Monoteist Meali
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu.[1] Süleyman: "Ey İnsanlar! Bize kuşdili[2] öğretildi. Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır." dedi.
Dipnotlar
[1]
Davud'tan sonra onun yerine geçti.
[2]
Ses ve hareketlerinden ne demek istediklerini anlama bilgisi, yetisi.
وَوَرِثَ
سُلَيْمَـٰنُ
دَاوُۥدَ ۖ
وَقَالَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّاسُ
عُلِّمْنَا
مَنطِقَ
ٱلطَّيْرِ
وَأُوتِينَا
مِن
كُلِّ
شَىْءٍ ۖ
إِنَّ
هَـٰذَا
لَهُوَ
ٱلْفَضْلُ
ٱلْمُبِينُ
Ve varise suleymanu davude ve kale ya eyyuhen nasu ullimna mentıkat tayrı, ve utina min kulli şey', inne haza le huvel fadlul mubin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve verise | ve mirasçı oldu | ورث |
| 2 | suleymanu | Süleyman | - |
| 3 | davude | Davud'a | - |
| 4 | ve kale | ve dedi ki | قول |
| 5 | ya eyyuha | ey | - |
| 6 | n-nasu | insanlar | نوس |
| 7 | ullimna | bize öğretildi | علم |
| 8 | mentika | dili | نطق |
| 9 | t-tayri | kuşların | طير |
| 10 | ve utina | ve bize verildi | اتي |
| 11 | min | (bir pay) | - |
| 12 | kulli | her | كلل |
| 13 | şey'in | şeyden | شيا |
| 14 | inne | şüphesiz | - |
| 15 | haza | bu | - |
| 16 | lehuve | elbette o | - |
| 17 | l-fedlu | bir lutuftur | فضل |
| 18 | l-mubinu | açık | بين |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar!Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden biraz verildi. Şüphesiz bu apaçık bir lütuftur."
Mehmet Okuyan
Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve şöyle demişti: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize (yararlı) her şeyden (pay) verildi." Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.
Edip Yüksel
Süleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, "Ey halk, bize kuşların dilini anlamak öğretildi ve bize her şeyden verildi. Bu apaçık bir lütuftur."
Süleymaniye Vakfı
Süleyman, Davud'un varisi oldu. Dedi ki: "Ey insanlar! Bize iki kanatlıların[1] dili öğretildi ve her şeyden verildi[2]. İşte bu, açık bir lütuftur."
Ali Rıza Safa
Ve Süleyman, Davut'a kalıtçı oldu. Şöyle dedi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Aslında, işte bu, apaçık bir lütuftur!"[306]
Mustafa İslamoğlu
Ve Süleyman Davud'a varis oldu; ve "Ey insanlar!" diye seslendi, "Bize kuşların mantığı öğretildi; ve bize bu alanda (gerekli olan) her şey bahşedildi; elbet bu, işte budur Allah'ın apaçık lütfu.
Yaşar Nuri Öztürk
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize herşeyden biraz verildi. Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."
Ali Bulaç
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Süleyman Davud'un yerine geçip dedi ki: "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden verildi. Şüphesiz ki bu apaçık bir lütufdur."
Muhammed Esed
Ve (bu bakımdan) Süleyman Davud'un (gerçek) varisi idi; öyle ki, o şöyle derdi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi; (güzel ve iyi) şeylerin hepsinden (cömertçe) bahşedildi; bu (bize Allah'ın) apaçık bir lütfudur!"
Diyanet İşleri
Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Süleyman Davuda varis olup ey nas, didi: bize mantıkuttayr (kuş dili) ta'lim buyuruldu, hem bize her şeyden verildi, şübhesiz ki bu her halde o fazlı mübin
Süleyman Ateş
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Ve bize her şeyden (bolca) bir pay verildi. İşte bu, açık bir lutuftur."
Gültekin Onan
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."
Hasan Basri Çantay
Süleyman Davuda mirascı oldu. Dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Bize her şeyden (behre) verildi. Şübhesiz ki bu, apaçık bir üstünlüğün ta kendisidir".
İbni Kesir
Süleyman da Davud'a varis oldu ve dedi ki: Ey insanlar; bize, kuş dili öğretildi. Ve bize, her şeyden bolca verildi. Doğrusu bu; apaçık bir lutuftur.
Şaban Piriş
Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve: -Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi, demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.
Ahmed Hulusi
Süleyman, Davud'a varis oldu ve dedi ki: "Ey insanlar. . . Bize Mantık-at Tayr (kuşdili - insan dışındaki canlılarla iletişim özelliği) öğretildi; (böylece) bize her şeyden (bilgi alma nasibi) verildi. . . Muhakkak ki bu, apaçık lütuftur!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Süleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, 'Ey halk, bize kuşların dilini anlamak öğretildi ve bize her şeyden verildi. Bu apaçık bir lütuftur.'
Erhan Aktaş
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu.[1] Süleyman: "Ey İnsanlar! Bize kuşdili[2] öğretildi. Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır." dedi.
Progressive Muslims
And Solomon inherited from David, and he said: "O people, we have been taught how to understand the speech of birds, and we have been given from everything. This is indeed an evident grace."
Sam Gerrans
And Solomon inherited from David; and he said: “O mankind: we have been taught the speech of birds, and have been given of every thing; this is the clear favour.”
