Monoteist Meali
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Kemeselillezine min kablihim kariben zaku ve bale emrihim ve lehum azabun elim.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onların durumu, kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanlara benzemektedir. Onlara acıklı bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
(Onların durumu), kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların örneği gibidir. Onlara elem verici bir azap vardır.
Edip Yüksel
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı hak etmişlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Onların (Beni Nadir Yahudilerinin) durumu, kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını tadanların (Beni Kaynuka Yahudilerinin) durumu gibidir[1]. Onlar için acıklı bir azap oldu.
Ali Rıza Safa
Kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının karşılığını tatmış olanlara benziyorlar. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.
Mustafa İslamoğlu
(Onların akıbeti de), kendilerinden hemen önce yaptıklarının acısını tadanların akıbetine benzeyecektir; dahası onları can yakıcı bir azap beklemektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar. Acı bir azap var onlara...
Ali Bulaç
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Onların durumu) kendilerinden az öncekiler gibidir ki, yaptıklarının cezasını tattılar, ayrıca onlara acı bir azap vardır.
Muhammed Esed
(Ey müminler, düşmanlarınızın her ikisinin akibeti de) onlardan kısa bir süre önce, kendi yaptıklarından doğan felaketi tatmış olanlar(ınki) gibi (olacak)tır ve onları (öteki dünyada daha şiddetli) bir azap beklemektedir;
Diyanet İşleri
Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yakında önlerinden geçenler gibi ki emirlerinin vebalini tattılar, daha da onlara elim bir azab var
Süleyman Ateş
(Onların durumu), kendilerinden az önce, yaptıklarının vebalini tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin durumu gibidir.
Gültekin Onan
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, buyruklarının / buyrultularının sonucunu tatmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Hasan Basri Çantay
(Onların) haali kendilerinden az öncekiler (in haali) gibidir ki onlar, yapdıklarının kötü aakıbetini (dünyada) tatmışlardır. Onlar için (ahiretde de) çetin bir azab vardır.
İbni Kesir
Kendilerinden az önce geçmiş ve işlerin vebalini tatmış olanların durumu gibidir. Onlar için elim bir azab vardır.
Şaban Piriş
Onlar, kendilerinden az önce, yaptıklarının cezasını tadan kimseler gibidir. Onlar için acı bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
(Bu Yahudilerin misali) kendilerinden yakın (zaman) önce (Bedir'de) işlerinin vebalini tatmış ve kendileri için (sonsuz gelecekte) feci bir azap olan kimselerin meseli gibidir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı haketmişlerdi.
Erhan Aktaş
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Progressive Muslims
Like the example of those who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
Sam Gerrans
As the likeness of those shortly before them: — they tasted the evil consequence of their affair, and they have a painful punishment;
Aisha Bewley
They are the same as those a short time before them who tasted the evil consequences of what they did. They will have a painful punishment.
Rashad Khalifa
Their fate is the same as their counterparts who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
Edip-Layth
Like the example of those who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
Monoteist Meali
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Onların durumu, kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanlara benzemektedir. Onlara acıklı bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
(Onların durumu), kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların örneği gibidir. Onlara elem verici bir azap vardır.
Edip Yüksel
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı hak etmişlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Onların (Beni Nadir Yahudilerinin) durumu, kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını tadanların (Beni Kaynuka Yahudilerinin) durumu gibidir[1]. Onlar için acıklı bir azap oldu.
Ali Rıza Safa
Kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının karşılığını tatmış olanlara benziyorlar. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.
Mustafa İslamoğlu
(Onların akıbeti de), kendilerinden hemen önce yaptıklarının acısını tadanların akıbetine benzeyecektir; dahası onları can yakıcı bir azap beklemektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar. Acı bir azap var onlara...
Ali Bulaç
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Onların durumu) kendilerinden az öncekiler gibidir ki, yaptıklarının cezasını tattılar, ayrıca onlara acı bir azap vardır.
Muhammed Esed
(Ey müminler, düşmanlarınızın her ikisinin akibeti de) onlardan kısa bir süre önce, kendi yaptıklarından doğan felaketi tatmış olanlar(ınki) gibi (olacak)tır ve onları (öteki dünyada daha şiddetli) bir azap beklemektedir;
Diyanet İşleri
Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yakında önlerinden geçenler gibi ki emirlerinin vebalini tattılar, daha da onlara elim bir azab var
Süleyman Ateş
(Onların durumu), kendilerinden az önce, yaptıklarının vebalini tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin durumu gibidir.
Gültekin Onan
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, buyruklarının / buyrultularının sonucunu tatmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Hasan Basri Çantay
(Onların) haali kendilerinden az öncekiler (in haali) gibidir ki onlar, yapdıklarının kötü aakıbetini (dünyada) tatmışlardır. Onlar için (ahiretde de) çetin bir azab vardır.
İbni Kesir
Kendilerinden az önce geçmiş ve işlerin vebalini tatmış olanların durumu gibidir. Onlar için elim bir azab vardır.
Şaban Piriş
Onlar, kendilerinden az önce, yaptıklarının cezasını tadan kimseler gibidir. Onlar için acı bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
(Bu Yahudilerin misali) kendilerinden yakın (zaman) önce (Bedir'de) işlerinin vebalini tatmış ve kendileri için (sonsuz gelecekte) feci bir azap olan kimselerin meseli gibidir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı haketmişlerdi.
Erhan Aktaş
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Progressive Muslims
Like the example of those who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
Sam Gerrans
As the likeness of those shortly before them: — they tasted the evil consequence of their affair, and they have a painful punishment;
Aisha Bewley
They are the same as those a short time before them who tasted the evil consequences of what they did. They will have a painful punishment.
Rashad Khalifa
Their fate is the same as their counterparts who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
Edip-Layth
Like the example of those who preceded them. They suffered the consequences of their decisions. They have incurred a painful retribution.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.