Monoteist Meali
Öyle kimseler vardır ki ne mal ne de alışveriş onları Allah'ın buyruklarına uymaktan, salatı ikame etmekten[1] ve zekatı yapmaktan[1] alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin altüst olacağı günden korkarlar.
Dipnotlar
[1]
Bkz. 21:73. ayetin dipnotu.
رِجَالٌۭ
لَّا
تُلْهِيهِمْ
تِجَـٰرَةٌۭ
وَلَا
بَيْعٌ
عَن
ذِكْرِ
ٱللَّهِ
وَإِقَامِ
ٱلصَّلَوٰةِ
وَإِيتَآءِ
ٱلزَّكَوٰةِ ۙ
يَخَافُونَ
يَوْمًۭا
تَتَقَلَّبُ
فِيهِ
ٱلْقُلُوبُ
وَٱلْأَبْصَـٰرُ
Ricalun la tulhihim ticaratun ve la bey'un an zikrillahi ve ikamis salati ve itaiz zekati yehafune yevmen tetekallebu fihil kulubu vel ebsar.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ricalun | erkekler (ki) | رجل |
| 2 | la | - | |
| 3 | tulhihim | kendilerini alıkoymaz | لهو |
| 4 | ticaratun | ticaret | تجر |
| 5 | ve la | ve ne de | - |
| 6 | bey'un | alışveriş | بيع |
| 7 | an | -den | - |
| 8 | zikri | zikrin- | ذكر |
| 9 | llahi | Allah'ın | - |
| 10 | ve ikami | ve ayağa kaldırmaktan | قوم |
| 11 | s-salati | salatı | صلو |
| 12 | ve ita'i | ve vermekten | اتي |
| 13 | z-zekati | zekat | زكو |
| 14 | yehafune | onlar korkarlar | خوف |
| 15 | yevmen | günden | يوم |
| 16 | tetekallebu | ters döneceği | قلب |
| 17 | fihi | onda | - |
| 18 | l-kulubu | yüreklerin | قلب |
| 19 | vel'ebsaru | ve gözlerin | بصر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı delikanlı mü'minler, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.
Mehmet Okuyan
O adamlar, ticaretin de alışverişin de kendilerini Allah'ı hatırlamaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı kişilerdir. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Edip Yüksel
Kişiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, salatı gözetmekten ve zekatı vermekten ne bir iş ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar (Allah'a boyun eğenler) öyle adamlardır ki ticaret ve alışveriş[1] onları Allah'ın zikrinden[2], namazı düzgün ve sürekli kılmaktan, zekatı da vermekten alıkoymaz[3]. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olacağı günden korkarlar[4].
Ali Rıza Safa
Ne ticaretin ne de alışverişin; Allah'ın Öğretisinden, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı kişiler, yüreklerin ve gözlerin ters çevrileceği günden korkarlar.
Mustafa İslamoğlu
nice yiğitler vardır ki, onları ne ticaret ne bir (başka) kazanç kapısı Allah'ı anmaktan, namazı hakkını vererek eda etmekten ve arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; onlar kalplerin ve gözlerin dehşetle döndüğü günden korkarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Öyle erler vardır ki, bir ticaret de bir alışveriş de onları Allah'ın zikrinden/Kur'an'ından, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar.
Ali Bulaç
(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alışveriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nice erler ki, ne ticaret, ne de alışveriş kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar.
Muhammed Esed
kimseler (vardır ki,) bunları ne ticaret ne de kazanma hırsı Allah'ı anmaktan, salatta devamlı ve duyarlı olmaktan, arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; böyleleri kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği Gün'den korkarlar;
Diyanet İşleri
(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice erler ki ne ticaret ne beyi' kendilerini zikrullahtan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymaz, kalblerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar
Süleyman Ateş
Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymadığı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.
Gültekin Onan
(Öyle) Erkekler ki, ne ticaret, ne alışveriş onları Tanrı'yı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar kalplerin ve gözlerin çevrileceği (tetekallebu )[dehşetten allak bullak olacağı] günden korkarlar.
