Monoteist Meali
Onların, bu dünya hayatında, infak[1] ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş[2] bir halkın ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, fakat onlar, kendi kendilerine haksızlık etmektedirler.
Dipnotlar
[1]
İhtiyaç sahiplerine yardım etmek.
[2]
Benliklerine, yaradılışlarına uygun olmayan işler yapmak.
مَثَلُ
مَا
يُنفِقُونَ
فِى
هَـٰذِهِ
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
كَمَثَلِ
رِيحٍۢ
فِيهَا
صِرٌّ
أَصَابَتْ
حَرْثَ
قَوْمٍۢ
ظَلَمُوٓا۟
أَنفُسَهُمْ
فَأَهْلَكَتْهُ ۚ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
ٱللَّهُ
وَلَـٰكِنْ
أَنفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Meselu ma yunfikune fi hazihil hayatid dunya ke meseli rihin fiha sırrun esabet harse kavmin zalemu enfusehum fe ehlekethu ve ma zalemehumullahu ve lakin enfusehum yazlımun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | meselu | durumu | مثل |
| 2 | ma | şeylerin (malların) | - |
| 3 | yunfikune | harcadıkları | نفق |
| 4 | fi | - | |
| 5 | hazihi | bu | - |
| 6 | l-hayati | hayatında | حيي |
| 7 | d-dunya | dünya | دنو |
| 8 | kemeseli | benzer | مثل |
| 9 | rihin | bir rüzgara | روح |
| 10 | fiha | kendisine | - |
| 11 | sirrun | dondurucu | سرر |
| 12 | esabet | vurup | صوب |
| 13 | harse | ekinine | حرث |
| 14 | kavmin | bir topluluğun | قوم |
| 15 | zelemu | zulmeden | ظلم |
| 16 | enfusehum | nefislerine | نفس |
| 17 | feehlekethu | onu mahveden | هلك |
| 18 | ve ma | - | |
| 19 | zelemehumu | onlara zulmetmedi | ظلم |
| 20 | llahu | Allah | - |
| 21 | velakin | fakat | - |
| 22 | enfusehum | onlar kendi kendilerine | نفس |
| 23 | yezlimune | zulmediyorlardı | ظلم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onların bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer. Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Mehmet Okuyan
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine haksızlık etmiş olan bir toplumun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu rüzgârın durumuna benzer. Onlara Allah haksızlık etmedi fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlar.[1]
Edip Yüksel
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Onların dünya hayatında yaptıkları harcamalar, tıpkı kendilerine yanlış yapmış bir topluluğun ekinini vurup onu yok eden soğuk bir rüzgar gibidir.[1] Allah onlara yanlış yapmamıştır; ama onlar yanlışı kendilerine yapmaktadırlar.
Ali Rıza Safa
Onların dünya yaşamında yardımlaşmak amacıyla paylaştıkları, kendilerine yazık etmiş bir toplumun ekinlerini vurarak yıkıma uğratan, kavurucu soğuklukta bir rüzgar gibidir. Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.
Mustafa İslamoğlu
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir toplumun ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir kasırgaya benzer: Onlara zulmeden Allah değildir, asıl onlar kendi kendilerine zulmetmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu dünya hayatında harcamakta olduklarının durumu, bir rüzgar örneğine benzer: Onda kavurucu bir soğuk vardır. Öz benliklerine zulmetmiş bir toplululuğun ekinine değmiş de onu mahvetmiştir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Ali Bulaç
Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerine isabet edip onu mahveden kavurucu soğuk bir rüzgara benzer. Allah, onlara haksızlık etmemişti, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Muhammed Esed
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer: Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Diyanet İşleri
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları masrafın meseli bir rüzgar meseline benzer ki onda kavurucu bir soğuk var: nefislerine zulmeden bir kavmin ekibine sataşmış da onu mahvetmektedir, ve onlara Allah zulmetmemişti ve lakin kendilerine zulmediyorlardı
Süleyman Ateş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup onu mahveden dondurucu bir rüzgar(ın tahribatın)a benzer. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Gültekin Onan
Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Tanrı, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.
