Monoteist Meali
Hani sizden, "Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin." diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize yükseltmiştik[1]. Demişlerdi ki: "Dinledik; ama itaat etmiyoruz." Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"
Dipnotlar
[1]
Sizin öncünüzü Tur'a yükseltmiştik.
وَإِذْ
أَخَذْنَا
مِيثَـٰقَكُمْ
وَرَفَعْنَا
فَوْقَكُمُ
ٱلطُّورَ
خُذُوا۟
مَآ
ءَاتَيْنَـٰكُم
بِقُوَّةٍۢ
وَٱسْمَعُوا۟ ۖ
قَالُوا۟
سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا
وَأُشْرِبُوا۟
فِى
قُلُوبِهِمُ
ٱلْعِجْلَ
بِكُفْرِهِمْ ۚ
قُلْ
بِئْسَمَا
يَأْمُرُكُم
بِهِۦٓ
إِيمَـٰنُكُمْ
إِن
كُنتُم
مُّؤْمِنِينَ
Ve iz ehazna misakakum ve refa'na fevkakumut tur, huzu ma ateynakum bi kuvvetin vesmeu kalu semi'na ve aseyna ve uşribu fi kulubihimul icle bi kufrihim kul bi'se ma ye'murukum bihi imanukum in kuntum mu'minin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani bir zaman | - |
| 2 | ehazna | almıştık | اخذ |
| 3 | misakakum | kesin sözünüzü | وثق |
| 4 | ve rafea'na | ve kaldırmıştık | رفع |
| 5 | fevkakumu | üzerinize | فوق |
| 6 | t-tura | Tur(dağın)ı | طور |
| 7 | huzu | tutun | اخذ |
| 8 | ma | şeyi | - |
| 9 | ateynakum | size verdiğimiz | اتي |
| 10 | bikuvvetin | kuvvetle | قوي |
| 11 | vesmeu | dinleyin (demiştik) | سمع |
| 12 | kalu | dediler | قول |
| 13 | semia'na | dinledik | سمع |
| 14 | ve asayna | ve isyan ettik | عصي |
| 15 | ve uşribu | ve içirildi | شرب |
| 16 | fi | - | |
| 17 | kulubihimu | kalblerine | قلب |
| 18 | l-icle | buzağı (sevgisi) | عجل |
| 19 | bikufrihim | inkarlarıyla | كفر |
| 20 | kul | de ki | قول |
| 21 | bi'sema | ne kötü şey | باس |
| 22 | ye'murukum | size emrediyor | امر |
| 23 | bihi | onunla | - |
| 24 | imanukum | imanınız | امن |
| 25 | in | eğer | - |
| 26 | kuntum | iseniz | كون |
| 27 | mu'minine | inanan kimseler | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Hatırlayınız ki, "Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri dikkatlice dinleyin" diye sizden söz almış ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık. Onlar, "İşittik ve isyan ettik" dediler. İnkarları sebebiyle buzağı sevgisi gönüllerine dolduruldu. De ki: "Eğer inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!"
Mehmet Okuyan
Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ)[1] Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık.[2] (Onlara) "Size verdiğimizi kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun);[3] (ondaki gerçekleri) dinleyin!" (demiştik). Onlar ise "İşittik ve isyan ettik." demişlerdi. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı(ya tapma sevgisi) içirilmişti[4] (doldurulmuştu). De ki: "(Böyle) inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!"
Edip Yüksel
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: "Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karşı geldik" dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: "Onaylamışsanız, onayınız size ne de kötü yön veriyor!"
Süleymaniye Vakfı
Bir gün Tur'u /Sina Dağı'nı tepenize kaldırarak[1] sizden kesin söz almış, "Size verdiğimize sıkı sarılın ve dinleyin!" demiştik. Siz de "Dinledik ve sıkı sarıldık!"[2] demiştiniz.[3] Oysa (kitabı) görmezlikte direnmeniz yüzünden boğa tutkusu içinize işlemişti.[4] De ki: "Eğer inanıp güvenen kişilerseniz inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"[5]
Ali Rıza Safa
Sizden kesin söz aldığımızda, dağı üzerinize yükseltmiştik. "Size verdiğimize sımsıkı sarılın ve dinleyin!" Dediler ki: "Dinledik ve karşı geliyoruz!" Nankörlük ettikleri için, yüreklerinde buzağı yer etmişti. De ki: "İnancınız, sizi ne kötü yönlendiriyor; eğer inanıyorsanız?"