Hasan Basri Çantay
(Öyle) adamlar (vardır ki) onları ne bir ticaret, ne bir alış veriş Allahı zikretmeliden, dosdoğru namaz kılmakdan, zekatı vermekden alıkoymaz. Onlar kalblerin ve gözlerin (dehşetle) döneceği gönden korkarlar.
İbni Kesir
Öyle erler ki; ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.
Şaban Piriş
Ticaretin, alışverişin, kendilerini Allah'ın zikrinden, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamadığı adamlar... Onlar, gönüllerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Ahmed Hulusi
(Onlar o) Ricaldir ki, kendilerini ne ticaret ne de (dünyevi) alışveriş Allah'ın Zikri'nden (hakikatlerini hatırlamaktan engelleyip), salatın ikamesinden (hakikatini yaşamaktan) ve zekatı vermekten (kendisindekini karşılıksız paylaşmaktan) alıkoymaz! Onlar, kalplerinde (şuurlarında açığa çıkan içsellikteki hakikat) ve gözleriyle görecekleri (afakta müşahede edilecek dışsal gerçeklik) nedeniyle, dönüşülecek süreçten korkarlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kişiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, namazı gözetmekten ve zekatı vermekten ne bir iş ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.
Erhan Aktaş
Öyle kimseler vardır ki ne mal ne de alışveriş onları Allah'ın buyruklarına uymaktan, salatı ikame etmekten[1] ve zekatı yapmaktan[1] alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin altüst olacağı günden korkarlar.
Progressive Muslims
Men who are not distracted by trade or sale from the remembrance of God, and holding the contact-method, and contributing towards betterment. They fear a Day when the hearts and sight will be overturned.
Sam Gerrans
Men whom neither trade nor commerce divert from the remembrance of God and upholding the duty and rendering the purity. They fear a day wherein the hearts and the eyes will turn about,
Aisha Bewley
not distracted by trade or commerce from the remembrance of Allah and the establishment of salat and the payment of zakat; fearing a day when all hearts and eyes will be in turmoil –
Rashad Khalifa
People who are not distracted by business or trade from commemorating GOD; they observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they are conscious of the day when the minds and the eyes will be horrified.
Edip-Layth
People who are not distracted by trade or sale from the remembrance of God, holding the contact prayers, and contributing towards betterment. They fear a day when the hearts and sight will be overturned.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ricalun | erkekler (ki) | رجل |
| 2 | la | - | |
| 3 | tulhihim | kendilerini alıkoymaz | لهو |
| 4 | ticaratun | ticaret | تجر |
| 5 | ve la | ve ne de | - |
| 6 | bey'un | alışveriş | بيع |
| 7 | an | -den | - |
| 8 | zikri | zikrin- | ذكر |
| 9 | llahi | Allah'ın | - |
| 10 | ve ikami | ve ayağa kaldırmaktan | قوم |
| 11 | s-salati | salatı | صلو |
| 12 | ve ita'i | ve vermekten | اتي |
| 13 | z-zekati | zekat | زكو |
| 14 | yehafune | onlar korkarlar | خوف |
| 15 | yevmen | günden | يوم |
| 16 | tetekallebu | ters döneceği | قلب |
| 17 | fihi | onda | - |
| 18 | l-kulubu | yüreklerin | قلب |
| 19 | vel'ebsaru | ve gözlerin | بصر |
Bayraktar Bayraklı
Ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı delikanlı mü'minler, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.
Mehmet Okuyan
O adamlar, ticaretin de alışverişin de kendilerini Allah'ı hatırlamaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı kişilerdir. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Edip Yüksel
Kişiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, salatı gözetmekten ve zekatı vermekten ne bir iş ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar (Allah'a boyun eğenler) öyle adamlardır ki ticaret ve alışveriş[1] onları Allah'ın zikrinden[2], namazı düzgün ve sürekli kılmaktan, zekatı da vermekten alıkoymaz[3]. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olacağı günden korkarlar[4].
