Monoteist Meali
Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat[1] sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin[2] hevalarına[3] uyma.
Dipnotlar
[1]
Yol, yöntem, yasa. İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
[2]
Gerçeği kavramamış olanların.
[3]
Tutku, istek ve kuruntularına.
ثُمَّ
جَعَلْنَـٰكَ
عَلَىٰ
شَرِيعَةٍۢ
مِّنَ
ٱلْأَمْرِ
فَٱتَّبِعْهَا
وَلَا
تَتَّبِعْ
أَهْوَآءَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Summe cealnake ala şeriatin minel emri fettebi' ha ve la tettebi' ehvaellezine la ya'lemun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Sonra sana da emrimizden bir yasa belirledik; artık ona uy, bilmeyenlerin arzularına uyma!
Mehmet Okuyan
Sonra da seni iş (din) konusunda bir şeriat[1] (kanun) sahibi kıldık. Sen ona uy;[2] bilmeyenlerin isteklerine uyma!
Edip Yüksel
Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.
Süleymaniye Vakfı
Sonra seni de aynı görevlerle bir şeriat /yol üzerinde (olmakla) görevlendirdik. Sen o şeriata uy; bilmeyenlerin arzularına uyma[1].
Ali Rıza Safa
Sonra, sana, buyruğumuzdan yasalar verdik. Artık, Ona bağlı kal ve bilmeyenlerin isteklerine uyma.
Mustafa İslamoğlu
Son olarak, seni de bu görevi (hakkıyla ifa edeceğin) bir yol ve yönteme kavuşturduk: o yolu izle, sakın ha (kendini) bilmezlerin keyfi yargılarına uyma!
Yaşar Nuri Öztürk
Daha sonra seni, iş ve yönetimde bir şeriat/bir yol, yöntem üzerine koyduk. Artık ona uy! Bilmeyenlerin keyifleri ardınca gitme!
Ali Bulaç
Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra emirden (olan) bir şeriat ile seni vazifelendirdik; onun için sen o şeriata uy da, ilmi olmayanların arzularına uyma!
Muhammed Esed
Ve son olarak (ey Muhammed,) seni (imanın) hedefini gerçekleştireceğin bir yola koyduk. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma.
Diyanet İşleri
Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra emirden bir şeriat üzere seni me'mur kıldık, onun için sen o şeriate ittiba' eyle de ılmi olmıyanların hevalarına uyma
Süleyman Ateş
Sonra seni de buyruk(umuz)dan bir şeriate (bir hukuk düzenine) koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin keyiflerine uyma.
Gültekin Onan
Sonra seni de bu buyruktan bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin hevalarına uyma.
Hasan Basri Çantay
Sonra (Habibim) seni de (din) emr (in) den bir şeriatın üstüne me'mur kıldık. O halde sen ona tabi' ol. Bilmezlerin heva (ve heves) lerine uyma.
İbni Kesir
Sonra seni de emirden bir şeriat üzere kıldık. Öyleyse sen; ona uy, sakın bilmeyenlerin heveslerine uyma.
Şaban Piriş
Sonra sana da, emrimiz ile bir yol gösterdik. Ona uy. Bilmeyenlerin heveslerine uyma.
Ahmed Hulusi
Sonra biz seni, hükmümüzle oluşmuş şartlarla meydana getirdik! Ona uy, (Hakikati, Dini) bilmeyenlerin hevalarına (bedensellikten kaynaklanan heves ve düşüncelerine) tabi olma!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.
Erhan Aktaş
Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat[1] sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin[2] hevalarına[3] uyma.
Progressive Muslims
Then We have established you on the correct path; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.
Sam Gerrans
Then set We thee upon a way of the command; follow thou it, and follow thou not the vain desires of those who know not;
Aisha Bewley
Then We placed you on the right road of Our Command, so follow it. Do not follow the whims and desires of those who do not know.
Rashad Khalifa
We then appointed you to establish the correct laws; you shall follow this, and do not follow the wishes of those who do not know.
Edip-Layth
Then We have established you on the correct path; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.
Monoteist Meali
Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat[1] sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin[2] hevalarına[3] uyma.
Dipnotlar
[1] Yol, yöntem, yasa. İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
[2] Gerçeği kavramamış olanların.
[3] Tutku, istek ve kuruntularına.
Bayraktar Bayraklı
Sonra sana da emrimizden bir yasa belirledik; artık ona uy, bilmeyenlerin arzularına uyma!
Mehmet Okuyan
Sonra da seni iş (din) konusunda bir şeriat[1] (kanun) sahibi kıldık. Sen ona uy;[2] bilmeyenlerin isteklerine uyma!
Edip Yüksel
Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.
Süleymaniye Vakfı
Sonra seni de aynı görevlerle bir şeriat /yol üzerinde (olmakla) görevlendirdik. Sen o şeriata uy; bilmeyenlerin arzularına uyma[1].
Ali Rıza Safa
Sonra, sana, buyruğumuzdan yasalar verdik. Artık, Ona bağlı kal ve bilmeyenlerin isteklerine uyma.
Mustafa İslamoğlu
Son olarak, seni de bu görevi (hakkıyla ifa edeceğin) bir yol ve yönteme kavuşturduk: o yolu izle, sakın ha (kendini) bilmezlerin keyfi yargılarına uyma!
Yaşar Nuri Öztürk
Daha sonra seni, iş ve yönetimde bir şeriat/bir yol, yöntem üzerine koyduk. Artık ona uy! Bilmeyenlerin keyifleri ardınca gitme!
Ali Bulaç
Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra emirden (olan) bir şeriat ile seni vazifelendirdik; onun için sen o şeriata uy da, ilmi olmayanların arzularına uyma!
Muhammed Esed
Ve son olarak (ey Muhammed,) seni (imanın) hedefini gerçekleştireceğin bir yola koyduk. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma.
Diyanet İşleri
Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra emirden bir şeriat üzere seni me'mur kıldık, onun için sen o şeriate ittiba' eyle de ılmi olmıyanların hevalarına uyma
Süleyman Ateş
Sonra seni de buyruk(umuz)dan bir şeriate (bir hukuk düzenine) koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin keyiflerine uyma.
Gültekin Onan
Sonra seni de bu buyruktan bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin hevalarına uyma.
Hasan Basri Çantay
Sonra (Habibim) seni de (din) emr (in) den bir şeriatın üstüne me'mur kıldık. O halde sen ona tabi' ol. Bilmezlerin heva (ve heves) lerine uyma.
İbni Kesir
Sonra seni de emirden bir şeriat üzere kıldık. Öyleyse sen; ona uy, sakın bilmeyenlerin heveslerine uyma.
Şaban Piriş
Sonra sana da, emrimiz ile bir yol gösterdik. Ona uy. Bilmeyenlerin heveslerine uyma.
Ahmed Hulusi
Sonra biz seni, hükmümüzle oluşmuş şartlarla meydana getirdik! Ona uy, (Hakikati, Dini) bilmeyenlerin hevalarına (bedensellikten kaynaklanan heves ve düşüncelerine) tabi olma!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.
Erhan Aktaş
Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat[1] sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin[2] hevalarına[3] uyma.
Progressive Muslims
Then We have established you on the correct path; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.
Sam Gerrans
Then set We thee upon a way of the command; follow thou it, and follow thou not the vain desires of those who know not;
Aisha Bewley
Then We placed you on the right road of Our Command, so follow it. Do not follow the whims and desires of those who do not know.
Rashad Khalifa
We then appointed you to establish the correct laws; you shall follow this, and do not follow the wishes of those who do not know.
Edip-Layth
Then We have established you on the correct path; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.