Hasan Basri Çantay
Onların bu dünya hayaatında harc-u sarf edegeldiklerinin misali, kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerini vurub da mahveden, kavurucu ve soğuk bir rüzgarın haali gibidir. Onlara Allah zulmetmedi. Fakat kendileri kendilerine zulmediyorlar.
İbni Kesir
Bu dünya hayatında onların sarfettikleri şeylerin durumu; kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerine isabet ederek mahveden kavurucu bir rüzgarın durumuna benzer. Allah onlara zulmetmedi, ama onlar; kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları şeyin örneği; kavurucu soğuk bir rüzgara benzer. Kendilerine zulmetmiş bir toplumun ekinine isabet eder de, onu helak eder. Oysa Allah, onlara zulmetmemiş fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdir.
Ahmed Hulusi
Onların şu süfli madde boyutunda (esfeli safiliyn - dünya hayatı) harcadıklarının misali, kendi nefslerine zulmeden bir topluluğun ekinlerine isabet edip, onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara zulmetmedi, lakin onlar kendilerine zulmediyorlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahfeden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı
Erhan Aktaş
Onların, bu dünya hayatında, infak[1] ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş[2] bir halkın ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, fakat onlar, kendi kendilerine haksızlık etmektedirler.
Progressive Muslims
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was their souls that they wronged.
Sam Gerrans
The likeness of what they spend in the life of this world is as the likeness of a wind wherein was biting cold: it befell the tilth of a people who wronged their souls and destroyed it; and God wronged them not, but they wronged themselves.
Aisha Bewley
The metaphor of what they spend in their life in this world is that of a wind with an icy bite to it which strikes the crops of a people who have wronged themselves and destroys them. Allah did not wrong them; rather it was themselves they were wronging.
Rashad Khalifa
The example of their accomplishments in this life is like a violent wind that hits the harvest of people who have wronged their souls, and wipes it out. GOD never wronged them; it is they who wronged themselves.
Edip-Layth
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was themselves that they wronged.
Monoteist Meali
Onların, bu dünya hayatında, infak[1] ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş[2] bir halkın ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, fakat onlar, kendi kendilerine haksızlık etmektedirler.
Dipnotlar
[1] İhtiyaç sahiplerine yardım etmek.
[2] Benliklerine, yaradılışlarına uygun olmayan işler yapmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | meselu | durumu | مثل |
| 2 | ma | şeylerin (malların) | - |
| 3 | yunfikune | harcadıkları | نفق |
| 4 | fi | - | |
| 5 | hazihi | bu | - |
| 6 | l-hayati | hayatında | حيي |
| 7 | d-dunya | dünya | دنو |
| 8 | kemeseli | benzer | مثل |
| 9 | rihin | bir rüzgara | روح |
| 10 | fiha | kendisine | - |
| 11 | sirrun | dondurucu | سرر |
| 12 | esabet | vurup | صوب |
| 13 | harse | ekinine | حرث |
| 14 | kavmin | bir topluluğun | قوم |
| 15 | zelemu | zulmeden | ظلم |
| 16 | enfusehum | nefislerine | نفس |
| 17 | feehlekethu | onu mahveden | هلك |
| 18 | ve ma | - | |
| 19 | zelemehumu | onlara zulmetmedi | ظلم |
| 20 | llahu | Allah | - |
| 21 | velakin | fakat | - |
| 22 | enfusehum | onlar kendi kendilerine | نفس |
| 23 | yezlimune | zulmediyorlardı | ظلم |
Bayraktar Bayraklı
Onların bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer. Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Mehmet Okuyan
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine haksızlık etmiş olan bir toplumun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu rüzgârın durumuna benzer. Onlara Allah haksızlık etmedi fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlar.[1]
Edip Yüksel
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Onların dünya hayatında yaptıkları harcamalar, tıpkı kendilerine yanlış yapmış bir topluluğun ekinini vurup onu yok eden soğuk bir rüzgar gibidir.[1] Allah onlara yanlış yapmamıştır; ama onlar yanlışı kendilerine yapmaktadırlar.
