Monoteist Meali
Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde[1] ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.
Dipnotlar
[1]
Onların yasa ve kurallarını kabullenerek. Secde; itaat etmek, emrine amade olmak ve üstünlüğünü kabul etmek demektir.
وَإِذْ
قُلْنَا
ٱدْخُلُوا۟
هَـٰذِهِ
ٱلْقَرْيَةَ
فَكُلُوا۟
مِنْهَا
حَيْثُ
شِئْتُمْ
رَغَدًۭا
وَٱدْخُلُوا۟
ٱلْبَابَ
سُجَّدًۭا
وَقُولُوا۟
حِطَّةٌۭ
نَّغْفِرْ
لَكُمْ
خَطَـٰيَـٰكُمْ ۚ
وَسَنَزِيدُ
ٱلْمُحْسِنِينَ
Ve iz kulnadhulu hazihil karyete fe kulu minha haysu şi'tum ragaden vedhulul babe succeden ve kulu hıttatun nagfir lekum hatayakum ve senezidul muhsinin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani | - |
| 2 | kulna | demiştik ki | قول |
| 3 | dhulu | girin | دخل |
| 4 | hazihi | şu | - |
| 5 | l-karyete | kente | قري |
| 6 | fekulu | yeyin | اكل |
| 7 | minha | oradan | - |
| 8 | haysu | yerde | حيث |
| 9 | şi'tum | dilediğiniz | شيا |
| 10 | ragaden | bol bol | رغد |
| 11 | vedhulu | girin | دخل |
| 12 | l-babe | kapıdan | بوب |
| 13 | succeden | secde ederek | سجد |
| 14 | ve kulu | ve deyin | قول |
| 15 | hittatun | hitta (ya Rabbi bizi affet) | حطط |
| 16 | negfir | biz de bağışlayalım | غفر |
| 17 | lekum | sizin | - |
| 18 | hatayakum | hatalarınızı | خطا |
| 19 | ve senezidu | ve daha fazlasını vereceğiz | زيد |
| 20 | l-muhsinine | güzel davrananlara | حسن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
İsrailoğulları'na, "bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz;'Hıtta/hatalıyız'deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz" demiştik.
Mehmet Okuyan
Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)![1] Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)"[2] deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız."
Edip Yüksel
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz" demiştik.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün şöyle demiştik: "Şu kente girin; istediğiniz yerden bol bol yiyin. O kapıdan boyun eğerek girin[1] ve 'Günah yükümüzü kaldır!' deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını vereceğiz."[2]
Ali Rıza Safa
Bir de şöyle demiştik: "Şu kente girin; artık, istediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve ‘Bizi bağışla!' deyin ki, suçlarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara, daha da çoğunu vereceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, canınızın çektiklerinden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve "Bizi affet!" diyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, Allah'ı görür gibi kulluk edenlere ikramımızı arttıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'Affet bizi!' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Ali Bulaç
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit: "Şu şehre girin de nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve secde ederek kapıdan girin "günahlarımızı bağışla" deyin ki, size günahlarınızı mağfiret ediverelim, iyilik edenlere ise (nimetlerimizi) daha artıracağız" dedik.
Muhammed Esed
Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.
Diyanet İşleri
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir vakit "şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve "hıtta" deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız" dedik
Süleyman Ateş
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Gültekin Onan
Ve demiştik ki: "Şu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "dileğimiz bağışlanmadır" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsinlerin (alacaklarını / karşılıklarını / ecirlerini) arttıracağız (seneziydülmuhsiniyn)".
Hasan Basri Çantay
Hani: ("Tih" den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız" demişdik.
İbni Kesir
Hani; şu kasabaya girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek girin, affet deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik
Şaban Piriş
Hani: -Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve "bağışla" deyin de sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Ahmed Hulusi
Hani şunu demiştik onlara: "Şu karyeye (boyuta) girin ve orada dilediğiniz şekilde (o boyutun nimetlerini) yeyin. . . Kapısından da secde ederek (varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allah Esma'sının var olduğunu itiraf ederek) girin ve (benlik hissinizden dolayı) mağfiret dileyin. . . Ki (benliğinizin oluşturduğu) hatalarınızı mağfiret edelim. Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız paylaşanlara (muhsinlere) daha da arttıracağız. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz,' demiştik.
Erhan Aktaş
Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde[1] ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.
Progressive Muslims
And We said: "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate while prostrating, and Say: "Our load is removed", We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good doers. "
Sam Gerrans
And when We said: “Enter this city, and eat freely of it wheresoever you will. And enter the gate in submission, and say: ‘A mitigation!’ We will forgive you your offences, and will increase the doers of good.”
Aisha Bewley
Remember when We said, ‘Go into this town. and eat from it wherever you like, freely. Enter the gate prostrating and say, "Relieve us of our burdens!" Your mistakes will be forgiven. We will grant increase to all good-doers.’
