Monoteist Meali
İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne[1] itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.
Dipnotlar
[1]
İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.
تِلْكَ
حُدُودُ
ٱللَّهِ ۚ
وَمَن
يُطِعِ
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥ
يُدْخِلْهُ
جَنَّـٰتٍۢ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا ۚ
وَذَٰلِكَ
ٱلْفَوْزُ
ٱلْعَظِيمُ
Tilke hududullah. Ve men yutııllahe ve resulehu yudhılhu cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha. Ve zalikel fevzul azim.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | tilke | bunlar | - |
| 2 | hududu | sınırlarıdır | حضض |
| 3 | llahi | Allah'ın | - |
| 4 | ve men | kim | - |
| 5 | yutii | ita'at ederse | طوع |
| 6 | llahe | Allah'a | - |
| 7 | ve rasulehu | ve Elçisine | رسل |
| 8 | yudhilhu | (Allah onu) sokar | دخل |
| 9 | cennatin | cennetlere | جنن |
| 10 | tecri | akan | جري |
| 11 | min | - | |
| 12 | tehtiha | altlarından | تحت |
| 13 | l-enharu | ırmaklar | نحر |
| 14 | halidine | sürekli kalacakları | خلد |
| 15 | fiha | içinde | - |
| 16 | ve zalike | işte budur | - |
| 17 | l-fevzu | başarı | فوز |
| 18 | l-azimu | büyük | عظم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada süreli kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Mehmet Okuyan
İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır.[1] Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse, (Allah) onu, içinde ebedî kalıcılar olarak altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.[2]
Edip Yüksel
Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Her kim Allah'a ve resulüne /elçinin getirdiğine[1] gönülden boyun eğerse Allah onları, ölümsüz olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu, büyük başarıdır.[2]
Ali Rıza Safa
İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetlere onu yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunlar Allah tarafından çizilen sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, Allah onları içerisinde yerleşip kalacakları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyar; işte muhteşem kazanç da budur.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır.
Ali Bulaç
Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!
Muhammed Esed
Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne tabi olursa, Allah onu, mesken olarak içinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacaktır; bu büyük bir mazhariyettir.
Diyanet İşleri
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bütün bu ahkam Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedi kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azimdir
Süleyman Ateş
Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.
Gültekin Onan
Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Hasan Basri Çantay
İşte bunlar Allahın sınırlarıdır. Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar ki onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluş (ve seadet) dir.
İbni Kesir
İşte bunlar; Allah'ın hudududur. Kim, Allah'a ve O'nun elçisine itaat ederse; Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu; en büyük kurtuluştur.
Şaban Piriş
Bunlar Allah'ın kanunlarıdır. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah, o kimseyi) içinde ebedi kalacağı alt kısmından ırmakların aktığı cennetlere girdirir. Bu da en büyük kurtuluştur.
Ahmed Hulusi
Bunlar, Allah'ın hükmü olan sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulüne tabi olursa, onu altında ırmaklar akan cennetine sonsuza dek yaşamak üzere sokar. İşte bu aziym kurtuluştur.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.
Erhan Aktaş
İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne[1] itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.
Progressive Muslims
These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.
Sam Gerrans
Those are the limits of God. And whoso obeys God and His messenger, He will make him enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein; and that is the Great Achievement.
Aisha Bewley
These are Allah’s limits. As for those who obey Allah and His Messenger, We will admit them into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever. That is the Great Victory.
Rashad Khalifa
These are GOD's laws. Those who obey GOD and His messenger, He will admit them into gardens with flowing streams, wherein they abide forever. This is the greatest triumph.
Edip-Layth
These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.
Monoteist Meali
İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne[1] itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.
Dipnotlar
[1] İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | tilke | bunlar | - |
| 2 | hududu | sınırlarıdır | حضض |
| 3 | llahi | Allah'ın | - |
| 4 | ve men | kim | - |
| 5 | yutii | ita'at ederse | طوع |
| 6 | llahe | Allah'a | - |
| 7 | ve rasulehu | ve Elçisine | رسل |
| 8 | yudhilhu | (Allah onu) sokar | دخل |
| 9 | cennatin | cennetlere | جنن |
| 10 | tecri | akan | جري |
| 11 | min | - | |
| 12 | tehtiha | altlarından | تحت |
| 13 | l-enharu | ırmaklar | نحر |
| 14 | halidine | sürekli kalacakları | خلد |
| 15 | fiha | içinde | - |
| 16 | ve zalike | işte budur | - |
| 17 | l-fevzu | başarı | فوز |
| 18 | l-azimu | büyük | عظم |
Bayraktar Bayraklı
Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada süreli kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Mehmet Okuyan
İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır.[1] Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse, (Allah) onu, içinde ebedî kalıcılar olarak altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.[2]
Edip Yüksel
Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Her kim Allah'a ve resulüne /elçinin getirdiğine[1] gönülden boyun eğerse Allah onları, ölümsüz olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu, büyük başarıdır.[2]
Ali Rıza Safa
İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetlere onu yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunlar Allah tarafından çizilen sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, Allah onları içerisinde yerleşip kalacakları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyar; işte muhteşem kazanç da budur.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır.
Ali Bulaç
Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!
Muhammed Esed
Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne tabi olursa, Allah onu, mesken olarak içinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacaktır; bu büyük bir mazhariyettir.
Diyanet İşleri
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bütün bu ahkam Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedi kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azimdir
Süleyman Ateş
Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.
Gültekin Onan
Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Hasan Basri Çantay
İşte bunlar Allahın sınırlarıdır. Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar ki onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluş (ve seadet) dir.
İbni Kesir
İşte bunlar; Allah'ın hudududur. Kim, Allah'a ve O'nun elçisine itaat ederse; Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu; en büyük kurtuluştur.
Şaban Piriş
Bunlar Allah'ın kanunlarıdır. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah, o kimseyi) içinde ebedi kalacağı alt kısmından ırmakların aktığı cennetlere girdirir. Bu da en büyük kurtuluştur.
Ahmed Hulusi
Bunlar, Allah'ın hükmü olan sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulüne tabi olursa, onu altında ırmaklar akan cennetine sonsuza dek yaşamak üzere sokar. İşte bu aziym kurtuluştur.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.
Erhan Aktaş
İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne[1] itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.
Progressive Muslims
These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.
Sam Gerrans
Those are the limits of God. And whoso obeys God and His messenger, He will make him enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein; and that is the Great Achievement.
Aisha Bewley
These are Allah’s limits. As for those who obey Allah and His Messenger, We will admit them into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever. That is the Great Victory.
Rashad Khalifa
These are GOD's laws. Those who obey GOD and His messenger, He will admit them into gardens with flowing streams, wherein they abide forever. This is the greatest triumph.
Edip-Layth
These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.