41. Fussilet suresi, 4. ayet

Beşiren ve nezira, fe a'rada ekseruhum fehum la yesmeun.
Monoteist Meali
Haber verici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
# Kelime Anlam Kök
1 beşiran müjdeleyici olarak بشر
2 ve neziran ve uyarıcı olarak نذر
3 feea'rade fakat yüz çevirmiştir عرض
4 ekseruhum çokları كثر
5 fehum onlar -
6 la -
7 yesmeune işitmezler سمع
Bayraktar Bayraklı
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Buna rağmen onların çoğu yüz çevirip dinlemezler.
Mehmet Okuyan
(3, 4) (Bu), ayetleri Arapça bir Kur'an olarak açıklanmış,[1] bilen bir toplum için müjdeleyici ve uyarıcı olarak (indirilmiş) bir kitaptır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi; artık dinlemezler.
Edip Yüksel
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Süleymaniye Vakfı
Müjdeleyici ve uyarıcı olsun diye (açıklanmıştır). Fakat onların /insanların çoğu yüz çevirdi; artık dinlemezler[1].
Ali Rıza Safa
Muştulayıcı ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir; artık duymazlar.
Mustafa İslamoğlu
bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak: ama (uyarılanlar var ya), onların çoğu yüz çevirmiştir; artık onlar işitmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.
Ali Bulaç
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem müjdeci olarak, hem gocundurucu; onun için çokları onlara başını çevirmiştir de işitmezler.
Muhammed Esed
güzel haberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat (bu ilahi kelam insanlara ne zaman tebliğ edilse) çoğu yüz çevirir ki (mesajını) duymasınlar;
Diyanet İşleri
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem müjdeci olarak hem gocundurucu, onun için çokları başını çevirmiştir de onlar işitmezler.
Süleyman Ateş
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (gönderilmiştir). Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Gültekin Onan
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.
Hasan Basri Çantay
(2-3-4) (Bu), ayetleri — bilecek (anlayacak) her hangi bir kavm için — ayrı ayrı açıklanmış, (hükmünce amel edenlere) müjdeler verici, (muhaaliflerini başlarına gelecek fena akıbetlerle) korkutucu, Arabca bir Kur'an olmak üzere Rahman (ve) Rahıym tarafından indirilmiş bir kitabdır. (Böyle iken) onların çoğu (bunu düşünüb kabulden) yüz çevirmişdir. Artık dinlemezler onlar.
İbni Kesir
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Ama onların çoğu yüz çevirmiştir, artık onlar işitmezler.
Şaban Piriş
Müjdeci ve uyarıcıdır. Oysa çokları işitmeyerek yüz çevirmiştir.
Ahmed Hulusi
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. . . (Ne var ki) onların çoğunluğu (bu gerçeklerden) yüz çevirmiştir! Onlar işitmezler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Erhan Aktaş
Haber verici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
Progressive Muslims
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.
Sam Gerrans
As a bearer of glad tidings and a warner; but most of them turn away, so they hear not.
Aisha Bewley
bringing good news and giving warning; but most of them have turned away and do not hear.
Rashad Khalifa
A bearer of good news, as well as a warner. However, most of them turn away; they do not hear.
Edip-Layth
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.