Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onlar, bu duruma düşmeden önce inkar etmişler, bilmeden uzaktan taş atmışlardı.
Mehmet Okuyan
Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Oysa daha önce onu görmezlikte direnmişlerdi, çok uzak bir yerde olan gayb (algılayamadıkları ahiret) hakkında da atıp tutuyorlardı.
Ali Rıza Safa
Zaten daha önce, Onu inkar etmişlerdi ve gizli gerçekler hakkında uzaktan atıp duruyorlardı.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar daha önceden inkar etmişler ve (dünya gibi) uzak bir noktadan (ahiret gibi) idraki aşan bir gerçeğe dil uzatmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Daha önce inkar etmişlerdi onu. Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.
Ali Bulaç
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oysa daha önce O'na küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı.
Muhammed Esed
Halbuki önceleri hakikati inkara kalkışmışlar ve insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere uzaktan dil uzatmışlardı.
Diyanet İşleri
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki evvel ona küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı
Süleyman Ateş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.
Gültekin Onan
Oysa daha önce ona küfretmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Hasan Basri Çantay
Halbuki daha evvel ona küfretmişlerdi. Uzak bir yerden gaybe atıb tutuyorlardı.
İbni Kesir
Halbuki daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı.
Şaban Piriş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden atıp tutuyorlardı.
Ahmed Hulusi
Daha önce o hakikati inkar etmişlerdi! Hakikatten uzak olarak, gaybları hakkında ileri geri atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.
Erhan Aktaş
Oysaki daha önce onu[1] kesin olarak yalanlamışlardı. Uzak bir yerden[2] gayb[3] hakkında atıp tutuyorlardı.
Progressive Muslims
And they had rejected it in the past; and they conjectured about the unseen from a place far off.
Sam Gerrans
When they denied it before, and attacked the Unseen from a place far away?
Aisha Bewley
when beforehand they had rejected it, shooting forth about the Unseen from a distant place?
Rashad Khalifa
They have rejected it in the past; they have decided instead to uphold conjecture and guesswork.
Edip-Layth
They had rejected it in the past; and they conjectured about the unseen from a place far off.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, bu duruma düşmeden önce inkar etmişler, bilmeden uzaktan taş atmışlardı.
Mehmet Okuyan
Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Oysa daha önce onu görmezlikte direnmişlerdi, çok uzak bir yerde olan gayb (algılayamadıkları ahiret) hakkında da atıp tutuyorlardı.
Ali Rıza Safa
Zaten daha önce, Onu inkar etmişlerdi ve gizli gerçekler hakkında uzaktan atıp duruyorlardı.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar daha önceden inkar etmişler ve (dünya gibi) uzak bir noktadan (ahiret gibi) idraki aşan bir gerçeğe dil uzatmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Daha önce inkar etmişlerdi onu. Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.
Ali Bulaç
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oysa daha önce O'na küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı.
Muhammed Esed
Halbuki önceleri hakikati inkara kalkışmışlar ve insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere uzaktan dil uzatmışlardı.
Diyanet İşleri
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki evvel ona küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı
Süleyman Ateş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.
Gültekin Onan
Oysa daha önce ona küfretmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Hasan Basri Çantay
Halbuki daha evvel ona küfretmişlerdi. Uzak bir yerden gaybe atıb tutuyorlardı.
İbni Kesir
Halbuki daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı.
Şaban Piriş
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden atıp tutuyorlardı.
Ahmed Hulusi
Daha önce o hakikati inkar etmişlerdi! Hakikatten uzak olarak, gaybları hakkında ileri geri atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.
Erhan Aktaş
Oysaki daha önce onu[1] kesin olarak yalanlamışlardı. Uzak bir yerden[2] gayb[3] hakkında atıp tutuyorlardı.
Progressive Muslims
And they had rejected it in the past; and they conjectured about the unseen from a place far off.
Sam Gerrans
When they denied it before, and attacked the Unseen from a place far away?
Aisha Bewley
when beforehand they had rejected it, shooting forth about the Unseen from a distant place?
Rashad Khalifa
They have rejected it in the past; they have decided instead to uphold conjecture and guesswork.
Edip-Layth
They had rejected it in the past; and they conjectured about the unseen from a place far off.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.