Mustafa İslamoğlu
Hani, bir zaman (Sina) Dağı'nı üzerinize yükselterek sizden kesin söz almıştık: "Size gönderdiğimiz mesajı hayata uygulayın ve artık hakikatı duyun!" Buna karşın "İşittik ve itaat ettik\\isyan ettik" dediler. Küfürleri sebebiyle buzağı (heykeli) gönüllerinde taht kurdu. De ki onlara: Bozuk inancınız size ne fena şeyler yaptırıyor? Eğer gerçekten inandıysanız (böyle yapmazdınız).
Yaşar Nuri Öztürk
Hani kesin söz almıştık sizden de Tur'u üzerinize kaldırmıştık. "Size verdiğimizi kuvvetlice tutun ve dinleyin." demiştik. Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve isyan ettik." İnkarları yüzünden gönüllerine buzağı içirildi. De ki: "Eğer inanan kişilerseniz, ne kötü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu..."
Ali Bulaç
Hani sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve): "Size verdiğimize (Kitaba) sımsıkı sarılın ve dinleyin" (demiştik). Demişlerdi ki: "Dinledik ve baş kaldırdık." İnkarları yüzünden buzağı (tutkusu) kalplerine sindirilmişti. De ki: "İnanıyorsanız, inancınız size ne kötü şey emrediyor?"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir vakit: "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve O'nu dinleyin" diye Tur'u tepenize kaldırıp sizden söz aldık. "Duyduk, isyan ettik." dediler ve inkarları yüzünden dana sevgisi iliklerine kadar işledi. De ki: "Eğer sizler inanmış kimseler iseniz inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!
Muhammed Esed
Biz o zaman, Sina Dağı'nı üzerinize şahit tutarak, "Size emanet ettiğimiz şeye (bütün) gücünüzle sarılın ve ona kulak verin!" (diyerek) sizden kesin bir taahhüt almıştık. (Bütün bu hatırlatmalara rağmen) onlar; "Dinledik, ama itaat etmiyoruz!" derler. Zira, hakikati reddetmeleri yüzünden bunların kalplerini (altın) buzağı sevgisi kaplamıştır. De ki: "Ne kötü (şu) inancınızın sizi yönelttiği (şey)! Eğer gerçekten bir şeylere inanıyorsanız."
Diyanet İşleri
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir vakit size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve dinleyin diye Turu tepenize kaldırıb misakınızı aldık, dinledik ısyan ettik dediler, ve küfürleriyle danayı kalblerinde iliklerine işlettiler, eğer, de: sizler mü'minlerseniz imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor?
Süleyman Ateş
Bir zaman üzerinize Tur(dağın)ı kaldırıp sizden kesin söz almıştık: "Size verdiğimiz şeyi kuvvetle tutun, dinleyin!" (demiştik). "Dinledik ve isyan ettik." dediler. İnkarlarıyla kalblerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer inanan kimseler iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor."
Gültekin Onan
Hani sizden misak almış ve üzerinize Tur (dağını) kaldırmıştık / yükseltmiştik: "Size verdiğime sıkıca sarılın ve dinleyin" (demiştik). Demişlerdi ki: "Dinledik ve karşı geldik / baş kaldırdık" (asayna). Küfürlerinden dolayı buzağı (tutkusu) kalplerine sinmişti / içirilmişti (üşribu). De ki: "Eğer inançlılar iseniz inancınız size ne kötü / çirkin (şeyler) buyuruyor VEYA inançlılar olsaydınız inancınız size kötü / böyle çirkin şeyler buyurmazdı".
Hasan Basri Çantay
Bir vakit "Size verdiğimiz (Tevrat) ı kuvvetle tutun (ona sımsıkı yapışın, söz) dinleyin" (diye) "Tur" u tepenizin üstüne kaldırıb sizden te'minatlı va'd almışdık. "(Kulağımızla) dinledik, (kalbimizle) isyan etdik" demişlerdi. (Çünkü) küfürleri yüzünden özlerine buzağı (bir su gibi) içirilmiş (iyice işlemiş) di. De ki: "Eğer mü'min (kimse) ler iseniz inancınız size ne kötü şey emrediyor."
İbni Kesir
Hani; size verdiğimiz şeyi kuvvetle tutun ve dinleyin, diye Tur'u tepenize dikmiş ve sizden misak almıştık. İşittik ve karşı geldik dediler ve küfürleri yüzünden buzağı sevgisi kalblerine sindirildi. Eğer inananlardansanız, inancınız size ne kötü şey emrediyor? de.
