek. Allah'ın hoşnutluğu. O'nunla birlikte olma arzusunu.
فَـَٔاتِ
ذَا
ٱلْقُرْبَىٰ
حَقَّهُۥ
وَٱلْمِسْكِينَ
وَٱبْنَ
ٱلسَّبِيلِ ۚ
ذَٰلِكَ
خَيْرٌۭ
لِّلَّذِينَ
يُرِيدُونَ
وَجْهَ
ٱللَّهِ ۖ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْمُفْلِحُونَ
Fe ati zel kurba hakkahu vel miskine vebnes sebil, zalike hayrun lillezine yuridune vechallahi ve ulaike humul muflihun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | fe ati | o halde ver | اتي |
| 2 | za | - | |
| 3 | l-kurba | akrabaya | قرب |
| 4 | hakkahu | hakkını | حقق |
| 5 | velmiskine | ve yoksula | سكن |
| 6 | vebne | بني | |
| 7 | s-sebili | ve yolcuya | سبل |
| 8 | zalike | bu | - |
| 9 | hayrun | daha hayırlıdır | خير |
| 10 | lillezine | için | - |
| 11 | yuridune | isteyenler | رود |
| 12 | veche | yüzünü (rızasını) | وجه |
| 13 | llahi | Allah'ın | - |
| 14 | ve ulaike | ve işte | - |
| 15 | humu | onlar | - |
| 16 | l-muflihune | başarıya erenlerdir | فلح |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Yakın akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da! Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha iyidir. Onlar kurtuluşa ereceklerdir.
Mehmet Okuyan
Sen yakınlara, yoksula ve yolda kalmışa hakkını[1] ver! Allah'ın rızasını isteyenler için bu, hayırlı olandır. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.
Edip Yüksel
Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.
Süleymaniye Vakfı
Sen akrabaya hakkını ver; çaresizlere ve yolculara da[1]. Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için iyi olan budur[2]. İşte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.
Ali Rıza Safa
Artık, yakınlara haklarını ver; yoksula ve yolda kalana da. İşte bu, Allah'ın hoşnutluğunu dileyenler için daha iyidir. Kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde yakınlara, yoksullara ve yolda kalmışlara haklarını verin; bu Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır; zira onlar, mutluluğa erecek olanların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
O halde, akrabaya hakkını ver. Yoksula, yolda kalmışa da. Allah'ın yüzünü isteyenler için bu daha hayırlıdır. İşte böyleleridir, kurtuluşa erenler.
Ali Bulaç
Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde yakınlığı olana da hakkını ver, yoksula da yolcuya da... Allah'ın yüzünü isteyenler için o daha hayırlıdır; kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Muhammed Esed
Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara haklarını verin; bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için en doğrusudur: çünkü, mutluluğa erecekler onlardır!
Diyanet İşleri
Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde yakınlığı olana da hakkını ver, miskine de yolcuya da, Allah yüzünü murad edenler için o daha hayırlıdır, felah bulanlar da işte onlardır
Süleyman Ateş
Akrabaya, yoksula, yolcuya (zekat ve sadakadan) hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, daha hayırlıdır ve onlar başarıya erenlerdir.
Gültekin Onan
Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Tanrı'nın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.
Hasan Basri Çantay
Haydi akrıbaya, yoksula, yol oğluna (yolcuya) hakkını ver. Bu, Allahın cemalini (rızaasını) dilemekde olanlar için (her şeyden) hayırlıdır ye onlar korkduklarından emin, umduklarına nail olanların ta kendileridir.
İbni Kesir
Akrabaya, yoksula ve yoloğluna hakkını ver. Bu; Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır ve işte onlar; kurtuluşa erenlerdir.
Şaban Piriş
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler işte onlardır.
Ahmed Hulusi
Yakınlarınıza hakkını verin; yoksullara ve yolcuya da. . . Bu, Vechullahı isteyenler için daha hayırlıdır! İşte onlar şartları zorlayarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.
Erhan Aktaş
Öyleyse; yakınlara, miskine[1] ve yol oğluna[2] hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü[3] dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Progressive Muslims
So give the relative his due, and the poor, and the wayfarer. That is best for those who seek God's presence, and they are the successful ones.
Sam Gerrans
So give thou the relative his due, and the needy, and the wayfarer. That is best for those who desire the face of God; and it is they who are the successful.
Aisha Bewley
Give relatives their due, and the poor and travellers. That is best for those who seek the pleasure of Allah. They are the ones who are successful.
Rashad Khalifa
Therefore, you shall give the relatives their rightful share (of charity), as well as the poor, and the traveling alien. This is better for those who sincerely seek GOD's pleasure; they are the winners.
Edip-Layth
So give the relative his due, and the poor, and the wayfarer. That is best for those who seek God's presence, and they are the successful ones.
