Monoteist Meali
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş[1] olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar,[2] Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Dipnotlar
[1]
"İlim" kelimesi ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim verilmiş olmak, ilim sahibi olmak: "Bilgi sahibi olanlar, bilenler" demektir. Bilenler ile kast edilen şey: Düşünenler, akledenler, gerçeği idrak etmiş olanlar, vahyin gerçekliğine iman edenler, Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak eden, kavrayan ve anlamış olanlardır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil, tevhidi bilince sahip olarak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimeleri genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varmanın "bilgisidir."
[2]
4:77. ayetin 2. dipnotu.
لَّـٰكِنِ
ٱلرَّٰسِخُونَ
فِى
ٱلْعِلْمِ
مِنْهُمْ
وَٱلْمُؤْمِنُونَ
يُؤْمِنُونَ
بِمَآ
أُنزِلَ
إِلَيْكَ
وَمَآ
أُنزِلَ
مِن
قَبْلِكَ ۚ
وَٱلْمُقِيمِينَ
ٱلصَّلَوٰةَ ۚ
وَٱلْمُؤْتُونَ
ٱلزَّكَوٰةَ
وَٱلْمُؤْمِنُونَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
سَنُؤْتِيهِمْ
أَجْرًا
عَظِيمًا
Lakinir rasihune fil ilmi minhum vel mu'minune yu'minune bi ma unzile ileyke ve ma unzile min kablike vel mukimines salate vel mu'tunez zekate vel mu'minune billahi vel yevmil ahir. Ulaike se nu'tihim ecran azima.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | lakini | fakat | - |
| 2 | r-rasihune | derinleşmiş olanlar | رسخ |
| 3 | fi | - | |
| 4 | l-ilmi | ilimde | علم |
| 5 | minhum | içlerinden | - |
| 6 | velmu'minune | ve mü'minler | امن |
| 7 | yu'minune | inanırlar | امن |
| 8 | bima | şeye | - |
| 9 | unzile | indirilen | نزل |
| 10 | ileyke | sana | - |
| 11 | ve ma | ve şeye | - |
| 12 | unzile | indirilen | نزل |
| 13 | min | - | |
| 14 | kablike | senden önce | قبل |
| 15 | velmukimine | O ayakta tutanlar | قوم |
| 16 | s-salate | salatı | صلو |
| 17 | velmu'tune | verenler | اتي |
| 18 | z-zekate | zekatı | زكو |
| 19 | velmu'minune | inananlar var ya | امن |
| 20 | billahi | Allah'a | - |
| 21 | velyevmi | ve gününe | يوم |
| 22 | l-ahiri | ahiret | اخر |
| 23 | ulaike | işte onlara | - |
| 24 | senu'tihim | vereceğiz | اتي |
| 25 | ecran | bir mükafat | اجر |
| 26 | azimen | büyük | عظم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük ödül vereceğiz.
Mehmet Okuyan
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eden, namazı kılan, zekâtı veren, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara ileride büyük bir ödül vereceğiz.[1]
Edip Yüksel
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve iman edenler, sana indirileni ve senden önce indirilenleri onaylar. Salatı gözetir, zekatı verir, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Süleymaniye Vakfı
Fakat onlardan (kitaptaki) ilmi kavramış olanlar[1], sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanan müminler, hele namazı tam kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe güvenenler var ya! İşte onlara muazzam bir ödül vereceğiz.
Ali Rıza Safa
Fakat onların bilgide derinleşmiş olanları ve inananlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar; işte onlara, büyük bir ödül vereceğiz.
Mustafa İslamoğlu
Lakin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilene iman edenlere, özellikle de namazı istikamet üzre diriltenlere, zekatı gönülden gelerek verenlere, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ama onların ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirelene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı kılıcıdırlar, zekatı vericidirler, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Ali Bulaç
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve inananlar, senden önce indirilenle birlikte sana indirilene de iman ediyorlar. Özellikle namaza devam edenlerle zekat verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar yok mu, işte onlara yarın büyük bir mükafat vereceğiz.
Muhammed Esed
İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, (özellikle) namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden harcayanlara, Allaha ve Ahiret Gününe inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.
