Monoteist Meali
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet[1] ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Dipnotlar
[1]
Bkz. 26:1. ayetin dipnotu.
وَلَمَّا
بَلَغَ
أَشُدَّهُۥ
وَٱسْتَوَىٰٓ
ءَاتَيْنَـٰهُ
حُكْمًۭا
وَعِلْمًۭا ۚ
وَكَذَٰلِكَ
نَجْزِى
ٱلْمُحْسِنِينَ
Ve lemma belega eşuddehu vesteva ateynahu hukmen ve ilma, ve kezalike neczil muhsinin.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Musa ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.
Mehmet Okuyan
(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.[1]
Edip Yüksel
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Süleymaniye Vakfı
Musa ergin hale gelip olgun bir kişilik kazanınca ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Ali Rıza Safa
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.
Mustafa İslamoğlu
Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Ali Bulaç
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa kıvamına erip dengini bulduğunda ona bir hakimiyet ve bir ilim verdik. İşte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Muhammed Esed
Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.
Diyanet İşleri
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hakimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükafat ederiz
Süleyman Ateş
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Gültekin Onan
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız.
İbni Kesir
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böylece mükafatlandırırız.
Şaban Piriş
Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Ahmed Hulusi
(Musa) olgunluğa erişip (33 yaş) daha sonra da (olgunluğun getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme) yaşına eriştiğinde (40 yaş) Ona hüküm ve ilim verdik. . . Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Erhan Aktaş
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet[1] ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Progressive Muslims
And when he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Sam Gerrans
And when he reached his maturity and was established, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.
Aisha Bewley
And when he reached his full strength and maturity, We gave him judgement and knowledge. That is how We recompense good-doers.
Rashad Khalifa
When he reached maturity and strength, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.
Edip-Layth
When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Monoteist Meali
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet[1] ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Dipnotlar
[1] Bkz. 26:1. ayetin dipnotu.
Bayraktar Bayraklı
Musa ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.
Mehmet Okuyan
(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.[1]
Edip Yüksel
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Süleymaniye Vakfı
Musa ergin hale gelip olgun bir kişilik kazanınca ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Ali Rıza Safa
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.
Mustafa İslamoğlu
Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Ali Bulaç
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa kıvamına erip dengini bulduğunda ona bir hakimiyet ve bir ilim verdik. İşte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Muhammed Esed
Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.
Diyanet İşleri
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hakimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükafat ederiz
Süleyman Ateş
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Gültekin Onan
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız.
İbni Kesir
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böylece mükafatlandırırız.
Şaban Piriş
Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Ahmed Hulusi
(Musa) olgunluğa erişip (33 yaş) daha sonra da (olgunluğun getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme) yaşına eriştiğinde (40 yaş) Ona hüküm ve ilim verdik. . . Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Erhan Aktaş
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet[1] ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Progressive Muslims
And when he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Sam Gerrans
And when he reached his maturity and was established, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.
Aisha Bewley
And when he reached his full strength and maturity, We gave him judgement and knowledge. That is how We recompense good-doers.
Rashad Khalifa
When he reached maturity and strength, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.
Edip-Layth
When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.