Aisha Bewley
Sulayman was Dawud’s heir. He said, ‘Mankind! we have been taught the speech of birds and we have been given everything. This is indeed clear favour.’
Rashad Khalifa
Solomon was David's heir. He said, "O people, we have been endowed with understanding the language of the birds, and all kinds of things have been bestowed upon us. This is indeed a real blessing."
Edip-Layth
Solomon inherited from David, and he said, "O people, we have been taught how to understand the speech of creatures that fly, and we have been given from everything. This is indeed an evident grace."
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve verise | ve mirasçı oldu | ورث |
| 2 | suleymanu | Süleyman | - |
| 3 | davude | Davud'a | - |
| 4 | ve kale | ve dedi ki | قول |
| 5 | ya eyyuha | ey | - |
| 6 | n-nasu | insanlar | نوس |
| 7 | ullimna | bize öğretildi | علم |
| 8 | mentika | dili | نطق |
| 9 | t-tayri | kuşların | طير |
| 10 | ve utina | ve bize verildi | اتي |
| 11 | min | (bir pay) | - |
| 12 | kulli | her | كلل |
| 13 | şey'in | şeyden | شيا |
| 14 | inne | şüphesiz | - |
| 15 | haza | bu | - |
| 16 | lehuve | elbette o | - |
| 17 | l-fedlu | bir lutuftur | فضل |
| 18 | l-mubinu | açık | بين |
Bayraktar Bayraklı
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar!Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden biraz verildi. Şüphesiz bu apaçık bir lütuftur."
Mehmet Okuyan
Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve şöyle demişti: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize (yararlı) her şeyden (pay) verildi." Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.
Edip Yüksel
Süleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, "Ey halk, bize kuşların dilini anlamak öğretildi ve bize her şeyden verildi. Bu apaçık bir lütuftur."
Süleymaniye Vakfı
Süleyman, Davud'un varisi oldu. Dedi ki: "Ey insanlar! Bize iki kanatlıların[1] dili öğretildi ve her şeyden verildi[2]. İşte bu, açık bir lütuftur."
Ali Rıza Safa
Ve Süleyman, Davut'a kalıtçı oldu. Şöyle dedi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Aslında, işte bu, apaçık bir lütuftur!"[306]
Mustafa İslamoğlu
Ve Süleyman Davud'a varis oldu; ve "Ey insanlar!" diye seslendi, "Bize kuşların mantığı öğretildi; ve bize bu alanda (gerekli olan) her şey bahşedildi; elbet bu, işte budur Allah'ın apaçık lütfu.
Yaşar Nuri Öztürk
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize herşeyden biraz verildi. Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."
Ali Bulaç
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Süleyman Davud'un yerine geçip dedi ki: "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden verildi. Şüphesiz ki bu apaçık bir lütufdur."
Muhammed Esed
Ve (bu bakımdan) Süleyman Davud'un (gerçek) varisi idi; öyle ki, o şöyle derdi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi; (güzel ve iyi) şeylerin hepsinden (cömertçe) bahşedildi; bu (bize Allah'ın) apaçık bir lütfudur!"
Diyanet İşleri
Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Süleyman Davuda varis olup ey nas, didi: bize mantıkuttayr (kuş dili) ta'lim buyuruldu, hem bize her şeyden verildi, şübhesiz ki bu her halde o fazlı mübin
Süleyman Ateş
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Ve bize her şeyden (bolca) bir pay verildi. İşte bu, açık bir lutuftur."
Gültekin Onan
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."
Hasan Basri Çantay
Süleyman Davuda mirascı oldu. Dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Bize her şeyden (behre) verildi. Şübhesiz ki bu, apaçık bir üstünlüğün ta kendisidir".
İbni Kesir
Süleyman da Davud'a varis oldu ve dedi ki: Ey insanlar; bize, kuş dili öğretildi. Ve bize, her şeyden bolca verildi. Doğrusu bu; apaçık bir lutuftur.
Şaban Piriş
Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve: -Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi, demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.
Ahmed Hulusi
Süleyman, Davud'a varis oldu ve dedi ki: "Ey insanlar. . . Bize Mantık-at Tayr (kuşdili - insan dışındaki canlılarla iletişim özelliği) öğretildi; (böylece) bize her şeyden (bilgi alma nasibi) verildi. . . Muhakkak ki bu, apaçık lütuftur!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Süleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, 'Ey halk, bize kuşların dilini anlamak öğretildi ve bize her şeyden verildi. Bu apaçık bir lütuftur.'
Erhan Aktaş
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu.[1] Süleyman: "Ey İnsanlar! Bize kuşdili[2] öğretildi. Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır." dedi.
Progressive Muslims
And Solomon inherited from David, and he said: "O people, we have been taught how to understand the speech of birds, and we have been given from everything. This is indeed an evident grace."
Sam Gerrans
And Solomon inherited from David; and he said: “O mankind: we have been taught the speech of birds, and have been given of every thing; this is the clear favour.”
Aisha Bewley
Sulayman was Dawud’s heir. He said, ‘Mankind! we have been taught the speech of birds and we have been given everything. This is indeed clear favour.’
Rashad Khalifa
Solomon was David's heir. He said, "O people, we have been endowed with understanding the language of the birds, and all kinds of things have been bestowed upon us. This is indeed a real blessing."
Edip-Layth
Solomon inherited from David, and he said, "O people, we have been taught how to understand the speech of creatures that fly, and we have been given from everything. This is indeed an evident grace."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.