Diyanet İşleri
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Lakin içlerinden ilimde rüsuhu olanlarla mü'minler senden evvel indirilenle beraber sana indirilene de iyman ediyorlar, hele o namaza devam eden kullarıma bak, onlar ve zekat verenler, Allaha ve Ahıret gününe inanan bütün mü'minler işte hep bunlara yarın azim bir ecir vereceğiz
Süleyman Ateş
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!
Gültekin Onan
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile inançlılar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Tanrı'ya ve ahiret gününe inançlı olanlar; işte bunlar, biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Hasan Basri Çantay
Şu kadar ki onlardan ilimde yüksek payeye erenlerle mü'minler, (gerek) sana indirilen (Kur'an-ı Kerim) e, (gerek) senden evvel indirilen (kitab) lara iman ederler. (Onlar) namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allaha ve ahiret gününe inananlardır. İşte onlar (böyle) Biz onlara çok büyük bir ecir vereceğiz.
İbni Kesir
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler; sana indirilen kitaba ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah ve ahiret gününe inannalara elbette büyük bir mükafat vereceğiz.
Şaban Piriş
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.
Ahmed Hulusi
İçlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ile iman edenler, senden önce inzal olanla birlikte sana inzal olana da iman ederler. Salatı ikame eden ve zekatı veren; "B" harfindeki anlam kapsamınca Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenlere gelince. . . Onlara aziym bir mükafat vereceğiz.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e inanır. Namazı gözetir, zekatı verir, ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Erhan Aktaş
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş[1] olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar,[2] Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Progressive Muslims
But those of them who are firm in knowledge, as well as the believers, they believe in what was sent down to you and what was sent down before you; and those who hold the contact-method, and those who contribute towards betterment, and those who believe in God and the Last Day; to these We will give them their reward greatly.
Sam Gerrans
But those firm in knowledge and the believers among them believe in what is sent down to thee, and what was sent down before thee, as do the upholders of the duty, and the renderers of the purity, and the believers in God and the Last Day — those will We give a great reward.
Aisha Bewley
But those of them who are firmly rooted in knowledge, and the muminun, have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you: those who establish salat and pay zakat, and have iman in Allah and the Last Day – We will pay such people an immense wage.
Rashad Khalifa
As for those among them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you. They are observers of the Contact Prayers (Salat), and givers of the obligatory charity (Zakat); they are believers in GOD and the Last Day. We grant these a great recompense.
Edip-Layth
But those of them who are firm in knowledge, as well as those who acknowledge, they acknowledge what was sent down to you and what was sent down before you; and those who observe the contact prayer, and those who contribute towards betterment, and those who acknowledge God and the Last day; to these We will give them their reward greatly.
Monoteist Meali
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş[1] olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar,[2] Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Dipnotlar
[1] "İlim" kelimesi ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim verilmiş olmak, ilim sahibi olmak: "Bilgi sahibi olanlar, bilenler" demektir. Bilenler ile kast edilen şey: Düşünenler, akledenler, gerçeği idrak etmiş olanlar, vahyin gerçekliğine iman edenler, Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak eden, kavrayan ve anlamış olanlardır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil, tevhidi bilince sahip olarak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimeleri genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varmanın "bilgisidir."
[2] 4:77. ayetin 2. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | lakini | fakat | - |
| 2 | r-rasihune | derinleşmiş olanlar | رسخ |
| 3 | fi | - | |
| 4 | l-ilmi | ilimde | علم |
| 5 | minhum | içlerinden | - |
| 6 | velmu'minune | ve mü'minler | امن |
| 7 | yu'minune | inanırlar | امن |
| 8 | bima | şeye | - |
| 9 | unzile | indirilen | نزل |
| 10 | ileyke | sana | - |
| 11 | ve ma | ve şeye | - |
| 12 | unzile | indirilen | نزل |
| 13 | min | - | |
| 14 | kablike | senden önce | قبل |
| 15 | velmukimine | O ayakta tutanlar | قوم |
| 16 | s-salate | salatı | صلو |
| 17 | velmu'tune | verenler | اتي |
| 18 | z-zekate | zekatı | زكو |
| 19 | velmu'minune | inananlar var ya | امن |
| 20 | billahi | Allah'a | - |
| 21 | velyevmi | ve gününe | يوم |
| 22 | l-ahiri | ahiret | اخر |
| 23 | ulaike | işte onlara | - |
| 24 | senu'tihim | vereceğiz | اتي |
| 25 | ecran | bir mükafat | اجر |
| 26 | azimen | büyük | عظم |
Bayraktar Bayraklı
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük ödül vereceğiz.