Şaban Piriş
Bir vakit de sizden üzerinize dağı kaldırarak kesin söz almıştık: -Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin, demiştik. -İşittik ve karşı geldik, dediler de küfürleri yüzünden gönüllerine buzağı sevgisi sindirildi. De ki: -Eğer mümin iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor!
Ahmed Hulusi
Biz sizden söz almıştık, Tur'u (benlik dağı) üzerinizde kaldırmıştık. . . "Verdiğimizi özünüzdeki kuvve ile yaşayın, algılayın ve gereğine uyun" (demiştik). Onlar ise: "Algıladık ama kabul etmedik" dediler. Bu inkarları yüzünden kalpleri buzağı sevgisiyle (dışsallıkla) doldu! De ki: "İman edenleriz diyorsanız, imanınızın getirisi de buysa, ne kötü bir şey bu!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: 'Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin.' Fakat 'Dinledik ve karşı geldik,' dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: 'İnanmışsanız, inancınız size ne de kötü yön veriyor!'
Erhan Aktaş
Hani sizden, "Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin." diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize yükseltmiştik[1]. Demişlerdi ki: "Dinledik; ama itaat etmiyoruz." Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"
Progressive Muslims
And We took your covenant, and raised the mount above you: "Take what We have given you with strength, and listen. " They said: "We hear and disobey!", and they had consumed the calf inside their hearts by their disbelief. Say: "Miserable indeed is what your belief orders of you if you are believers!"
Sam Gerrans
And when We took your agreement and raised the mount above you: “Hold fast what We give you, and listen,” they said: “We hear and we oppose”; and they were filled with drinking the calf in their hearts for their denial. Say thou: “Evil is what your faith enjoins upon you, if you be believers.”
Aisha Bewley
Remember when We made a covenant with you and lifted up the Mount above your heads: ‘Take hold vigorously of what We have given you and listen. ’ They said, ‘We hear and disobey.’ They were made to drink the Calf into their hearts because of their kufr. Say, ‘If you are muminun, what an evil thing your iman has made you do.’
Rashad Khalifa
We made a covenant with you, as we raised Mount Sinai above you, saying, "You shall uphold the commandments we have given you, strongly, and listen." They said, "We hear, but we disobey." Their hearts became filled with adoration for the calf, due to their disbelief. Say, "Miserable indeed is what your faith dictates upon you, if you do have any faith."
Edip-Layth
We took your covenant, and raised the mount above you, "Take what We have given you with strength, and listen." They said, "We hear and disobey!" and they had consumed the calf inside their hearts by their rejection. Say, "Miserable indeed is what your acknowledgement instructs you if you are those who acknowledge!"
Monoteist Meali
Hani sizden, "Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin." diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize yükseltmiştik[1]. Demişlerdi ki: "Dinledik; ama itaat etmiyoruz." Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"
Dipnotlar
[1] Sizin öncünüzü Tur'a yükseltmiştik.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani bir zaman | - |
| 2 | ehazna | almıştık | اخذ |
| 3 | misakakum | kesin sözünüzü | وثق |
| 4 | ve rafea'na | ve kaldırmıştık | رفع |
| 5 | fevkakumu | üzerinize | فوق |
| 6 | t-tura | Tur(dağın)ı | طور |
| 7 | huzu | tutun | اخذ |
| 8 | ma | şeyi | - |
| 9 | ateynakum | size verdiğimiz | اتي |
| 10 | bikuvvetin | kuvvetle | قوي |
| 11 | vesmeu | dinleyin (demiştik) | سمع |
| 12 | kalu | dediler | قول |
| 13 | semia'na | dinledik | سمع |
| 14 | ve asayna | ve isyan ettik | عصي |
| 15 | ve uşribu | ve içirildi | شرب |
| 16 | fi | - | |
| 17 | kulubihimu | kalblerine | قلب |
| 18 | l-icle | buzağı (sevgisi) | عجل |
| 19 | bikufrihim | inkarlarıyla | كفر |
| 20 | kul | de ki | قول |
| 21 | bi'sema | ne kötü şey | باس |
| 22 | ye'murukum | size emrediyor | امر |
| 23 | bihi | onunla | - |
| 24 | imanukum | imanınız | امن |
| 25 | in | eğer | - |
| 26 | kuntum | iseniz | كون |
| 27 | mu'minine | inanan kimseler | امن |
Bayraktar Bayraklı
Hatırlayınız ki, "Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri dikkatlice dinleyin" diye sizden söz almış ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık. Onlar, "İşittik ve isyan ettik" dediler. İnkarları sebebiyle buzağı sevgisi gönüllerine dolduruldu. De ki: "Eğer inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!"
