Monoteist Meali
Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.
لَقَدْ
جَآءَكُمْ
رَسُولٌۭ
مِّنْ
أَنفُسِكُمْ
عَزِيزٌ
عَلَيْهِ
مَا
عَنِتُّمْ
حَرِيصٌ
عَلَيْكُم
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
رَءُوفٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Lekad caekum resulun min enfusikum aziz, aleyhi ma anittum harisun aleykum bil mu'minine raufun rahim.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | lekad | andolsun | - |
| 2 | ca'ekum | size gelmiştir | جيا |
| 3 | rasulun | bir Elçi | رسل |
| 4 | min | - | |
| 5 | enfusikum | içinizden | نفس |
| 6 | azizun | ağır gelen | عزز |
| 7 | aleyhi | ona | - |
| 8 | ma | - | |
| 9 | anittum | sıkıntıya uğramanız | عنت |
| 10 | harisun | düşkün | حرس |
| 11 | aleykum | size | - |
| 12 | bil-mu'minine | mü'minlere | امن |
| 13 | ra'ufun | şefkatli | راف |
| 14 | rahimun | merhametlidir | رحم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkündür; müminlere karşı çok şefkatlidir; merhametlidir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki size kendinizden öyle bir Elçi gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.[1] Size çok düşkündür; müminlere karşı elbette çok şefkatlidir, merhametlidir.[2]
Edip Yüksel
İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, iman edenlere şefkatli, merhametlidir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Şurası bir gerçek ki size içinizden[1] bir elçi geldi. Sizin sıkıntıya düşmeniz, ona ağır gelir[2]. O, üstünüze titrer. Müminlere karşı pek şefkatli ve pek merhametlidir[3].
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, kendi aranızdan, size bir elçi gelmiştir. Sıkıntıya düşmeniz, Ona ağır gelir. Size çok düşkün, inananlara karşı, sevecendir, merhametlidir.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu (ey insanlık)! Size kendi türünüzden bir Elçi gelmiştir ki o pek azizdir: sizin zorlanmanız ona pek ağır geliyor, üzerine hassasiyetle titriyor; çünkü o mü'minlere karşı şefkat pınarı bir rauf, merhamet abidesi bir rahimdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, içinizden size onurlu bir resul gelmiştir. Sizi rahatsız eden şey onu da üzer. Çok düşkündür size. Müminlere ise daha şefkatli, daha merhametlidir.
Ali Bulaç
Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, size kendinizden gayet izzetli bir peygamber geldi; zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze çokça titriyor; mü'minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, (ey insanlar,) size kendi içinizden bir Elçi gelmiştir: sizin (öte dünyada) çekmek zorunda kalabileceğiniz sıkıntıdan ötürü kendini (zihnen) büyük bir yük altında hisseden; size çok düşkün (ve) müminlere karşı şefkat ve merhametle dolu bir Elçi...
Diyanet İşleri
Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için size bir Resul geldi ki: kendinizden, gayet ızzetli, zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze hırs ile titriyor, mü'minlere rauf, rahimdir
Süleyman Ateş
Andolsun, içinizden size öyle bir Elçi geldi ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, mü'minlere şefkatli, merhametlidir.
Gültekin Onan
Andolsun, size içinizden, sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, inançlılara şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmişdir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güc gelir. Üstünüze çok düşkündür. Mü'minleri cidden esirgeyicidir, bağışlayıcıdır o..
İbni Kesir
Andolsun ki; size kendinizden bir peygamber gelmiştir. Sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelir. Sizin üzerinize düşkündür, mü'minlere rauf ve rahim' dir.
Şaban Piriş
Andolsun ki, içinizden size, sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir resul gelmiştir.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki size Rasul geldi içinizden, Aziyz'dir; sizin sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir. . . Size haristir! İmanlılara (hakikatine iman edene) Rauf (şefkatli) ve Rahıym'dir (hakikatlerindeki kemalatlarını yaşatıcıdır).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, inananlara şefkatli, merhametlidir
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.
Progressive Muslims
A messenger has come to you from yourselves, concerned over your suffering, anxious over you, towards the believers he is compassionate, merciful.
Sam Gerrans
There has come to you a messenger from among yourselves; grievous to him is what grieves you; one concerned for you; to the believers kind and merciful.
