18. Kehf suresi, 53. ayet

Ve reel mucrimunen nare fe zannu ennehum muvakıuha ve lem yecidu anha masrifa.
Monoteist Meali
Mücrimler[1] ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.
Dipnotlar
[1] Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.
# Kelime Anlam Kök
1 ve raa ve gördüler راي
2 l-mucrimune suçlular جرم
3 n-nara ateşi نور
4 fe zennu artık iyice anladılar ظنن
5 ennehum kendilerinin -
6 muvakiuha içine düşeceklerini وقع
7 velem fakat -
8 yecidu bulamadılar وجد
9 anha ondan -
10 mesrifen kaçacak bir yer سرف
Bayraktar Bayraklı
Suçlular ateşi görecekler ve oraya düşmekte olduklarını anlayacaklar; ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.
Mehmet Okuyan
Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anlamış olacaklar;[1] ondan kaçış (kurtuluş yolu) da bulamayacaklardır.
Edip Yüksel
Suçlular ateşi gördüler ve içine düşeceklerini anladılar; ondan kaçacak bir yer de bulamadılar.
Süleymaniye Vakfı
O suçlular ateşi görürler ve içine düşeceklerini anlarlar;[1] ama oradan dönme imkanı bulamazlar.[2]
Ali Rıza Safa
Suçlular, ateşi gördüler; artık içine düşeceklerini anladılar. Fakat ondan kaçış yolu bulamadılar.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet günahkarlar ateş görünce, kaçınılmaz olarak oraya gireceklerine akılları kesecek ve oradan kaçıp kurtulacak bir yol bulamayacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
Suçlular, ateşi gördüler de onun içine düşeceklerini anladılar; fakat ondan kaçıp kurtulmaya bir yol bulamadılar.
Ali Bulaç
Suçlu günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Suçlular ateşi görmüş artık ona düşeceklerini anlamışlardır da ondan kaçacak bir yer bulamamışlardır.
Muhammed Esed
Ve günaha gömülüp gitmiş olanlar o zaman ateşi görecek ve oraya girmek zorunda olduklarını anlayacaklar ama ondan kaçmak kurtulmak için bir yol bulamayacaklar.
Diyanet İşleri
Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve mücrimler ateşi görmüş, artık ona düşeceklerini anlamışlardır da ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır
Süleyman Ateş
Suçlular ateşi gördüler, artık içine düşeceklerini iyice anladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.
Gültekin Onan
Suçlu günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.
Hasan Basri Çantay
Günahkarlar ateşi görmüşler de onun içerisine düşenlerin kendileri olduklarını anlamışlar, (fakat) ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır.
İbni Kesir
Suçlular ateşi görünce; ona düşeceklerini anlarlar, ama ondan kaçacak yer bulamazlar.
Şaban Piriş
Suçlular ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ama ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.
Ahmed Hulusi
Suçlular ateşi gördüler de, artık onun içine kesin düşeceklerini bildiler. . . Ateş dışında gidebilecekleri bir yol yoktu!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Suçlular ateşi gördüler ve içine düşeceklerini anladılar; ondan kaçacak bir yer de bulamadılar.
Erhan Aktaş
Mücrimler[1] ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.
Progressive Muslims
And the criminals saw the Fire, and they realized they will be placed in it, and they did not find any way to avert it.
Sam Gerrans
And the lawbreakers will see the Fire and realise that they are to fall therein; and they will not find an escape therefrom.
Aisha Bewley
The evildoers will see the Fire and realise they are going to fall into it and find no way of escaping from it.
Rashad Khalifa
The guilty will see Hell, and will realize that they will fall into it. They will have no escape therefrom.
Edip-Layth
The criminals saw the fire; realizing that they would be placed in it. They did not find any way to avert it.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.