Ali Rıza Safa
Ne ticaretin ne de alışverişin; Allah'ın Öğretisinden, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı kişiler, yüreklerin ve gözlerin ters çevrileceği günden korkarlar.
Mustafa İslamoğlu
nice yiğitler vardır ki, onları ne ticaret ne bir (başka) kazanç kapısı Allah'ı anmaktan, namazı hakkını vererek eda etmekten ve arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; onlar kalplerin ve gözlerin dehşetle döndüğü günden korkarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Öyle erler vardır ki, bir ticaret de bir alışveriş de onları Allah'ın zikrinden/Kur'an'ından, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar.
Ali Bulaç
(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alışveriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nice erler ki, ne ticaret, ne de alışveriş kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar.
Muhammed Esed
kimseler (vardır ki,) bunları ne ticaret ne de kazanma hırsı Allah'ı anmaktan, salatta devamlı ve duyarlı olmaktan, arınmak için verilmesi gerekeni vermekten alıkoyabilir; böyleleri kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği Gün'den korkarlar;
Diyanet İşleri
(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice erler ki ne ticaret ne beyi' kendilerini zikrullahtan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymaz, kalblerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar
Süleyman Ateş
Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymadığı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.
Gültekin Onan
(Öyle) Erkekler ki, ne ticaret, ne alışveriş onları Tanrı'yı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar kalplerin ve gözlerin çevrileceği (tetekallebu )[dehşetten allak bullak olacağı] günden korkarlar.
Hasan Basri Çantay
(Öyle) adamlar (vardır ki) onları ne bir ticaret, ne bir alış veriş Allahı zikretmeliden, dosdoğru namaz kılmakdan, zekatı vermekden alıkoymaz. Onlar kalblerin ve gözlerin (dehşetle) döneceği gönden korkarlar.
İbni Kesir
Öyle erler ki; ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.
Şaban Piriş
Ticaretin, alışverişin, kendilerini Allah'ın zikrinden, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyamadığı adamlar... Onlar, gönüllerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.
Ahmed Hulusi
(Onlar o) Ricaldir ki, kendilerini ne ticaret ne de (dünyevi) alışveriş Allah'ın Zikri'nden (hakikatlerini hatırlamaktan engelleyip), salatın ikamesinden (hakikatini yaşamaktan) ve zekatı vermekten (kendisindekini karşılıksız paylaşmaktan) alıkoymaz! Onlar, kalplerinde (şuurlarında açığa çıkan içsellikteki hakikat) ve gözleriyle görecekleri (afakta müşahede edilecek dışsal gerçeklik) nedeniyle, dönüşülecek süreçten korkarlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kişiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, namazı gözetmekten ve zekatı vermekten ne bir iş ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.
Erhan Aktaş
Öyle kimseler vardır ki ne mal ne de alışveriş onları Allah'ın buyruklarına uymaktan, salatı ikame etmekten[1] ve zekatı yapmaktan[1] alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin altüst olacağı günden korkarlar.
Progressive Muslims
Men who are not distracted by trade or sale from the remembrance of God, and holding the contact-method, and contributing towards betterment. They fear a Day when the hearts and sight will be overturned.
Sam Gerrans
Men whom neither trade nor commerce divert from the remembrance of God and upholding the duty and rendering the purity. They fear a day wherein the hearts and the eyes will turn about,
Aisha Bewley
not distracted by trade or commerce from the remembrance of Allah and the establishment of salat and the payment of zakat; fearing a day when all hearts and eyes will be in turmoil –
Rashad Khalifa
People who are not distracted by business or trade from commemorating GOD; they observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they are conscious of the day when the minds and the eyes will be horrified.
Edip-Layth
People who are not distracted by trade or sale from the remembrance of God, holding the contact prayers, and contributing towards betterment. They fear a day when the hearts and sight will be overturned.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.