11. Hûd suresi, 87. ayet

Kalu ya şuaybu e salatuke te'muruke en netruke ma ya'budu abauna ev en nef'ale fi emvalina ma neşa', inneke le entel halimur reşid.
Monoteist Meali
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamızı; mallarımızı, istediğimiz gibi kullanmaktan vazgeçmemizi senin salatın[1] mı buyuruyor? Oysaki sen yumuşak huylu, aklı başında bir adamsın."
Dipnotlar
[1] "Salat kelimesinin; Allah'a yönelme, namaz, destek, dua, ibadet, yardımlaşma, dayanışma, ve din gibi anlamları bulunmaktadır. Bu ayette, "din" anlamında kullanılmıştır.
# Kelime Anlam Kök
1 kalu onlar (şöyle) dediler قول
2 ya şuaybu Şuayb -
3 esalatuke salatın mı صلو
4 te'muruke sana emrediyor امر
5 en -
6 netruke bırakmamızı ترك
7 ma şeyleri -
8 yea'budu taptıkları عبد
9 aba'una babalarımızın ابو
10 ev yahut -
11 en -
12 nef'ale yapmaktan vazgeçmemizi فعل
13 fi -
14 emvalina mallarımızda مول
15 ma şeyi -
16 neşa'u istediğimiz شيا
17 inneke doğrusu sen -
18 leente birisin -
19 l-halimu yufka yürekli حلم
20 r-raşidu akıllı رشد
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptıklarını, yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana imanın/dinin mi emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın."
Mehmet Okuyan
(Medyenliler Şuayb'a) şöyle demişlerdi: "Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları) veya mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terketmemizi[1] sana salâtın (ibadetin) mi emrediyor?[2] Şüphesiz ki sen çok hoşgörülüsün; akıllısın!"
Edip Yüksel
Dediler ki: "Şuayb, atalarımızın hizmet etmiş olduklarından veya ticaretimizi dilediğimiz gibi çevirmekten vazgeçmemizi senin salatın mı gerektiriyor? Sen aslında yumuşak huylusun, akıllısın."[1]
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarını bırakmamızı, mallarımızı istediğimiz gibi[1] kullanmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı /senin inancın mı emrediyor? Sen ne kadar da yumuşak huylu ve akıllı (!)[2] biriymişsin."
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Ey Şuayb! Atalarımızın hizmet ettiklerini veya mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı bırakmamızı, senin namazın mı zorunlu yapıyor? Aslında, yumuşak huylu ve aklı başında birisin!"
Mustafa İslamoğlu
"Ey Şuayb!" dediler, "Atalarımızn taptıklarını, ya da mallarımız üzerinde keyfimizce tasarrufta bulunmayı terk etmemizi, senin salat'ın mı emretmektedir? Oysa ki (bizce) sen oldukça uyumlu ve akıllı bir adamsın!"
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Ey Şuayb! Namazın mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın."
Ali Bulaç
Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımız hususunda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor? Herhalde sen çok uslu ve akıllısın !" dediler.
Muhammed Esed
"Ey Şuayb!" dediler, "(Şu) senin dua (alışkanlığın) mı, atalarımızın tapınageldiği şeyleri bırakmamız ve malımız mülkümüz üzerine keyfi tasarruflarda bulunmamamız yönünde bizi uyarmanı zorunlu kılıyor? Çünkü, (biz) sen(i) aslında yumuşak başlı, aklı başında biri (olarak biliriz).
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya Şuayb, dediler: atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmamızı sana namazın mı emrediyor? Her halde sen, çok uslu akıllısın
Süleyman Ateş
"Ey Şu'ayb, dediler, senin namazın mı sana, babalarımızın taptığı şeylerden, yahut mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor? Oysa sen, yumuşak huylu, akıllı(bir insan)sın!"
Gültekin Onan
Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı buyuruyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."
Hasan Basri Çantay
Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın tapdığı şeylerden, yahud mallarımızdan ne dilersek onu yapmamızdan vaz geçmemizi sana namazın mı emrediyor? Çünkü sen, muhakkak ki sen (biliyoruz) yumuşak huylu, aklı başında (bir adam) sın".
İbni Kesir
Dediler ki: Ey Şuayb; senin namazın mı bize babalarımızın taptıklarını ve mallarımızı dilediğimiz gibi kullanmamızı men'ediyor? Sen, doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin.
Şaban Piriş
Onlar da: -Ey Şuayb, atalarımızın kulluk ettiğini veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı bırakmamızı senin salatın mı emrediyor? Oysa sen olgun ve yumuşak huylu birisiydin, dediler.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Ya Şuayb. . . Yöneldiğin mi sana emrediyor, atalarımızın tapındıklarına tapınmamamızı ya da mallarımızda dilediğimiz gibi tasarruf etmememizi! Muhakkak ki sen Haliym'sin, Reşiyd'sin. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dediler ki: 'Şuayb, atalarımızın tapmış olduklarını veya ticaretimizi dilediğimiz gibi çevirmekten vazgeçmemizi, senin namazın mı gerektiriyor? Sen aslında yumuşak huylusun, akıllısın.'
Erhan Aktaş
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamızı; mallarımızı, istediğimiz gibi kullanmaktan vazgeçmemizi senin salatın[1] mı buyuruyor? Oysaki sen yumuşak huylu, aklı başında bir adamsın."
Progressive Muslims
They said: "O Shu'ayb, does your contact-method order you that we leave what our fathers served, or that we do not do with our money as we please You are the compassionate, the sane!"
Sam Gerrans
They said: “O Shuʿayb: does thy duty command thee that we leave what our fathers served, or that we do not with our wealth what we will? Thou art the clement, the right-minded!”
Aisha Bewley
They said, ‘Shu‘ayb, do your prayers instruct you that we should abandon what our fathers worshipped or stop doing whatever we want to with our wealth? You are clearly the forbearing, the rightly-guided!’
Rashad Khalifa
They said, "O Shu'aib, does your religion dictate upon you that we must abandon our parents' religion, or running our businesses in any manner we choose? Surely, you are known for being clement, wise."
Edip-Layth
They said, "O Shuayb, does your contact prayer order you that we leave what our fathers served, or that we do not do with our money as we please? You are the compassionate, the sane!"
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.