Monoteist Meali
"Senin sözünden kendi isteğimizle çıkmadık[1]. Fakat biz halkın ziynetlerinden[2] yüklenmiştik. Sonra onları kaldırıp attık.[3] Aynı şekilde Samiri de attı."
Dipnotlar
[1]
Samiri aklımızı çeldi.
[2]
Mısırdan çıkarken halktan ziynet (süs ve kıymetli eşyaları) toplamıştık.
[3]
Onları ateşte eriterek buzağıya süs yaptık.
قَالُوا۟
مَآ
أَخْلَفْنَا
مَوْعِدَكَ
بِمَلْكِنَا
وَلَـٰكِنَّا
حُمِّلْنَآ
أَوْزَارًۭا
مِّن
زِينَةِ
ٱلْقَوْمِ
فَقَذَفْنَـٰهَا
فَكَذَٰلِكَ
أَلْقَى
ٱلسَّامِرِىُّ
Kalu ma ahlefna mev'ıdeke bi melkina ve lakinna hummilna evzaren min zinetil kavmi fe kazefnaha fe kezalike elkas samiriyy.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | dediler ki | قول |
| 2 | ma | - | |
| 3 | ehlefna | çıkmadık | خلف |
| 4 | mev'ideke | senin sözünden | وعد |
| 5 | bimelkina | kendi malımızla | ملك |
| 6 | velakinna | fakat | - |
| 7 | hummilna | bize yükletilmişti | حمل |
| 8 | evzaran | yükler (günahlar) | وزر |
| 9 | min | -ndan | - |
| 10 | zineti | süs(eşyas)ı- | زين |
| 11 | l-kavmi | o milletin | قوم |
| 12 | fekazefnaha | onları attık | قذف |
| 13 | fe kezalike | aynı şekilde | - |
| 14 | elka | attı | لقي |
| 15 | s-samiriyyu | Samiri de | سمر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onlar, "Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. Ancak o ulusun süs eşyalarından bize yükler dolusu taşıtıldı. Biz onları ateşe attık; aynı şekilde Samiri de attı" dediler.
Mehmet Okuyan
(Kavmi) şöyle demişti: "Biz sana verdiğimiz sözden kendi başımıza dönmedik. Fakat o kavmin (Mısırlıların) ziynetinden birtakım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (bırakıp) atmıştık. Aynı şekilde Samiri de (kendi taşıdığını oraya) bırakmıştı."
Edip Yüksel
"Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı. Onları attık. Samiri işte böyle bir şey ortaya çıkardı" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "Sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden caymadık. Üzerimize Firavun halkından kalan ziynet eşyaları yüklendi. Onları (eritmek için ateşe[1]) attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Ali Rıza Safa
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle dönmedik. Fakat o toplumun mücevherleri bize yükletilmişti; onları attık. Aynı biçimde Samiri de attı!"
Mustafa İslamoğlu
Onlar (kendilerini) şöyle savundular: "Biz sana verdiğimiz sözü kasıtlı olarak çiğnemedik; fakat (Mısır) halkının ziynet eşyalarına (haksız yere) konmanın vebalini taşıyorduk; ama biz onları (sorumluluktan kurtulmak için) kaldırıp attık, bunun üzerine Samiri de (onları alıp ateşe) attı."
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Biz sana kendi irademizle/malımızla karşı çıkmadık. Olay şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları kaldırıp attık; aynı şekilde Samiri de attı."
Ali Bulaç
Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Biz, sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz, o kavmin zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları ateşe attık; Samiri de attı.
Muhammed Esed
"Sana verdiğimiz sözden biz kendi isteğimizle dönmedik; fakat (Mısır) halkı(nın kirli) zinet yükleriyle yüklüydük; ve bu yüzden onları (ateşe) attık; aynı şekilde Samiri de (kendininkini) attı."
Diyanet İşleri
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Elmalılı Hamdi Yazır
(87-88) Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lakin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik Samiri de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilahınız ve Musanın ilahı fakat unuttu
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Kendi malımızla senin sözünden çıkmadık", fakat o milletin (yani Mısırlıların) süs(eşyas)ından bize yükler yükletilmişti. Onları (ateşe) attık. Aynı şekilde Samiri de attı."