Mehmet Okuyan
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eden, namazı kılan, zekâtı veren, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara ileride büyük bir ödül vereceğiz.[1]
Edip Yüksel
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve iman edenler, sana indirileni ve senden önce indirilenleri onaylar. Salatı gözetir, zekatı verir, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Süleymaniye Vakfı
Fakat onlardan (kitaptaki) ilmi kavramış olanlar[1], sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanan müminler, hele namazı tam kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe güvenenler var ya! İşte onlara muazzam bir ödül vereceğiz.
Ali Rıza Safa
Fakat onların bilgide derinleşmiş olanları ve inananlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar; işte onlara, büyük bir ödül vereceğiz.
Mustafa İslamoğlu
Lakin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilene iman edenlere, özellikle de namazı istikamet üzre diriltenlere, zekatı gönülden gelerek verenlere, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ama onların ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirelene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı kılıcıdırlar, zekatı vericidirler, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Ali Bulaç
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve inananlar, senden önce indirilenle birlikte sana indirilene de iman ediyorlar. Özellikle namaza devam edenlerle zekat verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar yok mu, işte onlara yarın büyük bir mükafat vereceğiz.
Muhammed Esed
İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, (özellikle) namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden harcayanlara, Allaha ve Ahiret Gününe inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.
Diyanet İşleri
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Lakin içlerinden ilimde rüsuhu olanlarla mü'minler senden evvel indirilenle beraber sana indirilene de iyman ediyorlar, hele o namaza devam eden kullarıma bak, onlar ve zekat verenler, Allaha ve Ahıret gününe inanan bütün mü'minler işte hep bunlara yarın azim bir ecir vereceğiz
Süleyman Ateş
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!
Gültekin Onan
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile inançlılar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Tanrı'ya ve ahiret gününe inançlı olanlar; işte bunlar, biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Hasan Basri Çantay
Şu kadar ki onlardan ilimde yüksek payeye erenlerle mü'minler, (gerek) sana indirilen (Kur'an-ı Kerim) e, (gerek) senden evvel indirilen (kitab) lara iman ederler. (Onlar) namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allaha ve ahiret gününe inananlardır. İşte onlar (böyle) Biz onlara çok büyük bir ecir vereceğiz.
İbni Kesir
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler; sana indirilen kitaba ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah ve ahiret gününe inannalara elbette büyük bir mükafat vereceğiz.
Şaban Piriş
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.
Ahmed Hulusi
İçlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ile iman edenler, senden önce inzal olanla birlikte sana inzal olana da iman ederler. Salatı ikame eden ve zekatı veren; "B" harfindeki anlam kapsamınca Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenlere gelince. . . Onlara aziym bir mükafat vereceğiz.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e inanır. Namazı gözetir, zekatı verir, ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Erhan Aktaş
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş[1] olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar,[2] Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Progressive Muslims
But those of them who are firm in knowledge, as well as the believers, they believe in what was sent down to you and what was sent down before you; and those who hold the contact-method, and those who contribute towards betterment, and those who believe in God and the Last Day; to these We will give them their reward greatly.
Sam Gerrans
But those firm in knowledge and the believers among them believe in what is sent down to thee, and what was sent down before thee, as do the upholders of the duty, and the renderers of the purity, and the believers in God and the Last Day — those will We give a great reward.
Aisha Bewley
But those of them who are firmly rooted in knowledge, and the muminun, have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you: those who establish salat and pay zakat, and have iman in Allah and the Last Day – We will pay such people an immense wage.
Rashad Khalifa
As for those among them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you. They are observers of the Contact Prayers (Salat), and givers of the obligatory charity (Zakat); they are believers in GOD and the Last Day. We grant these a great recompense.
Edip-Layth
But those of them who are firm in knowledge, as well as those who acknowledge, they acknowledge what was sent down to you and what was sent down before you; and those who observe the contact prayer, and those who contribute towards betterment, and those who acknowledge God and the Last day; to these We will give them their reward greatly.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.