Monoteist Meali
Sonra onun yanına girdiklerinde: "Ey saygıdeğer Aziz![1] Bize ve ailemize darlık dokundu. Az bir sermaye ile geldik. Bize tam ölçek ver ve bize tasaddukta[2] bulun. Kuşkusuz, Allah tasadduk edenlerin ödülünü verir." dediler.
Dipnotlar
[1]
Yönetici, vezir.
[2]
Karşılıksız yardımda bulun.
فَلَمَّا
دَخَلُوا۟
عَلَيْهِ
قَالُوا۟
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلْعَزِيزُ
مَسَّنَا
وَأَهْلَنَا
ٱلضُّرُّ
وَجِئْنَا
بِبِضَـٰعَةٍۢ
مُّزْجَىٰةٍۢ
فَأَوْفِ
لَنَا
ٱلْكَيْلَ
وَتَصَدَّقْ
عَلَيْنَآ ۖ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَجْزِى
ٱلْمُتَصَدِّقِينَ
Fe lemma dehalu aleyhi kalu ya eyyuhel azizu messena ve ehlened durru ve ci'na bi bidaatin muzcatin fe evfi lenel keyle ve tesaddak aleyna, innallahe yeczil mutesaddikin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | felemma | böylece | - |
| 2 | dehalu | girdiklerinde | دخل |
| 3 | aleyhi | onun huzuruna | - |
| 4 | kalu | dediler ki | قول |
| 5 | ya eyyuha | ey | - |
| 6 | l-azizu | vezir | عزز |
| 7 | messena | bize dokundu | مسس |
| 8 | ve ehlena | ve çocuklarımıza | اهل |
| 9 | d-durru | darlık | ضرر |
| 10 | ve ci'na | ve geldik | جيا |
| 11 | bibidaatin | bir sermaye ile | بدع |
| 12 | muzcatin | değersiz | زجو |
| 13 | feevfi | tam ver | وفي |
| 14 | lena | bize | - |
| 15 | l-keyle | ölçyü | كيل |
| 16 | ve tesaddek | ve tasadduk eyle | صدق |
| 17 | aleyna | bize | - |
| 18 | inne | çünkü | - |
| 19 | llahe | Allah | - |
| 20 | yeczi | mükafatlandırır | جزي |
| 21 | l-mutesaddikine | tasadduk edenleri | صدق |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ya'kub'un oğulları tekrar Mısır'a, Yusuf'un yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey Aziz!Bize ve çocuklarımıza darlık dokundu, değersiz bir sermaye ile geldik; ama sen bizim için tam ölçü ver, bize bağışta bulun. Şüphesiz, Allah bağışta bulunanları ödüllendirir."
Mehmet Okuyan
(Kardeşleri) Yusuf'un yanına girdiklerinde şöyle demişlerdi: "Ey vezir! Bizi ve ailemizi kıtlık bastı ve biz değersiz (az) bir sermaye ile geldik. Hakkımızı tam ölçerek ver! (Ayrıca) bize bağışta da bulun! Şüphesiz ki Allah bağışta bulunanları ödüllendirir."
Edip Yüksel
Huzuruna girince, "Sayın ekselans, bize ve ailemize darlık dokundu; bu yüzden değersiz bir eşya ile geldik. Ama sen bize tam ölçü ver, bize yardımda bulun. ALLAH sadaka verenleri ödüllendirir" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Onlar gidip de Yusuf'un huzuruna çıkınca şöyle dediler: "Ey vezir! Bizi ve ailemizi kıtlık sardı. (Bu defa) Az bir sermaye ile geldik. Fakat sen bize yine de erzakımızı tam ver, (fazlasını da) bize sadaka vermiş ol. Allah sadaka verenleri mutlaka ödüllendirir."
Ali Rıza Safa
Sonunda, yanına girdiklerinde, "Ey yönetici!" dediler; "Biz ve ailemiz, zorlu bir darlığa düştük ve az bir birikimle geldik. Şimdi bize ölçeği tam olarak ver. Ayrıca, karşılıksız olarak da ver. Kuşkusuz, Allah, karşılıksız verenleri ödülsüz bırakmaz!"
Mustafa İslamoğlu
Derken onlar (tekrar Mısır'a gelip Yusuf'un) huzuruna çıktılar: "Ey saygın yönetici!" dediler, "Biz ve ailemiz kıtlıktan dolayı perişan olduk; üstelik bedel (olarak) getirdiğimiz şeyler de pek yetersiz. Buna rağmen sen (yine de) bize tam ölçek ver! İstersen üzerine ikramını (da ilave) et! Unutma ki Allah ikram edenlerin karşılığını verir.
