27. Neml suresi, 3. ayet

Ellezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum bil ahıreti hum yukınun.
Monoteist Meali
Onlar, salatı ikame ederler, zekatı yaparlar.[1]Onlar, ahiret'e kesin olarak inanırlar.
Dipnotlar
[1] Salatın namaz kılmak anlamının yanı sıra birçok anlamı bulunmaktadır. Bu ayetteki salat, "namaz kılmak" anlamında değildir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu ve duayı "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" kelimesinin kök harfleri (Elif-Te-Ye) olup, 549 yerde geçmektedir. Her ne kadar bu terkipte," vermek" anlamına gelen "Atu" kelimesi yer alsa da () atu kelimesine, () Eta "yapmak"anlamının verilmesi de uygundur. Bu kelime kök anlamı itibarıyla yaygın olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: "Yapmak", "getirmek" ve "vermek." Arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat kelimesini "arınmak" anlamında kullanmaktadır (Bkz. 19:13). Zekat, "mali yardım" demek değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Kur'an'daki mali yardımın adı sadakadır (Bkz. 9:60). Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.
# Kelime Anlam Kök
1 ellezine onlar ki -
2 yukimune ayakta tutarlar قوم
3 s-salate salatı صلو
4 ve yu'tune ve verirler اتي
5 z-zekate zekatı زكو
6 ve hum ve onlar -
7 bil-ahirati ahirete اخر
8 hum onlar -
9 yukinune kesin olarak inanırlar يقن
Bayraktar Bayraklı
Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Mehmet Okuyan
Onlar namazı kılar, zekatı verir ve ahirete de kesin bir şekilde inanırlar.[1]
Edip Yüksel
Onlar ki salatı gözetirler, zekatı verirler ve ahiret konusunda da kuşkuları yoktur.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, namazı düzgün ve sürekli kılan, zekatı da veren kimselerdir. Ahirete inancı tam olanlar onlardır[1].
Ali Rıza Safa
Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı verirler. Sonsuz yaşama da kesin olarak inanırlar.
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli öderler; zira onlar, ahirete gönlü yatarak inananların ta kendisidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
O müminler ki, namazı kılar, zekatı verirler. Ve ahirete tam bir biçimde inananlar da onlardır.
Ali Bulaç
Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ki namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Muhammed Esed
o inananlar ki, salatta devamlı ve duyarlıdırlar, arınmak için verirler ve ahirete de yürekten inanırlar!
Diyanet İşleri
(2-3) Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki namazı dürüst kılarlar ve zekatı verirler, Ahırette de onlar yakin edinirler
Süleyman Ateş
Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Gültekin Onan
Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler.
Hasan Basri Çantay
(öyle mü'minler) ki namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Onlar ahirete kat'i kanaat edinenlerin de ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar ki; namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de yakınen inanırlar.
Şaban Piriş
Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Ahmed Hulusi
Onlar ki, salatı (Allah'a yöneliş ile mi'racı yaşama) ikame ederler ve arınıp saflaşmak için varlıklarından verirler; işte onlar ölümsüz geleceklerine kesin yakin elde etmişlerdir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlar ki namazı gözetirler, zekatı verirler ve ahiret konusunda da kuşkuları yoktur.
Erhan Aktaş
Onlar, salatı ikame ederler, zekatı yaparlar.[1]Onlar, ahiret'e kesin olarak inanırlar.
Progressive Muslims
Those who hold the contact-method, and contribute towards betterment, and regarding the Hereafter they are certain.
Sam Gerrans
Those who uphold the duty, and render the purity, and of the Hereafter they are certain.
Aisha Bewley
those who establish salat and pay zakat and are certain about the Next World.
Rashad Khalifa
Who observe the Contact Prayers (Salat), give the obligatory charity (Zakat), and they are, with regard to the Hereafter, absolutely certain.
Edip-Layth
Those who hold the contact prayer, and contribute towards betterment, and regarding the Hereafter they are certain.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.