Gültekin Onan
Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Hasan Basri Çantay
Dediler: "Biz sana verdiğimiz sözden kendimize malik olarak caymadık. Fakat biz o kavmin zinetinden bir takım ağırlıklar yüklenmişdik de onları (ateşe) atmışdık. Samiriy de (kendi zinetini) böylece atmışdı".
İbni Kesir
Onlar: Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. O kavmin ziynet eşyasından bize yükler dolusu taşıtıldı ve biz onları attık. Samiri de aynı şekilde attı, dediler.
Şaban Piriş
Onlar da: -Sana verdiğimiz sözden bilerek dönmedik. Fakat o kavmin süs eşyasından yük taşımıştık. Sonra Samiri'nin attığı gibi biz de ateşe attık, dediler.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Biz kasıtlı olarak sana muhalefet etmedik. . . Fakat biz halkımızın zinetinden ağırlıklar yüklenmiştik de onları kaldırıp (Samiri'nin ateşine) attık. . . Samiri de işte böylece atmıştı (biz onu taklit ettik). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı. Onları attık. Samiri işte böyle bir şey ortaya çıkardı,' dediler.
Erhan Aktaş
"Senin sözünden kendi isteğimizle çıkmadık[1]. Fakat biz halkın ziynetlerinden[2] yüklenmiştik. Sonra onları kaldırıp attık.[3] Aynı şekilde Samiri de attı."
Progressive Muslims
They said: "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewellery of the people so we cast them down, and it was such that the Samarian suggested. "
Sam Gerrans
They said: “We failed not to keep our promise to thee of our own accord, but we were given to bear burdens of the adornment of the people — so we hurled them. (And thus the Sāmiriyy cast,
Aisha Bewley
They said, ‘We did not break our promise to you of our own volition. But we were weighed down with the heavy loads of the people’s jewelry and we threw them in, for that is what the Samari did.’
Rashad Khalifa
They said, "We did not break our agreement with you on purpose. But we were loaded down with jewelry, and decided to throw our loads in. This is what the Samarian suggested."
Edip-Layth
They said, "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewelry of the people so we cast them down, and it was such that the Samarian suggested."
Monoteist Meali
"Senin sözünden kendi isteğimizle çıkmadık[1]. Fakat biz halkın ziynetlerinden[2] yüklenmiştik. Sonra onları kaldırıp attık.[3] Aynı şekilde Samiri de attı."
Dipnotlar
[1] Samiri aklımızı çeldi.
[2] Mısırdan çıkarken halktan ziynet (süs ve kıymetli eşyaları) toplamıştık.
[3] Onları ateşte eriterek buzağıya süs yaptık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | dediler ki | قول |
| 2 | ma | - | |
| 3 | ehlefna | çıkmadık | خلف |
| 4 | mev'ideke | senin sözünden | وعد |
| 5 | bimelkina | kendi malımızla | ملك |
| 6 | velakinna | fakat | - |
| 7 | hummilna | bize yükletilmişti | حمل |
| 8 | evzaran | yükler (günahlar) | وزر |
| 9 | min | -ndan | - |
| 10 | zineti | süs(eşyas)ı- | زين |
| 11 | l-kavmi | o milletin | قوم |
| 12 | fekazefnaha | onları attık | قذف |
| 13 | fe kezalike | aynı şekilde | - |
| 14 | elka | attı | لقي |
| 15 | s-samiriyyu | Samiri de | سمر |
Bayraktar Bayraklı
Onlar, "Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. Ancak o ulusun süs eşyalarından bize yükler dolusu taşıtıldı. Biz onları ateşe attık; aynı şekilde Samiri de attı" dediler.
Mehmet Okuyan
(Kavmi) şöyle demişti: "Biz sana verdiğimiz sözden kendi başımıza dönmedik. Fakat o kavmin (Mısırlıların) ziynetinden birtakım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (bırakıp) atmıştık. Aynı şekilde Samiri de (kendi taşıdığını oraya) bırakmıştı."
