26. Şuarâ suresi, 139. ayet

Fe kezzebuhu fe ehleknahum, inne fi zalike le ayeh, ve ma kane ekseruhum mu'minin.
Monoteist Meali
Onu[1] yalanladılar. Bunun üzerine onları helak ettik. Bunda bir ayet[2] vardır. Buna rağmen İnsanların pek çoğu inanmamaktadırlar.
Dipnotlar
[1] Hud'u.
[2] İbret, işaret, belirti.
# Kelime Anlam Kök
1 fekezzebuhu onu yalanladılar كذب
2 feehleknahum biz de onları helak ettik هلك
3 inne muhakkak ki -
4 fi vardır -
5 zalike bunda -
6 layeten bir ibret ايي
7 vema ama yine -
8 kane değildir كون
9 ekseruhum çokları كثر
10 mu'minine inananlardan امن
Bayraktar Bayraklı
-"Biz yaptıklarımızdan dolayı ceza görmeyeceğiz" deyip onu yalanladılar. Biz de onları helak ettik. Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da.
Mehmet Okuyan
Böylece onu (Hud'u) yalanlamışlar; biz de kendilerini helak etmiştik. Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Edip Yüksel
Böylece onu yalanladılar. Nihayet biz de onları yok ettik. Bunda bir ders var; ancak çoğunluk onaylamaz.
Süleymaniye Vakfı
Böylece Hud'u yalancı yerine koydular. Biz de onları helak ettik. İşte bu anlatılanlarda tam bir ayet /bir ibret vardır. Onların çoğu inanıp güvenmiş değillerdi.
Ali Rıza Safa
Böylece, Onu yalanladılar. Sonunda, onları yıkıma uğrattık. Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.
Mustafa İslamoğlu
Neticede, onu işte böyle yalanladılar; bunun üzerine Biz de onları helak ettik. Elbet bu (Hud kıssası)nda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helak ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminlerden değildi.
Ali Bulaç
Böylelikle onu yalanladılar, biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O'nu yalanladılar; Biz de kendilerini helak ediverdik. Şüphesiz bunda mutlak bir ibret vardır, ama çokları iman etmedi.
Muhammed Esed
İşte o'nu böyle yalanladılar; ve bunun üzerine Biz de onları yok ettik. Bu (kıssada da insanlar için) mutlaka, bir ders vardır, onlardan çoğu (buna) inanmasa da...
Diyanet İşleri
Böylece onlar Hud'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Diye onu tekzib ettiler de kendilerini helak ediverdik. Şübhesiz bunda mutlak bir ayet var, öyle iken ekserisi mü'min olmadı
Süleyman Ateş
(Böylece) onu yalanladılar. Biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.
Gültekin Onan
Böylelikle onu yalanladılar, biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.
Hasan Basri Çantay
Hulasa: Onu yalan saydılar da biz de kendilerini helak etdik. Şübhesiz bunda bir ibret vardır elbet. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.
İbni Kesir
Böylece onu yalanladılar. Ve Biz, onları yok ettik. Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.
Şaban Piriş
Hud'u yalanladılar. Biz de onları yok ettik. İşte bunda bir ibret vardır. Yine de onların çoğu inanacak değildir.
Ahmed Hulusi
Böylece Onu yalanladılar, biz de onları helak ettik! Muhakkak ki bu olayda bir mucize - ders vardır! Onların ekseriyeti de iman eden değillerdir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Böylece onu yalanladılar. Nihayet biz de onları yok ettik. Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.
Erhan Aktaş
Onu[1] yalanladılar. Bunun üzerine onları helak ettik. Bunda bir ayet[2] vardır. Buna rağmen İnsanların pek çoğu inanmamaktadırlar.
Progressive Muslims
So they denied him, and We destroyed them. In that is a sign, but most are not believers.
Sam Gerrans
And they denied him, then We destroyed them. In that is a proof, but most of them are not believers.
Aisha Bewley
So they denied him and We destroyed them. There is certainly a Sign in that, yet most of them are not muminun.
Rashad Khalifa
They thus disbelieved and, consequently, we annihilated them. This should be a lesson, but most people are not believers.
Edip-Layth
So they denied him, and We destroyed them. In that is a sign, but most do not acknowledge.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.