2. Bakara suresi, 254. ayet

Ya eyyuhellezine amenu enfiku mimma razaknakum min kabli en ye'tiye yevmun la bey'un fihi ve la hulletun ve la şefaah, vel kafirune humuz zalimun.
Monoteist Meali
Ey İman Edenler! İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin[1] olmadığı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak[2] edin. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.
Dipnotlar
[1] Şefaatin kelime anlamı olarak yardım etmek demektir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre "şefaat" inancı kesinlikle şirktir (Bkz. 2:48, 123). Şefaatin olduğunu iddia etmek Allah'ın haksızlık yapacağını, torpil yapacağını söylemekle eş anlamlı bir iddiadır. Bu Allah'a atılan büyük bir iftiradır. Yüzlerce ayette, herkese sadece ve sadece yaptıklarının karşılığının verileceğini ve şefaatin olmadığını açıkça söylenmesine rağmen, şefaatin olduğuna inanmak, Allah'ın sözüne itibar etmemektir.
[2] Hayırlı işlere harcayın ve ihtiyaç sahiplerine karşılıksız yardım edin.
# Kelime Anlam Kök
1 ya eyyuha ey -
2 ellezine kimseler -
3 amenu inanan(lar) امن
4 enfiku infak edin نفق
5 mimma -
6 razeknakum size verdiğimiz rızıktan رزق
7 min -
8 kabli önce قبل
9 en -
10 ye'tiye gelmezden اتي
11 yevmun gün يوم
12 la olmadığı -
13 bey'un alışverişin بيع
14 fihi içinde -
15 ve la ve hiçbir -
16 hulletun dostluğun خلل
17 ve la ve hiçbir -
18 şefaatun şefaatin شفع
19 velkafirune ve kafirler كفر
20 humu ta kendileridir -
21 z-zalimune zalimlerin ظلم
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alışveriş, dostluk ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yoluna harcayınız. Biliniz ki, hakikati inkar edenler zalimlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Kendisinde artık alışveriş, dostluk ve şefaat[1] bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin (verin)! kâfirler elbette zalimlerdir.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar, ne alışverişin ne dostluğun ve ne de aracılığın (şefaat) olmadığı gün gelmeden önce size verdiklerimizden dağıtın. İnkar edenler zalimlerdir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Alışverişin, dostluğun ve şefaatin[1] olmayacağı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin /hayra harcayın.[2] Kafirler, zalimlerin /yanlışlar içinde olanların ta kendileridir.
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Ne alışverişin ne dostluğun ne de ara buluculuğun olmayacağı gün gelmeden önce, size geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşın. Çünkü nankörlük edenler, kendilerine yazık edenlerdir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Kendisinde pazarlığın, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmezden önce size rızık olarak bahşettiklerimizden harcayın! Zira nankörler zalimlerin ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, hiç bir alış-verişin, hiç bir dostluğun ve hiç bir şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler... Onlar zulmedenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce, size verdiğimiz mallardan nafaka verin. Kafirler ise hep o zalimlerdir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Pazarlığın, dostluğun ve şefaatin geçerli olmayacağı bir Gün gelmeden önce size rızık olarak bağışladığımız şeylerden (Bizim yolumuzda) harcayın. Ve bilin ki hakikati inkar edenler zalimlerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iman edenler size merzuk kıldığımız şeylerden infak edin: gelmeden evvel bir gün ki onda alım satım yok, dostluk da yok şefaat de yok kafirler ise hep o zalimlerdir
Süleyman Ateş
Ey inananlar, ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.
Gültekin Onan
Ey inananlar, hiç bir alış-verişin, hiç bir dostluğun ve hiç bir şefaatin olmadığı gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler... Onlar zulmedenlerdir.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler, içinde ne bir alış veriş, ne bir dostluk, ne de bir şefaat (imkanı) bulunmayan bir gün gelmezden evvel size verdiğimiz rızıkdan (Hak yolunda) harcayın. Kafirler zulmedenlerin ta kendileridir.
İbni Kesir
Ey iman edenler, alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size verdiğim rızıklardan infak edin. Kafirler işte zalimlerin kendileridir.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler, İçinde alışverişin, dostluğun ve de şefaatin olmadığı bir gün gelmezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. İnkar edenler, işte onlar, zalimlerdir.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler, ne alışverişin, ne dostluğun, ne de şefaatin olmadığı günden önce, sizi rızıklandırdıklarımızda infak edin (imanınız dolayısıyla karşılıksız bağışlayın). . . Kafirler (Hakikati inkar edenler), zalimlerin (kendi nefsine zarar verenlerin) ta kendileridir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnananlar, ne alışverişin ne dostluğun ve ne de şefaatin (aracılığın) olmadığı gün gelmeden önce size verdiklerimizden dağıtın. İnkar edenler zalimlerdir.
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin[1] olmadığı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak[2] edin. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.
Progressive Muslims
O you who believe, spend from what We have provided for you before a Day will come when there is no trade, nor friendship, nor intercession; and the disbelievers are the wicked.
Sam Gerrans
O you who heed warning: spend of what We have provided you before there comes a day wherein is neither commerce, nor friendship, nor intercession; and the false claimers of guidance: they are the wrongdoers.
Aisha Bewley
You who have iman! give away some of what We have provided for you before a Day arrives on which there is no trading, no close friendship and no intercession. It is the kafirun who are the wrongdoers.
Rashad Khalifa
O you who believe, you shall give to charity from the provisions we have given to you, before a day comes where there is no trade, no nepotism, and no intercession. The disbelievers are the unjust.
Edip-Layth
O you who acknowledge, spend from what We have provided for you before a day will come when there is no trade, nor friendship, nor intercession; and the ingrates are the wicked.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.