Ali Rıza Safa
Onların dünya yaşamında yardımlaşmak amacıyla paylaştıkları, kendilerine yazık etmiş bir toplumun ekinlerini vurarak yıkıma uğratan, kavurucu soğuklukta bir rüzgar gibidir. Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.
Mustafa İslamoğlu
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir toplumun ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir kasırgaya benzer: Onlara zulmeden Allah değildir, asıl onlar kendi kendilerine zulmetmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu dünya hayatında harcamakta olduklarının durumu, bir rüzgar örneğine benzer: Onda kavurucu bir soğuk vardır. Öz benliklerine zulmetmiş bir toplululuğun ekinine değmiş de onu mahvetmiştir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Ali Bulaç
Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerine isabet edip onu mahveden kavurucu soğuk bir rüzgara benzer. Allah, onlara haksızlık etmemişti, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Muhammed Esed
Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendilerine zulmeden bir halkın ekinlerine musallat olan ve onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer: Onlara haksızlık yapan Allah değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
Diyanet İşleri
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu dünya hayatında yapmakta oldukları masrafın meseli bir rüzgar meseline benzer ki onda kavurucu bir soğuk var: nefislerine zulmeden bir kavmin ekibine sataşmış da onu mahvetmektedir, ve onlara Allah zulmetmemişti ve lakin kendilerine zulmediyorlardı
Süleyman Ateş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup onu mahveden dondurucu bir rüzgar(ın tahribatın)a benzer. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Gültekin Onan
Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Tanrı, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.
Hasan Basri Çantay
Onların bu dünya hayaatında harc-u sarf edegeldiklerinin misali, kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerini vurub da mahveden, kavurucu ve soğuk bir rüzgarın haali gibidir. Onlara Allah zulmetmedi. Fakat kendileri kendilerine zulmediyorlar.
İbni Kesir
Bu dünya hayatında onların sarfettikleri şeylerin durumu; kendilerine zulmeden bir kavmin ekinlerine isabet ederek mahveden kavurucu bir rüzgarın durumuna benzer. Allah onlara zulmetmedi, ama onlar; kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş
Onların bu dünya hayatında harcadıkları şeyin örneği; kavurucu soğuk bir rüzgara benzer. Kendilerine zulmetmiş bir toplumun ekinine isabet eder de, onu helak eder. Oysa Allah, onlara zulmetmemiş fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdir.
Ahmed Hulusi
Onların şu süfli madde boyutunda (esfeli safiliyn - dünya hayatı) harcadıklarının misali, kendi nefslerine zulmeden bir topluluğun ekinlerine isabet edip, onu mahveden dondurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara zulmetmedi, lakin onlar kendilerine zulmediyorlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahfeden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı
Erhan Aktaş
Onların, bu dünya hayatında, infak[1] ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş[2] bir halkın ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, fakat onlar, kendi kendilerine haksızlık etmektedirler.
Progressive Muslims
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was their souls that they wronged.
Sam Gerrans
The likeness of what they spend in the life of this world is as the likeness of a wind wherein was biting cold: it befell the tilth of a people who wronged their souls and destroyed it; and God wronged them not, but they wronged themselves.
Aisha Bewley
The metaphor of what they spend in their life in this world is that of a wind with an icy bite to it which strikes the crops of a people who have wronged themselves and destroys them. Allah did not wrong them; rather it was themselves they were wronging.
Rashad Khalifa
The example of their accomplishments in this life is like a violent wind that hits the harvest of people who have wronged their souls, and wipes it out. GOD never wronged them; it is they who wronged themselves.
Edip-Layth
The example of what they spend in this world is like a wind in which there is a frost; it afflicts the field of the people who wronged themselves, and thus destroys it. God did not wrong them, but it was themselves that they wronged.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.