Monoteist Meali
Öyleyse; yakınlara, miskine[1] ve yol oğluna[2] hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü[3] dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Dipnotlar
[1] Çalışacak gücü ve işi olmayan, yerlerde sürünen yoksul, düşkün. Hiçbir şeyi olmayan.
[2] "İbnu's-sebil," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, kara yolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmektir, yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yollardan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı, "yolda kalanlar" değil, bütün varlığı ile "Allah yolunda" çalışmayı seçmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Diğer bir anlamı da yaptığı herhangi bir şeyi imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.
[3] Allah'ın yönü, rızası, iradesi, benliği. Tamamıyla Allah'a yönelmek. Allah'ın hoşnutluğu. O'nunla birlikte olma arzusunu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | fe ati | o halde ver | اتي |
| 2 | za | - | |
| 3 | l-kurba | akrabaya | قرب |
| 4 | hakkahu | hakkını | حقق |
| 5 | velmiskine | ve yoksula | سكن |
| 6 | vebne | بني | |
| 7 | s-sebili | ve yolcuya | سبل |
| 8 | zalike | bu | - |
| 9 | hayrun | daha hayırlıdır | خير |
| 10 | lillezine | için | - |
| 11 | yuridune | isteyenler | رود |
| 12 | veche | yüzünü (rızasını) | وجه |
| 13 | llahi | Allah'ın | - |
| 14 | ve ulaike | ve işte | - |
| 15 | humu | onlar | - |
| 16 | l-muflihune | başarıya erenlerdir | فلح |
Bayraktar Bayraklı
Yakın akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da! Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha iyidir. Onlar kurtuluşa ereceklerdir.
Mehmet Okuyan
Sen yakınlara, yoksula ve yolda kalmışa hakkını[1] ver! Allah'ın rızasını isteyenler için bu, hayırlı olandır. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.
Edip Yüksel
Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.
Süleymaniye Vakfı
Sen akrabaya hakkını ver; çaresizlere ve yolculara da[1]. Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için iyi olan budur[2]. İşte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.
Ali Rıza Safa
Artık, yakınlara haklarını ver; yoksula ve yolda kalana da. İşte bu, Allah'ın hoşnutluğunu dileyenler için daha iyidir. Kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde yakınlara, yoksullara ve yolda kalmışlara haklarını verin; bu Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır; zira onlar, mutluluğa erecek olanların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
O halde, akrabaya hakkını ver. Yoksula, yolda kalmışa da. Allah'ın yüzünü isteyenler için bu daha hayırlıdır. İşte böyleleridir, kurtuluşa erenler.
Ali Bulaç
Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde yakınlığı olana da hakkını ver, yoksula da yolcuya da... Allah'ın yüzünü isteyenler için o daha hayırlıdır; kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Muhammed Esed
Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara haklarını verin; bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için en doğrusudur: çünkü, mutluluğa erecekler onlardır!
Diyanet İşleri
Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde yakınlığı olana da hakkını ver, miskine de yolcuya da, Allah yüzünü murad edenler için o daha hayırlıdır, felah bulanlar da işte onlardır
Süleyman Ateş
Akrabaya, yoksula, yolcuya (zekat ve sadakadan) hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, daha hayırlıdır ve onlar başarıya erenlerdir.
Gültekin Onan
Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Tanrı'nın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.
Hasan Basri Çantay
Haydi akrıbaya, yoksula, yol oğluna (yolcuya) hakkını ver. Bu, Allahın cemalini (rızaasını) dilemekde olanlar için (her şeyden) hayırlıdır ye onlar korkduklarından emin, umduklarına nail olanların ta kendileridir.
İbni Kesir
Akrabaya, yoksula ve yoloğluna hakkını ver. Bu; Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır ve işte onlar; kurtuluşa erenlerdir.
Şaban Piriş
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler işte onlardır.
Ahmed Hulusi
Yakınlarınıza hakkını verin; yoksullara ve yolcuya da. . . Bu, Vechullahı isteyenler için daha hayırlıdır! İşte onlar şartları zorlayarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.
Erhan Aktaş
Öyleyse; yakınlara, miskine[1] ve yol oğluna[2] hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü[3] dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Progressive Muslims
So give the relative his due, and the poor, and the wayfarer. That is best for those who seek God's presence, and they are the successful ones.
Sam Gerrans
So give thou the relative his due, and the needy, and the wayfarer. That is best for those who desire the face of God; and it is they who are the successful.
Aisha Bewley
Give relatives their due, and the poor and travellers. That is best for those who seek the pleasure of Allah. They are the ones who are successful.
Rashad Khalifa
Therefore, you shall give the relatives their rightful share (of charity), as well as the poor, and the traveling alien. This is better for those who sincerely seek GOD's pleasure; they are the winners.
Edip-Layth
So give the relative his due, and the poor, and the wayfarer. That is best for those who seek God's presence, and they are the successful ones.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.