Aisha Bewley
A Messenger has come to you from among yourselves. Your suffering is distressing to him; he is deeply concerned for you; he is gentle and merciful to the muminun.
Rashad Khalifa
-
Edip-Layth
-
Monoteist Meali
Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | lekad | andolsun | - |
| 2 | ca'ekum | size gelmiştir | جيا |
| 3 | rasulun | bir Elçi | رسل |
| 4 | min | - | |
| 5 | enfusikum | içinizden | نفس |
| 6 | azizun | ağır gelen | عزز |
| 7 | aleyhi | ona | - |
| 8 | ma | - | |
| 9 | anittum | sıkıntıya uğramanız | عنت |
| 10 | harisun | düşkün | حرس |
| 11 | aleykum | size | - |
| 12 | bil-mu'minine | mü'minlere | امن |
| 13 | ra'ufun | şefkatli | راف |
| 14 | rahimun | merhametlidir | رحم |
Bayraktar Bayraklı
Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkündür; müminlere karşı çok şefkatlidir; merhametlidir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki size kendinizden öyle bir Elçi gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.[1] Size çok düşkündür; müminlere karşı elbette çok şefkatlidir, merhametlidir.[2]
Edip Yüksel
İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, iman edenlere şefkatli, merhametlidir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Şurası bir gerçek ki size içinizden[1] bir elçi geldi. Sizin sıkıntıya düşmeniz, ona ağır gelir[2]. O, üstünüze titrer. Müminlere karşı pek şefkatli ve pek merhametlidir[3].
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, kendi aranızdan, size bir elçi gelmiştir. Sıkıntıya düşmeniz, Ona ağır gelir. Size çok düşkün, inananlara karşı, sevecendir, merhametlidir.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu (ey insanlık)! Size kendi türünüzden bir Elçi gelmiştir ki o pek azizdir: sizin zorlanmanız ona pek ağır geliyor, üzerine hassasiyetle titriyor; çünkü o mü'minlere karşı şefkat pınarı bir rauf, merhamet abidesi bir rahimdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, içinizden size onurlu bir resul gelmiştir. Sizi rahatsız eden şey onu da üzer. Çok düşkündür size. Müminlere ise daha şefkatli, daha merhametlidir.
Ali Bulaç
Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, size kendinizden gayet izzetli bir peygamber geldi; zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze çokça titriyor; mü'minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, (ey insanlar,) size kendi içinizden bir Elçi gelmiştir: sizin (öte dünyada) çekmek zorunda kalabileceğiniz sıkıntıdan ötürü kendini (zihnen) büyük bir yük altında hisseden; size çok düşkün (ve) müminlere karşı şefkat ve merhametle dolu bir Elçi...
Diyanet İşleri
Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için size bir Resul geldi ki: kendinizden, gayet ızzetli, zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze hırs ile titriyor, mü'minlere rauf, rahimdir
Süleyman Ateş
Andolsun, içinizden size öyle bir Elçi geldi ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, mü'minlere şefkatli, merhametlidir.
Gültekin Onan
Andolsun, size içinizden, sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, inançlılara şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmişdir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güc gelir. Üstünüze çok düşkündür. Mü'minleri cidden esirgeyicidir, bağışlayıcıdır o..
İbni Kesir
Andolsun ki; size kendinizden bir peygamber gelmiştir. Sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelir. Sizin üzerinize düşkündür, mü'minlere rauf ve rahim' dir.
Şaban Piriş
Andolsun ki, içinizden size, sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir resul gelmiştir.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki size Rasul geldi içinizden, Aziyz'dir; sizin sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir. . . Size haristir! İmanlılara (hakikatine iman edene) Rauf (şefkatli) ve Rahıym'dir (hakikatlerindeki kemalatlarını yaşatıcıdır).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, inananlara şefkatli, merhametlidir
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.
Progressive Muslims
A messenger has come to you from yourselves, concerned over your suffering, anxious over you, towards the believers he is compassionate, merciful.
Sam Gerrans
There has come to you a messenger from among yourselves; grievous to him is what grieves you; one concerned for you; to the believers kind and merciful.
Aisha Bewley
A Messenger has come to you from among yourselves. Your suffering is distressing to him; he is deeply concerned for you; he is gentle and merciful to the muminun.
Rashad Khalifa
-
Edip-Layth
-
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.