2. Bakara suresi, 160. ayet

إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ ۚ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
İllellezine tabu ve aslahu ve beyyenu fe ulaike etubu aleyhim, ve enet tevvabur rahim.
Monoteist Meali
Ancak tevbe[1] edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
Dipnotlar
[1] Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
# Kelime Anlam Kök
1 illa ancak hariç -
2 ellezine (kimseler) -
3 tabu tevbe edip توب
4 ve eslehu uslananlar صلح
5 ve beyyenu ve (gerçeği) açıklayanlar بين
6 feulaike işte onlar -
7 etubu tevbelerini kabul ederim توب
8 aleyhim onların -
9 ve ena çünkü ben -
10 t-tevvabu tevbeyi çok kabul edenim توب
11 r-rahimu çok esirgeyenim رحم
Bayraktar Bayraklı
Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.
Mehmet Okuyan
Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler[1] ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.
Edip Yüksel
Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve açıklayanlar hariç; onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Süleymaniye Vakfı
Fakat tövbe eden /dönüş yapan, kendini düzelten ve (gizledikleri ayetleri) açıklayanlar başka. İşte onların tövbesini/ dönüşünü kabul ederim. Ben, tövbeleri çokça kabul eden ve ikramı bol olanım.[1]
Ali Rıza Safa
Ancak, pişmanlık gösterenler, düzeltenler ve açıklayanlar; işte onların pişmanlıklarını kabul ederim. Çünkü Ben, Pişmanlıkları Kabul Edenim; Merhametliyim.
Mustafa İslamoğlu
Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.
Yaşar Nuri Öztürk
Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Ali Bulaç
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak tevbe edip kendilerini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. Ben, onları bağışlarım. Ben, çok çok tevbe kabul ederim ve çok bağışlarım.
Muhammed Esed
Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Diyanet İşleri
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
Elmalılı Hamdi Yazır
ancak tevbe edib hali düzeltib hakkı söyliyenler başka, ben onları bağışlarım, öyle rahim tavvabım ben
Süleyman Ateş
Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
Gültekin Onan
Ancak, tevbe edip (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (kitabı / indirileni) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Hasan Basri Çantay
Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günahlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.
İbni Kesir
Ancak tevbe edenler, islah edenler ve (gerçeği) söyleyenler müstesna. Ben; onların tevbelerini kabul ederim. Ve ben Tevvab, Rahim'im.
Şaban Piriş
Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!
Ahmed Hulusi
Ancak bunlardan tövbe edenler (yanlışını idrak edip kesin olarak ondan vazgeçenler) ve ıslah olanlar (içinde bulundukları yanlışlar ortamından çıkanlar) ve gerçeği dile getirenler istisnadır. Ben Tevvab ve Rahıym'im (tövbeyi kabul edip, çeşitli güzel sonuçlarını yaşatan).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve (kitabı) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Erhan Aktaş
Ancak tevbe[1] edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
Progressive Muslims
Except those who repent and amend and make clear; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Most Merciful.
Sam Gerrans
Save those who repent and make right and make plain: those are they towards whom I turn; and I am the Accepting of Repentance, the Merciful.
Aisha Bewley
except for those who make tawba and put things right and make things clear. I turn towards them. I am the Ever-Returning, the Most Merciful.
Rashad Khalifa
As for those who repent, reform, and proclaim, I redeem them. I am the Redeemer, Most Merciful.
Edip-Layth
Except those who repent, reform and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Compassionate.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.