Mehmet Okuyan
Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ)[1] Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık.[2] (Onlara) "Size verdiğimizi kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun);[3] (ondaki gerçekleri) dinleyin!" (demiştik). Onlar ise "İşittik ve isyan ettik." demişlerdi. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı(ya tapma sevgisi) içirilmişti[4] (doldurulmuştu). De ki: "(Böyle) inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!"
Edip Yüksel
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: "Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karşı geldik" dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: "Onaylamışsanız, onayınız size ne de kötü yön veriyor!"
Süleymaniye Vakfı
Bir gün Tur'u /Sina Dağı'nı tepenize kaldırarak[1] sizden kesin söz almış, "Size verdiğimize sıkı sarılın ve dinleyin!" demiştik. Siz de "Dinledik ve sıkı sarıldık!"[2] demiştiniz.[3] Oysa (kitabı) görmezlikte direnmeniz yüzünden boğa tutkusu içinize işlemişti.[4] De ki: "Eğer inanıp güvenen kişilerseniz inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"[5]
Ali Rıza Safa
Sizden kesin söz aldığımızda, dağı üzerinize yükseltmiştik. "Size verdiğimize sımsıkı sarılın ve dinleyin!" Dediler ki: "Dinledik ve karşı geliyoruz!" Nankörlük ettikleri için, yüreklerinde buzağı yer etmişti. De ki: "İnancınız, sizi ne kötü yönlendiriyor; eğer inanıyorsanız?"
Mustafa İslamoğlu
Hani, bir zaman (Sina) Dağı'nı üzerinize yükselterek sizden kesin söz almıştık: "Size gönderdiğimiz mesajı hayata uygulayın ve artık hakikatı duyun!" Buna karşın "İşittik ve itaat ettik\\isyan ettik" dediler. Küfürleri sebebiyle buzağı (heykeli) gönüllerinde taht kurdu. De ki onlara: Bozuk inancınız size ne fena şeyler yaptırıyor? Eğer gerçekten inandıysanız (böyle yapmazdınız).
Yaşar Nuri Öztürk
Hani kesin söz almıştık sizden de Tur'u üzerinize kaldırmıştık. "Size verdiğimizi kuvvetlice tutun ve dinleyin." demiştik. Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve isyan ettik." İnkarları yüzünden gönüllerine buzağı içirildi. De ki: "Eğer inanan kişilerseniz, ne kötü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu..."
Ali Bulaç
Hani sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve): "Size verdiğimize (Kitaba) sımsıkı sarılın ve dinleyin" (demiştik). Demişlerdi ki: "Dinledik ve baş kaldırdık." İnkarları yüzünden buzağı (tutkusu) kalplerine sindirilmişti. De ki: "İnanıyorsanız, inancınız size ne kötü şey emrediyor?"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir vakit: "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve O'nu dinleyin" diye Tur'u tepenize kaldırıp sizden söz aldık. "Duyduk, isyan ettik." dediler ve inkarları yüzünden dana sevgisi iliklerine kadar işledi. De ki: "Eğer sizler inanmış kimseler iseniz inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!
Muhammed Esed
Biz o zaman, Sina Dağı'nı üzerinize şahit tutarak, "Size emanet ettiğimiz şeye (bütün) gücünüzle sarılın ve ona kulak verin!" (diyerek) sizden kesin bir taahhüt almıştık. (Bütün bu hatırlatmalara rağmen) onlar; "Dinledik, ama itaat etmiyoruz!" derler. Zira, hakikati reddetmeleri yüzünden bunların kalplerini (altın) buzağı sevgisi kaplamıştır. De ki: "Ne kötü (şu) inancınızın sizi yönelttiği (şey)! Eğer gerçekten bir şeylere inanıyorsanız."
Diyanet İşleri
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir vakit size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve dinleyin diye Turu tepenize kaldırıb misakınızı aldık, dinledik ısyan ettik dediler, ve küfürleriyle danayı kalblerinde iliklerine işlettiler, eğer, de: sizler mü'minlerseniz imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor?