Yaşar Nuri Öztürk
Tekrar Yusuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik. Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol. Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."
Ali Bulaç
Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine Yusuf'un huzuruna girdikleri vakit dediler ki: "Ey şanlı Aziz! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı bastırıverdi, önemsiz bir sermaye ile de geldik. Yine bize erzakımızı tam ölçü ver ve bize biraz da sadaka ver; çünkü Allah sadaka verenlere mükafatını verir!"
Muhammed Esed
(Yakub'un oğulları Mısır'a geri dönüp Yusuf'un) huzuruna çıktıklarında, "Ey soylu kişi!" dediler, "Biz ve ailemiz (yine) darlık ve sıkıntıya düştük ve pek değersiz bir şeyle çıkıp geldik; sen yine de bizim için tartıyı tam tut ve bize karşı cömert ol; çünkü Allah cömertçe verenleri ödüllendirir!"
Diyanet İşleri
Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vaktaki huzuruna girdiler, ey şanlı Aziz, dediler: bize ve ıyalimize zaruret messetti, pek ehemmiyetsiz bir sermaye ile de geldik, yine bize tam ölçü ver ve bize tesadduk buyur, çünkü Allah, tasadduk edenlere mükafatını verir
Süleyman Ateş
(Ya'kub'un oğulları, tekrar Mısır'a) Yusuf'un yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey vezir, bize ve çocuklarımıza darlık dokundu, değersiz de bir sermaye ile geldik, ama sen bizim için tam ölçü ver, bize tasadduk eyle; çünkü Allah, tasadduk edenleri mükafatlandırır."
Gültekin Onan
Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ehlimize (ailemize) şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Tanrı tasaddukta bulunanlara karşılığını verir."
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine (Ya'kubun oğulları tekrar Mısıra gidib Yuusufun) huzuruna girdikleri zaman dediler ki: "Ey aziz, bizi de, ailemizi de darlık basdı. Pek ehemmiyyetsiz bir sermaye ile geldik. Bize yine tam ölçek ver. Hakkımızda ayrıca lütufkarlık da et. Zira Allah lutufkarları mükafatlandırır".
İbni Kesir
Onlar yanına vardıklarında dediler ki: Ey Aziz; bizi de ailemizi de darlık bastı, pek değersiz bir malla geldik. Bize yine tam ölçek ver de tasadduk et. Muhakkak ki Allah, tasadduk edenleri mükafaatlandırır.
Şaban Piriş
Kardeşleri Yusuf'un yanına girdiklerinde: -Ey Aziz! Biz ve ailemiz sıkıntı ve ihtiyaç içerisindeyiz; pek değersiz bir malla geldik; ölçeği bize bol tut ve sadaka ver; Allah sadaka verenleri şüphesiz mükafatlandırır, dediler.
Ahmed Hulusi
(Daha sonra tekrar erzak için Mısır'a giden kardeşler) Onun (Yusuf'un) yanına girdiklerinde: "Ey Aziyz. . . Ailemiz büyük darlık ve sıkıntıya düştü. . . Pek değerli olmayan bir sermaye ile geldik. . . Bize tam ölçek ver ve bize bağışta bulun fazladan. . . Muhakkak ki Allah bağışta bulunanları cezalandırır (karşılığını verir). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
(Yusuf'un) Huzuruna girince, 'Sayın ekselans, bize ve ailemize darlık dokundu; bu yüzden değersiz bir eşya ile geldik. Ama sen bize tam ölçü ver, bize yardımda bulun. ALLAH sadaka verenleri ödüllendirir,' dediler.
Erhan Aktaş
Sonra onun yanına girdiklerinde: "Ey saygıdeğer Aziz![1] Bize ve ailemize darlık dokundu. Az bir sermaye ile geldik. Bize tam ölçek ver ve bize tasaddukta[2] bulun. Kuşkusuz, Allah tasadduk edenlerin ödülünü verir." dediler.
Progressive Muslims
So when they entered upon him, they said: "O Governor, we have been afflicted with harm, us and our family, and we have come with poor goods to trade, so give us a measure of grain, and be charitable towards us, for God does reward the charitable. "
Sam Gerrans
And when they entered upon him, they said: “O Governor: affliction has touched us and our people, and we have come with paltry merchandise. Fulfil thou for us the measure, and be thou charitable to us; God rewards the charitable.”
Aisha Bewley
So when they came into his presence, they said, ‘Your Eminence! Hardship has hit us and our families. We bring scant merchandise, but fill the measure for us generously. Allah always rewards a generous giver.’
