2. Bakara suresi, 146. ayet

Ellezine ateynahumul kitabe ya'rifunehu kema ya'rifune ebnaehum ve inne ferikan minhum le yektumunel hakka ve hum ya'lemun.
Monoteist Meali
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, O'nu[1] öz oğullarını bildikleri gibi bilirler. Buna rağmen içlerinden bir zümre, bile bile gerçeği gizlemektedir.
Dipnotlar
[1] Mescid-i Haram'ı. Kabe'nin kıble olduğunu.
# Kelime Anlam Kök
1 ellezine kimseler -
2 ateynahumu kendilerine verdiğimiz اتي
3 l-kitabe Kitap كتب
4 yea'rifunehu onu tanırlar عرف
5 kema gibi -
6 yea'rifune tanıdıkları عرف
7 ebna'ehum oğullarını بني
8 ve inne ve (yine) elbette -
9 ferikan bir grup فرق
10 minhum onlardan -
11 leyektumune gizlerler كتم
12 l-hakka gerçeği حقق
13 vehum onlar -
14 yea'lemune bildikleri (halde) علم
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, peygamberi, çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizler.
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (kıbleyi) kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar.[1] Şüphesiz ki onlardan bir grup, bilerek hakikati gizlemektedir.
Edip Yüksel
Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine Kitap verdiklerimiz onu (Kabe'nin tekrar kıble olacağını), kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Ama onların bir takımı bu gerçeği bile bile gizler.[1]
Ali Rıza Safa
Kitap verdiklerimiz, kendi oğullarını tanıdıkları gibi Onu tanırlar. Aslında, onların arasından bir küme, bilmesine karşın gerçeği gizliyor.
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine vahiy tevdi edilenler, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onların çoğu, bildikleri halde ısrarla gerçeği gizlerler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Bununla birlikte, içlerinden bir zümre, bilip durdukları halde gerçeği gizliyorlar.
Ali Bulaç
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine kitap verdiğimiz toplumların alimleri, peygamberi, oğullarını tanır gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı, gerçeği bile bile gizlerler.
Muhammed Esed
Daha önce kendilerine vahiy verdiklerimiz, onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar: Ancak bilin ki, onların bazısı hakikati bile bile örtbas eder.
Diyanet İşleri
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O kendilerine kitab verdiğimiz ümmetlerin uleması onu -o Peygamberi- oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı hakkı bile bile ketmederler
Süleyman Ateş
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, ama yine de onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizlerler.
Gültekin Onan
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü bildikleri halde gerçeği gizlerler.
Hasan Basri Çantay
Kendilerine Kitab verdiklerimiz onu (o peygamberi) Öz oğulları gibi tanırlar, öyle iken içlerinden bir güruh, kendileri bilib durdukları halde, yine mutlakaa Hakkı gizlerler.
İbni Kesir
Kendilerine kitab verdiklerimiz, onu oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Öyle iken içlerinden bir güruh bilir oldukları halde, yine de hakkı gizlerler.
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verdiklerimiz (Yahudi ve Hıristiyanlar) onu (Muhammed'i) öz oğulları gibi tanırlar. Bununla beraber onlardan bir kısmı bildikleri halde hakkı gizlerler.
Ahmed Hulusi
Kendilerine (Kitap) Bilgi verdiklerimizden bir kısmı Onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir grup bilerek Hakk'ı gizlerler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler.
Erhan Aktaş
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, O'nu[1] öz oğullarını bildikleri gibi bilirler. Buna rağmen içlerinden bir zümre, bile bile gerçeği gizlemektedir.
Progressive Muslims
Those to whom We have given the Scripture know it as they know their own children; and a group of them hides the truth while they know.
Sam Gerrans
Those to whom We gave the Writ recognise it as they recognise their sons, but a faction among them conceals the truth when they know.
Aisha Bewley
Those We have given the Book recognise it as they recognise their own sons. Yet a group of them knowingly conceal the truth.
Rashad Khalifa
Those who received the scripture recognize the truth herein, as they recognize their own children. Yet, some of them conceal the truth, knowingly.
Edip-Layth
Those to whom We have given the book know it as they know their own children, and a group of them hides the truth while they know.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.