Monoteist Meali
Allah, Adem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]
Dipnotlar
[1]
Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacak bir bilgidir.
[2]
Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil, alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.
وَعَلَّمَ
ءَادَمَ
ٱلْأَسْمَآءَ
كُلَّهَا
ثُمَّ
عَرَضَهُمْ
عَلَى
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
فَقَالَ
أَنۢبِـُٔونِى
بِأَسْمَآءِ
هَـٰٓؤُلَآءِ
إِن
كُنتُمْ
صَـٰدِقِينَ
Ve alleme ademel esmae kulleha summe aradahum alel melaiketi fe kale enbiuni bi esmai haulai in kuntum sadikin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve alleme | ve öğretti | علم |
| 2 | ademe | Adem'e | - |
| 3 | l-esma'e | isimleri | سمو |
| 4 | kulleha | bütün | كلل |
| 5 | summe | sonra | - |
| 6 | aradehum | onları sunup | عرض |
| 7 | ala | -e | - |
| 8 | l-melaiketi | melekler- | ملك |
| 9 | fekale | ve dedi | قول |
| 10 | enbiuni | bana söyleyin | نبا |
| 11 | biesma'i | isimlerini | سمو |
| 12 | ha'ula'i | onların | - |
| 13 | in | eğer | - |
| 14 | kuntum | iseniz | كون |
| 15 | sadikine | doğru kimseler | صدق |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp "Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz" dedi.
Mehmet Okuyan
(Allah) Âdem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip "Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin." demişti.
Edip Yüksel
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin" dedi.[1]
Süleymaniye Vakfı
Adem'e bütün varlıkların isimlerini /özelliklerini[1] öğretti,[2] sonra onları[3] meleklere gösterdi: "(Muhalif varlık konusunda) Doğru sözlü kimselerseniz bana şunların isimlerini /özelliklerini anlatın!" dedi.
Ali Rıza Safa
Ve Âdem'e, tüm isimleri öğretti. Sonra, onları meleklerin önüne koyarak, şöyle dedi: "Bunları, isimleriyle Bana bildirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?"
Mustafa İslamoğlu
Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: "Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini bana bir bir haber verin!"
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."
Ali Bulaç
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: "Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!" buyurdu.
Muhammed Esed
Ve O, Adem'e her şeyin ismini öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve "Dedikleriniz doğruysa haydi bu (şeylerin) isimlerini Bana söyleyin bakalım!"dedi.
Diyanet İşleri
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o alemini melaikeye gösterip "Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin" buyurdu
Süleyman Ateş
Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.
Gültekin Onan
Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunup (aredahüm), "Doğru sözlü / dürüst (sadık) iseniz, şunların isimlerini siz bana bildirin (enbiuniy)" dedi.
Hasan Basri Çantay
Ademe bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delalet etdikleri alemleri, eşyayi) meleklere gösterib: "Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin" demişdi.
İbni Kesir
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere göstererek: Eğer sadıklardan iseniz, bunların adlarını bana söyleyin, buyurmuştur.
Şaban Piriş
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek:-Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.
Ahmed Hulusi
Sonra Adem'e (Esma'nın programlanışı, Esma bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esma'yı (Esma ül Hüsna'sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı). Sonra melaikeye: "Eğer dediğinizde ısrarlı iseniz bana (Adem'in) varlığındaki Esma'nın (özelliklerinin) neler olduğunu anlatın" dedi.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, 'Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin,' dedi.
Erhan Aktaş
Allah, Adem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]
Progressive Muslims
And He taught Adam the description of all things, then He displayed them to the Angels and said: "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful. "
Sam Gerrans
And He taught Adam the names, all of them; then He presented them to the angels and said: “Inform Me of the names of these, if you be truthful.”
Aisha Bewley
He taught Adam the names of all things. Then He arrayed them before the angels and said, ‘Tell me the names of these if you are telling the truth.’
Rashad Khalifa
He taught Adam all the names then presented them to the angels, saying, "Give me the names of these, if you are right.",
Edip-Layth
He taught Adam the description of all things, and then He displayed them to the controllers and said, "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful."
Monoteist Meali
Allah, Adem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]
Dipnotlar
[1] Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacak bir bilgidir.
[2] Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil, alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve alleme | ve öğretti | علم |
| 2 | ademe | Adem'e | - |
| 3 | l-esma'e | isimleri | سمو |
| 4 | kulleha | bütün | كلل |
| 5 | summe | sonra | - |
| 6 | aradehum | onları sunup | عرض |
| 7 | ala | -e | - |
| 8 | l-melaiketi | melekler- | ملك |
| 9 | fekale | ve dedi | قول |
| 10 | enbiuni | bana söyleyin | نبا |
| 11 | biesma'i | isimlerini | سمو |
| 12 | ha'ula'i | onların | - |
| 13 | in | eğer | - |
| 14 | kuntum | iseniz | كون |
| 15 | sadikine | doğru kimseler | صدق |
Bayraktar Bayraklı
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp "Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz" dedi.
Mehmet Okuyan
(Allah) Âdem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip "Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin." demişti.
Edip Yüksel
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin" dedi.[1]
Süleymaniye Vakfı
Adem'e bütün varlıkların isimlerini /özelliklerini[1] öğretti,[2] sonra onları[3] meleklere gösterdi: "(Muhalif varlık konusunda) Doğru sözlü kimselerseniz bana şunların isimlerini /özelliklerini anlatın!" dedi.
Ali Rıza Safa
Ve Âdem'e, tüm isimleri öğretti. Sonra, onları meleklerin önüne koyarak, şöyle dedi: "Bunları, isimleriyle Bana bildirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?"
Mustafa İslamoğlu
Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: "Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini bana bir bir haber verin!"
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."
Ali Bulaç
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: "Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!" buyurdu.
Muhammed Esed
Ve O, Adem'e her şeyin ismini öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve "Dedikleriniz doğruysa haydi bu (şeylerin) isimlerini Bana söyleyin bakalım!"dedi.
Diyanet İşleri
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o alemini melaikeye gösterip "Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin" buyurdu
Süleyman Ateş
Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.
Gültekin Onan
Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunup (aredahüm), "Doğru sözlü / dürüst (sadık) iseniz, şunların isimlerini siz bana bildirin (enbiuniy)" dedi.
Hasan Basri Çantay
Ademe bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delalet etdikleri alemleri, eşyayi) meleklere gösterib: "Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin" demişdi.
İbni Kesir
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere göstererek: Eğer sadıklardan iseniz, bunların adlarını bana söyleyin, buyurmuştur.
Şaban Piriş
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek:-Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.
Ahmed Hulusi
Sonra Adem'e (Esma'nın programlanışı, Esma bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esma'yı (Esma ül Hüsna'sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı). Sonra melaikeye: "Eğer dediğinizde ısrarlı iseniz bana (Adem'in) varlığındaki Esma'nın (özelliklerinin) neler olduğunu anlatın" dedi.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, 'Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin,' dedi.
Erhan Aktaş
Allah, Adem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]
Progressive Muslims
And He taught Adam the description of all things, then He displayed them to the Angels and said: "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful. "
Sam Gerrans
And He taught Adam the names, all of them; then He presented them to the angels and said: “Inform Me of the names of these, if you be truthful.”
Aisha Bewley
He taught Adam the names of all things. Then He arrayed them before the angels and said, ‘Tell me the names of these if you are telling the truth.’
Rashad Khalifa
He taught Adam all the names then presented them to the angels, saying, "Give me the names of these, if you are right.",
Edip-Layth
He taught Adam the description of all things, and then He displayed them to the controllers and said, "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.