Rashad Khalifa
When they entered (Joseph's) quarters, they said, "O you noble one, we have suffered a lot of hardship, along with our family, and we have brought inferior goods. But we hope that you will give us full measure and be charitable to us. GOD rewards the charitable."
Edip-Layth
So when they entered upon him, they said, "O Governor, we have been afflicted with harm, us and our family, and we have come with poor goods to trade, so give us a measure of grain, and be charitable towards us, for God does reward the charitable."
Monoteist Meali
Sonra onun yanına girdiklerinde: "Ey saygıdeğer Aziz![1] Bize ve ailemize darlık dokundu. Az bir sermaye ile geldik. Bize tam ölçek ver ve bize tasaddukta[2] bulun. Kuşkusuz, Allah tasadduk edenlerin ödülünü verir." dediler.
Dipnotlar
[1] Yönetici, vezir.
[2] Karşılıksız yardımda bulun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | felemma | böylece | - |
| 2 | dehalu | girdiklerinde | دخل |
| 3 | aleyhi | onun huzuruna | - |
| 4 | kalu | dediler ki | قول |
| 5 | ya eyyuha | ey | - |
| 6 | l-azizu | vezir | عزز |
| 7 | messena | bize dokundu | مسس |
| 8 | ve ehlena | ve çocuklarımıza | اهل |
| 9 | d-durru | darlık | ضرر |
| 10 | ve ci'na | ve geldik | جيا |
| 11 | bibidaatin | bir sermaye ile | بدع |
| 12 | muzcatin | değersiz | زجو |
| 13 | feevfi | tam ver | وفي |
| 14 | lena | bize | - |
| 15 | l-keyle | ölçyü | كيل |
| 16 | ve tesaddek | ve tasadduk eyle | صدق |
| 17 | aleyna | bize | - |
| 18 | inne | çünkü | - |
| 19 | llahe | Allah | - |
| 20 | yeczi | mükafatlandırır | جزي |
| 21 | l-mutesaddikine | tasadduk edenleri | صدق |
Bayraktar Bayraklı
Ya'kub'un oğulları tekrar Mısır'a, Yusuf'un yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey Aziz!Bize ve çocuklarımıza darlık dokundu, değersiz bir sermaye ile geldik; ama sen bizim için tam ölçü ver, bize bağışta bulun. Şüphesiz, Allah bağışta bulunanları ödüllendirir."
Mehmet Okuyan
(Kardeşleri) Yusuf'un yanına girdiklerinde şöyle demişlerdi: "Ey vezir! Bizi ve ailemizi kıtlık bastı ve biz değersiz (az) bir sermaye ile geldik. Hakkımızı tam ölçerek ver! (Ayrıca) bize bağışta da bulun! Şüphesiz ki Allah bağışta bulunanları ödüllendirir."
Edip Yüksel
Huzuruna girince, "Sayın ekselans, bize ve ailemize darlık dokundu; bu yüzden değersiz bir eşya ile geldik. Ama sen bize tam ölçü ver, bize yardımda bulun. ALLAH sadaka verenleri ödüllendirir" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Onlar gidip de Yusuf'un huzuruna çıkınca şöyle dediler: "Ey vezir! Bizi ve ailemizi kıtlık sardı. (Bu defa) Az bir sermaye ile geldik. Fakat sen bize yine de erzakımızı tam ver, (fazlasını da) bize sadaka vermiş ol. Allah sadaka verenleri mutlaka ödüllendirir."
Ali Rıza Safa
Sonunda, yanına girdiklerinde, "Ey yönetici!" dediler; "Biz ve ailemiz, zorlu bir darlığa düştük ve az bir birikimle geldik. Şimdi bize ölçeği tam olarak ver. Ayrıca, karşılıksız olarak da ver. Kuşkusuz, Allah, karşılıksız verenleri ödülsüz bırakmaz!"
Mustafa İslamoğlu
Derken onlar (tekrar Mısır'a gelip Yusuf'un) huzuruna çıktılar: "Ey saygın yönetici!" dediler, "Biz ve ailemiz kıtlıktan dolayı perişan olduk; üstelik bedel (olarak) getirdiğimiz şeyler de pek yetersiz. Buna rağmen sen (yine de) bize tam ölçek ver! İstersen üzerine ikramını (da ilave) et! Unutma ki Allah ikram edenlerin karşılığını verir.
Yaşar Nuri Öztürk
Tekrar Yusuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik. Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol. Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."
Ali Bulaç
Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine Yusuf'un huzuruna girdikleri vakit dediler ki: "Ey şanlı Aziz! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı bastırıverdi, önemsiz bir sermaye ile de geldik. Yine bize erzakımızı tam ölçü ver ve bize biraz da sadaka ver; çünkü Allah sadaka verenlere mükafatını verir!"
