43. Zuhruf suresi, 29. ayet

Bel metta'tu haulai ve abaehum hatta caehumul hakku ve resulun mubin.
Monoteist Meali
Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir Resul gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.
# Kelime Anlam Kök
1 bel doğrusu -
2 mettea'tu yaşattım متع
3 ha'ula'i bunları -
4 ve aba'ehum ve babalarını ابو
5 hatta dek -
6 ca'ehumu kendilerine gelinceye جيا
7 l-hakku gerçek söz حقق
8 ve rasulun ve elçi رسل
9 mubinun açıklayan بين
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu ben, bunları ve babalarını, bu gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
Mehmet Okuyan
Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.
Edip Yüksel
Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.
Süleymaniye Vakfı
Aslında kendilerine bu gerçek (Kur'an) ve resul olduğu apaçık olan kişi (Muhammed) gelinceye kadar bunları da atalarını da nimetlerden yararlandırdım.
Ali Rıza Safa
Hayır! Gerçeği ve onu açıklayan bir elçiyi gönderinceye dek, onları ve atalarını geçindirdim.
Mustafa İslamoğlu
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikat) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
Yaşar Nuri Öztürk
Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.
Ali Bulaç
Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım, yaşattım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat bunları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık anlatan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.
Muhammed Esed
Şimdi, (İbrahim'den sonra yaşamış olanlara gelince,) onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:
Diyanet İşleri
Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur'an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat şunları ve atalarını ta kendilerine hakk ve bir Resuli mübin gelinciye kadar müstefid edip yaşattım
Süleyman Ateş
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.
Gültekin Onan
Hayır; ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım, yaşattım.
Hasan Basri Çantay
Daha doğrusu ben onları da, atlarını da, kendilerine hak (ve şeriat hükümlerini) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar, faidelendirdim (yaşatdım).
İbni Kesir
Hayır. Ben, onları da, atalarını da hakkı açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.
Şaban Piriş
Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.
Ahmed Hulusi
Bunları ve onların atalarını, kendilerine Hak ve apaçık bir Rasul gelinceye kadar dünyadan yararlandırdım.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.
Erhan Aktaş
Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir Resul gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.
Progressive Muslims
Indeed, I have given these people and their fathers to enjoy, until the truth came to them, and a clarifying messenger.
Sam Gerrans
The truth is, I gave these and their fathers enjoyment, until there came to them the truth and a clear messenger.
Aisha Bewley
I let those people and their forefathers enjoy themselves until the truth came to them and a Messenger to make it clear.
Rashad Khalifa
Indeed, I have given these people and their ancestors sufficient chances, then the truth came to them, and a clarifying messenger.
Edip-Layth
Indeed, I have given these people and their fathers enjoyment, until the truth came to them, and a clarifying messenger.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.