23. Mü'minûn suresi, 53. ayet

Fe tekattau emrehum beynehum zubura, kullu hızbin bima ledeyhim ferihun.
Monoteist Meali
Sonra işlerini aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.
# Kelime Anlam Kök
1 fetekattau fakat parçalayıp ayırdılar قطع
2 emrahum işlerini امر
3 beynehum aralarında بين
4 zuburan Kitaplara زبر
5 kullu her كلل
6 hizbin gurup حزب
7 bima bulunanla -
8 ledeyhim kendi yanında -
9 ferihune sevinmektedir فرح
Bayraktar Bayraklı
Ama insanlar,aralarındaki inanç bağını keserek kendi aralarında parça parça oldular. Her grup kendilerinde bulunan ile sevinip böbürlenmektedirler.
Mehmet Okuyan
(Ne var ki) insanlar, kendi aralarında işlerini parça parça edip kitaplara ayrıldılar. Her grup kendi yanında bulunanla sevinmektedir.[1]
Edip Yüksel
Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...
Süleymaniye Vakfı
Fakat onlar, dinleri konusunda[1] kendi aralarında bölünüp fırka fırka oldular. Her hizip kendinde olanla mutludur[2]..
Ali Rıza Safa
Ardından, işlerini aralarında parçalayıp kitaplara ayırdılar. Her mezhep, kendisinde olanlarla seviniyor.
Mustafa İslamoğlu
Bu (emre) karşın, onlar aralarındaki birliği darmadağın edip (hakikati) parçaladılar: her hizip başladı elindeki (parçayla) övünmeye.
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.
Ali Bulaç
Ancak onlar, işlerini kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olanla yetinip sevinmektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken kumandalarını aralarında kitap kitap parçalaştılar, her grup kendilerininkine güveniyor.
Muhammed Esed
Ama (sizi izlediklerini söyleyen toplumlar) aralarındaki bu birliği bozup parça parça oldular; her hizip (ancak) kendi benimsediği (öğretinin dar ve katı kalıpları) içinde rahat soluk alır oldu.
Diyanet İşleri
(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken kumandalarını aralarında kitab kitab parçalaştılar, her hızib kendilerininkine güveniyor
Süleyman Ateş
Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çeşitli kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
Gültekin Onan
Ancak onlar, buyruklarını kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olanla yetinip sevinmektedir.
Hasan Basri Çantay
Fakat (o kavmler) dinlerde (muhtelif) fırkalara ayrılmak, her fırka kendi ellerindeki (nezdlerindeki din) ile böbürlenmek suretiyle parça parça oldular.
İbni Kesir
Ama onlar işlerini kendi aralarında bölük bölük ayırdılar. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.
Şaban Piriş
İşlerini aralarında bölük bölük ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla ferahlıyor.
Ahmed Hulusi
(Din - sistem tek iken) onlar muhtelif yorumlar halinde aralarında işlerini parçaladılar. . . Her grup kendi kabul ettikleriyle hoşnuttur.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...
Erhan Aktaş
Sonra işlerini aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.
Progressive Muslims
But the affair was disputed between them into segments. Every group happy with what it had.
Sam Gerrans
But they divided their command among them into writings, each party exulting at what it has,
Aisha Bewley
But they disagreed and split up, dividing into sects, each party exulting in what it had.
Rashad Khalifa
But they tore themselves into disputing factions; each party happy with what they have.
Edip-Layth
But the affair was disputed between them into segments. Every group happy with what it had.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.