Süleyman Ateş
Bir zaman üzerinize Tur(dağın)ı kaldırıp sizden kesin söz almıştık: "Size verdiğimiz şeyi kuvvetle tutun, dinleyin!" (demiştik). "Dinledik ve isyan ettik." dediler. İnkarlarıyla kalblerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer inanan kimseler iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor."
Gültekin Onan
Hani sizden misak almış ve üzerinize Tur (dağını) kaldırmıştık / yükseltmiştik: "Size verdiğime sıkıca sarılın ve dinleyin" (demiştik). Demişlerdi ki: "Dinledik ve karşı geldik / baş kaldırdık" (asayna). Küfürlerinden dolayı buzağı (tutkusu) kalplerine sinmişti / içirilmişti (üşribu). De ki: "Eğer inançlılar iseniz inancınız size ne kötü / çirkin (şeyler) buyuruyor VEYA inançlılar olsaydınız inancınız size kötü / böyle çirkin şeyler buyurmazdı".
Hasan Basri Çantay
Bir vakit "Size verdiğimiz (Tevrat) ı kuvvetle tutun (ona sımsıkı yapışın, söz) dinleyin" (diye) "Tur" u tepenizin üstüne kaldırıb sizden te'minatlı va'd almışdık. "(Kulağımızla) dinledik, (kalbimizle) isyan etdik" demişlerdi. (Çünkü) küfürleri yüzünden özlerine buzağı (bir su gibi) içirilmiş (iyice işlemiş) di. De ki: "Eğer mü'min (kimse) ler iseniz inancınız size ne kötü şey emrediyor."
İbni Kesir
Hani; size verdiğimiz şeyi kuvvetle tutun ve dinleyin, diye Tur'u tepenize dikmiş ve sizden misak almıştık. İşittik ve karşı geldik dediler ve küfürleri yüzünden buzağı sevgisi kalblerine sindirildi. Eğer inananlardansanız, inancınız size ne kötü şey emrediyor? de.
Şaban Piriş
Bir vakit de sizden üzerinize dağı kaldırarak kesin söz almıştık: -Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin, demiştik. -İşittik ve karşı geldik, dediler de küfürleri yüzünden gönüllerine buzağı sevgisi sindirildi. De ki: -Eğer mümin iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor!
Ahmed Hulusi
Biz sizden söz almıştık, Tur'u (benlik dağı) üzerinizde kaldırmıştık. . . "Verdiğimizi özünüzdeki kuvve ile yaşayın, algılayın ve gereğine uyun" (demiştik). Onlar ise: "Algıladık ama kabul etmedik" dediler. Bu inkarları yüzünden kalpleri buzağı sevgisiyle (dışsallıkla) doldu! De ki: "İman edenleriz diyorsanız, imanınızın getirisi de buysa, ne kötü bir şey bu!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: 'Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin.' Fakat 'Dinledik ve karşı geldik,' dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: 'İnanmışsanız, inancınız size ne de kötü yön veriyor!'
Erhan Aktaş
Hani sizden, "Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin." diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize yükseltmiştik[1]. Demişlerdi ki: "Dinledik; ama itaat etmiyoruz." Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"
Progressive Muslims
And We took your covenant, and raised the mount above you: "Take what We have given you with strength, and listen. " They said: "We hear and disobey!", and they had consumed the calf inside their hearts by their disbelief. Say: "Miserable indeed is what your belief orders of you if you are believers!"
Sam Gerrans
And when We took your agreement and raised the mount above you: “Hold fast what We give you, and listen,” they said: “We hear and we oppose”; and they were filled with drinking the calf in their hearts for their denial. Say thou: “Evil is what your faith enjoins upon you, if you be believers.”
Aisha Bewley
Remember when We made a covenant with you and lifted up the Mount above your heads: ‘Take hold vigorously of what We have given you and listen. ’ They said, ‘We hear and disobey.’ They were made to drink the Calf into their hearts because of their kufr. Say, ‘If you are muminun, what an evil thing your iman has made you do.’
Rashad Khalifa
We made a covenant with you, as we raised Mount Sinai above you, saying, "You shall uphold the commandments we have given you, strongly, and listen." They said, "We hear, but we disobey." Their hearts became filled with adoration for the calf, due to their disbelief. Say, "Miserable indeed is what your faith dictates upon you, if you do have any faith."
Edip-Layth
We took your covenant, and raised the mount above you, "Take what We have given you with strength, and listen." They said, "We hear and disobey!" and they had consumed the calf inside their hearts by their rejection. Say, "Miserable indeed is what your acknowledgement instructs you if you are those who acknowledge!"
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.