Edip Yüksel
"Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı. Onları attık. Samiri işte böyle bir şey ortaya çıkardı" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "Sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden caymadık. Üzerimize Firavun halkından kalan ziynet eşyaları yüklendi. Onları (eritmek için ateşe[1]) attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Ali Rıza Safa
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle dönmedik. Fakat o toplumun mücevherleri bize yükletilmişti; onları attık. Aynı biçimde Samiri de attı!"
Mustafa İslamoğlu
Onlar (kendilerini) şöyle savundular: "Biz sana verdiğimiz sözü kasıtlı olarak çiğnemedik; fakat (Mısır) halkının ziynet eşyalarına (haksız yere) konmanın vebalini taşıyorduk; ama biz onları (sorumluluktan kurtulmak için) kaldırıp attık, bunun üzerine Samiri de (onları alıp ateşe) attı."
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Biz sana kendi irademizle/malımızla karşı çıkmadık. Olay şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları kaldırıp attık; aynı şekilde Samiri de attı."
Ali Bulaç
Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Biz, sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz, o kavmin zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları ateşe attık; Samiri de attı.
Muhammed Esed
"Sana verdiğimiz sözden biz kendi isteğimizle dönmedik; fakat (Mısır) halkı(nın kirli) zinet yükleriyle yüklüydük; ve bu yüzden onları (ateşe) attık; aynı şekilde Samiri de (kendininkini) attı."
Diyanet İşleri
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Elmalılı Hamdi Yazır
(87-88) Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lakin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik Samiri de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilahınız ve Musanın ilahı fakat unuttu
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Kendi malımızla senin sözünden çıkmadık", fakat o milletin (yani Mısırlıların) süs(eşyas)ından bize yükler yükletilmişti. Onları (ateşe) attık. Aynı şekilde Samiri de attı."
Gültekin Onan
Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Hasan Basri Çantay
Dediler: "Biz sana verdiğimiz sözden kendimize malik olarak caymadık. Fakat biz o kavmin zinetinden bir takım ağırlıklar yüklenmişdik de onları (ateşe) atmışdık. Samiriy de (kendi zinetini) böylece atmışdı".
İbni Kesir
Onlar: Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. O kavmin ziynet eşyasından bize yükler dolusu taşıtıldı ve biz onları attık. Samiri de aynı şekilde attı, dediler.
Şaban Piriş
Onlar da: -Sana verdiğimiz sözden bilerek dönmedik. Fakat o kavmin süs eşyasından yük taşımıştık. Sonra Samiri'nin attığı gibi biz de ateşe attık, dediler.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Biz kasıtlı olarak sana muhalefet etmedik. . . Fakat biz halkımızın zinetinden ağırlıklar yüklenmiştik de onları kaldırıp (Samiri'nin ateşine) attık. . . Samiri de işte böylece atmıştı (biz onu taklit ettik). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı. Onları attık. Samiri işte böyle bir şey ortaya çıkardı,' dediler.
Erhan Aktaş
"Senin sözünden kendi isteğimizle çıkmadık[1]. Fakat biz halkın ziynetlerinden[2] yüklenmiştik. Sonra onları kaldırıp attık.[3] Aynı şekilde Samiri de attı."
Progressive Muslims
They said: "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewellery of the people so we cast them down, and it was such that the Samarian suggested. "
Sam Gerrans
They said: “We failed not to keep our promise to thee of our own accord, but we were given to bear burdens of the adornment of the people — so we hurled them. (And thus the Sāmiriyy cast,
Aisha Bewley
They said, ‘We did not break our promise to you of our own volition. But we were weighed down with the heavy loads of the people’s jewelry and we threw them in, for that is what the Samari did.’
Rashad Khalifa
They said, "We did not break our agreement with you on purpose. But we were loaded down with jewelry, and decided to throw our loads in. This is what the Samarian suggested."
Edip-Layth
They said, "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewelry of the people so we cast them down, and it was such that the Samarian suggested."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.