Muhammed Esed
(Yakub'un oğulları Mısır'a geri dönüp Yusuf'un) huzuruna çıktıklarında, "Ey soylu kişi!" dediler, "Biz ve ailemiz (yine) darlık ve sıkıntıya düştük ve pek değersiz bir şeyle çıkıp geldik; sen yine de bizim için tartıyı tam tut ve bize karşı cömert ol; çünkü Allah cömertçe verenleri ödüllendirir!"
Diyanet İşleri
Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vaktaki huzuruna girdiler, ey şanlı Aziz, dediler: bize ve ıyalimize zaruret messetti, pek ehemmiyetsiz bir sermaye ile de geldik, yine bize tam ölçü ver ve bize tesadduk buyur, çünkü Allah, tasadduk edenlere mükafatını verir
Süleyman Ateş
(Ya'kub'un oğulları, tekrar Mısır'a) Yusuf'un yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey vezir, bize ve çocuklarımıza darlık dokundu, değersiz de bir sermaye ile geldik, ama sen bizim için tam ölçü ver, bize tasadduk eyle; çünkü Allah, tasadduk edenleri mükafatlandırır."
Gültekin Onan
Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ehlimize (ailemize) şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Tanrı tasaddukta bulunanlara karşılığını verir."
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine (Ya'kubun oğulları tekrar Mısıra gidib Yuusufun) huzuruna girdikleri zaman dediler ki: "Ey aziz, bizi de, ailemizi de darlık basdı. Pek ehemmiyyetsiz bir sermaye ile geldik. Bize yine tam ölçek ver. Hakkımızda ayrıca lütufkarlık da et. Zira Allah lutufkarları mükafatlandırır".
İbni Kesir
Onlar yanına vardıklarında dediler ki: Ey Aziz; bizi de ailemizi de darlık bastı, pek değersiz bir malla geldik. Bize yine tam ölçek ver de tasadduk et. Muhakkak ki Allah, tasadduk edenleri mükafaatlandırır.
Şaban Piriş
Kardeşleri Yusuf'un yanına girdiklerinde: -Ey Aziz! Biz ve ailemiz sıkıntı ve ihtiyaç içerisindeyiz; pek değersiz bir malla geldik; ölçeği bize bol tut ve sadaka ver; Allah sadaka verenleri şüphesiz mükafatlandırır, dediler.
Ahmed Hulusi
(Daha sonra tekrar erzak için Mısır'a giden kardeşler) Onun (Yusuf'un) yanına girdiklerinde: "Ey Aziyz. . . Ailemiz büyük darlık ve sıkıntıya düştü. . . Pek değerli olmayan bir sermaye ile geldik. . . Bize tam ölçek ver ve bize bağışta bulun fazladan. . . Muhakkak ki Allah bağışta bulunanları cezalandırır (karşılığını verir). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
(Yusuf'un) Huzuruna girince, 'Sayın ekselans, bize ve ailemize darlık dokundu; bu yüzden değersiz bir eşya ile geldik. Ama sen bize tam ölçü ver, bize yardımda bulun. ALLAH sadaka verenleri ödüllendirir,' dediler.
Erhan Aktaş
Sonra onun yanına girdiklerinde: "Ey saygıdeğer Aziz![1] Bize ve ailemize darlık dokundu. Az bir sermaye ile geldik. Bize tam ölçek ver ve bize tasaddukta[2] bulun. Kuşkusuz, Allah tasadduk edenlerin ödülünü verir." dediler.
Progressive Muslims
So when they entered upon him, they said: "O Governor, we have been afflicted with harm, us and our family, and we have come with poor goods to trade, so give us a measure of grain, and be charitable towards us, for God does reward the charitable. "
Sam Gerrans
And when they entered upon him, they said: “O Governor: affliction has touched us and our people, and we have come with paltry merchandise. Fulfil thou for us the measure, and be thou charitable to us; God rewards the charitable.”
Aisha Bewley
So when they came into his presence, they said, ‘Your Eminence! Hardship has hit us and our families. We bring scant merchandise, but fill the measure for us generously. Allah always rewards a generous giver.’
Rashad Khalifa
When they entered (Joseph's) quarters, they said, "O you noble one, we have suffered a lot of hardship, along with our family, and we have brought inferior goods. But we hope that you will give us full measure and be charitable to us. GOD rewards the charitable."
Edip-Layth
So when they entered upon him, they said, "O Governor, we have been afflicted with harm, us and our family, and we have come with poor goods to trade, so give us a measure of grain, and be charitable towards us, for God does reward the charitable."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.