Rashad Khalifa
Recall that we said, "Enter this town, where you will find as many provisions as you like. Just enter the gate humbly, and treat the people nicely. We will then forgive your sins, and increase the reward for the pious."
Edip-Layth
We said, "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate humbly, and talk amicably, We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good-doers."
Monoteist Meali
Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde[1] ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.
Dipnotlar
[1] Onların yasa ve kurallarını kabullenerek. Secde; itaat etmek, emrine amade olmak ve üstünlüğünü kabul etmek demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani | - |
| 2 | kulna | demiştik ki | قول |
| 3 | dhulu | girin | دخل |
| 4 | hazihi | şu | - |
| 5 | l-karyete | kente | قري |
| 6 | fekulu | yeyin | اكل |
| 7 | minha | oradan | - |
| 8 | haysu | yerde | حيث |
| 9 | şi'tum | dilediğiniz | شيا |
| 10 | ragaden | bol bol | رغد |
| 11 | vedhulu | girin | دخل |
| 12 | l-babe | kapıdan | بوب |
| 13 | succeden | secde ederek | سجد |
| 14 | ve kulu | ve deyin | قول |
| 15 | hittatun | hitta (ya Rabbi bizi affet) | حطط |
| 16 | negfir | biz de bağışlayalım | غفر |
| 17 | lekum | sizin | - |
| 18 | hatayakum | hatalarınızı | خطا |
| 19 | ve senezidu | ve daha fazlasını vereceğiz | زيد |
| 20 | l-muhsinine | güzel davrananlara | حسن |
Bayraktar Bayraklı
İsrailoğulları'na, "bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz;'Hıtta/hatalıyız'deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz" demiştik.
Mehmet Okuyan
Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)![1] Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)"[2] deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız."
Edip Yüksel
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz" demiştik.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün şöyle demiştik: "Şu kente girin; istediğiniz yerden bol bol yiyin. O kapıdan boyun eğerek girin[1] ve 'Günah yükümüzü kaldır!' deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını vereceğiz."[2]
Ali Rıza Safa
Bir de şöyle demiştik: "Şu kente girin; artık, istediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve ‘Bizi bağışla!' deyin ki, suçlarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara, daha da çoğunu vereceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, canınızın çektiklerinden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve "Bizi affet!" diyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, Allah'ı görür gibi kulluk edenlere ikramımızı arttıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'Affet bizi!' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Ali Bulaç
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit: "Şu şehre girin de nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve secde ederek kapıdan girin "günahlarımızı bağışla" deyin ki, size günahlarınızı mağfiret ediverelim, iyilik edenlere ise (nimetlerimizi) daha artıracağız" dedik.
Muhammed Esed
Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.
Diyanet İşleri
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir vakit "şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve "hıtta" deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız" dedik
Süleyman Ateş
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Gültekin Onan
Ve demiştik ki: "Şu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "dileğimiz bağışlanmadır" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsinlerin (alacaklarını / karşılıklarını / ecirlerini) arttıracağız (seneziydülmuhsiniyn)".
Hasan Basri Çantay
Hani: ("Tih" den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız" demişdik.
İbni Kesir
Hani; şu kasabaya girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek girin, affet deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik
Şaban Piriş
Hani: -Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve "bağışla" deyin de sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Ahmed Hulusi
Hani şunu demiştik onlara: "Şu karyeye (boyuta) girin ve orada dilediğiniz şekilde (o boyutun nimetlerini) yeyin. . . Kapısından da secde ederek (varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allah Esma'sının var olduğunu itiraf ederek) girin ve (benlik hissinizden dolayı) mağfiret dileyin. . . Ki (benliğinizin oluşturduğu) hatalarınızı mağfiret edelim. Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız paylaşanlara (muhsinlere) daha da arttıracağız. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz,' demiştik.
Erhan Aktaş
Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde[1] ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.
Progressive Muslims
And We said: "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate while prostrating, and Say: "Our load is removed", We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good doers. "
Sam Gerrans
And when We said: “Enter this city, and eat freely of it wheresoever you will. And enter the gate in submission, and say: ‘A mitigation!’ We will forgive you your offences, and will increase the doers of good.”
Aisha Bewley
Remember when We said, ‘Go into this town. and eat from it wherever you like, freely. Enter the gate prostrating and say, "Relieve us of our burdens!" Your mistakes will be forgiven. We will grant increase to all good-doers.’
Rashad Khalifa
Recall that we said, "Enter this town, where you will find as many provisions as you like. Just enter the gate humbly, and treat the people nicely. We will then forgive your sins, and increase the reward for the pious."
Edip-Layth
We said, "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate humbly, and talk amicably, We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good-doers."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.