2. Bakara suresi, 236. ayet

La cunaha aleykum in tallaktumun nisae ma lem temessuhunne ev tefridu lehunne faridah ve mettiuhunne alel musiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh metaan bil ma'ruf, hakkan alel muhsinin.
Monoteist Meali
Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı[1] henüz farz kılmadığınız[2] kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.
Dipnotlar
[1] Mehir. Evlilik sözleşmesinde erkeğin eşine verdiği bedel.
[2] Mehir miktarını kesinleştirmediğiniz. Nikah akdi yapmadığınız. Evlilik kararı almadığınız.
# Kelime Anlam Kök
1 la yoktur -
2 cunaha bir günah جنح
3 aleykum size -
4 in eğer -
5 tallektumu boşarsınız طلق
6 n-nisa'e kadınları نسو
7 ma -
8 lem -
9 temessuhunne henüz dokunmadan مسس
10 ev ya da -
11 tefridu belirlemeden فرض
12 lehunne onlara -
13 ferideten mehir(lerini) فرض
14 ve mettiuhunne ve onları faydalandırsın متع
15 ala -
16 l-musii eli geniş olan وسع
17 kaderuhu kendi gücü nisbetinde قدر
18 ve ala -
19 l-muktiri eli dar olan da قتر
20 kaderuhu kendi gücü nisbetinde قدر
21 metaan bir geçimlikle متع
22 bil-mea'rufi güzel عرف
23 hakkan bu bir borçtur حقق
24 ala üzerine -
25 l-muhsinine iyilik edenlerin حسن
Bayraktar Bayraklı
Eğer kadınlarla cinsel ilişki kurmadan ve mehir kesmeden onları boşarsanız, bunda size bir günah yoktur. Ancak böyle durumlarda onları örfe uygun olarak faydalandırınız; imkanı geniş olan kendi gücüne, dar olan da kendi gücüne göre... Bu, güzel davrananlar üzerine bir yükümlülüktür.
Mehmet Okuyan
(Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır).
Edip Yüksel
Henüz dokunmadan, yahut mehirlerini biçmeden önce kadınları boşamanızda bir sakınca yok. Bu durumda ödemede bulunun. Zengin, kendi gücü oranında, yoksul da kendi gücü oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, güzel davrananların görevidir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Henüz mehirlerini kesinleştirmediğiniz[1] kadınları, el sürmeden boşarsanız size bir günahı olmaz. Onlara; imkanı olan gücü ölçüsünde, darlık içinde olan da gücü ölçüsünde marufa uygun bir ödeme yapsın.[2] Bu, güzel davrananların boynuna borçtur.[3]
Ali Rıza Safa
El sürmediğiniz veya ödencelerini belirlemediğiniz kadınları boşamanızda size suç yoktur. Bu durumda, onları yararlandırın; olanakları geniş olan kendi gücüne göre, dar olan da kendi gücüne göre, adaletli bir biçimde yararlandırmalıdır. Güzel davrananların üzerine bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine henüz dokunmadığınız ya da bir mehir tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda size bir vebal yoktur. Ne ki (bu durumda dahi) onlara destek olun! Eli geniş olan kendi takdirince, eli dar olan da gücü yettiği miktar makul bir biçimde geçimlik tedarik etsin! Bu, Allah'ı görür gibi inanan herkesin üzerine bir yükümlülüktür.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine dokunmadan veya onlar için herhangi bir mehr belirlemeden kadınları boşamanızda sizin için günah yoktur. Ancak onları nimetlendirin. İmkanları geniş olan kendi gücünce yapar bunu, imkanları sınırlı olan da kendi gücünce yapar. Örfe uygun bir nimetlendirme... Güzel düşünüp güzel davrananlar üzerine bir borç...
Ali Bulaç
Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) iyilik edenler üzerinde bir haktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer kadınları, kendilerine el sürmeden veya mehir belirlemeden boşadınızsa, bunun size bir sakıncası yoktur. Ancak onlara yararlanacakları birşey verin, varlıklı olan durumuna göre, darlık içinde olan da gücüne göre güzellikle bir mal vermelidir. Bu, iyilik severler üzerine borç bir haktır.
Muhammed Esed
Henüz dokunmadığınız veya mehir tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda bir günah yoktur; ancak (böyle bir durumda bile) onlar için gerekli tedarikleri yapın; imkanları çok olan kendi gücüne dar olan da (yine) kendi gücüne göre adil şekilde bir tedarikte bulunsun; bu, güzel davranan herkesin üzerinde bir yükümlülüktür.
Diyanet İşleri
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer kadınları kendilerine el sürmeden veyahud bir mehir kesmeden boşadınızsa olmaz değil şu kadar ki onları müstefid edin, eli geniş olan kaderince, eli dar olan da kaderince ve güzellikle bir müt'a verin, bu, muhsinler üzerine borc bir haktır
Süleyman Ateş
Henüz dokunmadan, ya da mehir kesmeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın (bir miktar bir şey verin). Eli geniş olan, kendi gücü nisbetinde, eli dar olan da kendi kaderince güzel bir şekilde faydalandırmalı (herkes gücü ölçüsünde bir şey vermeli) dir. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur.
Gültekin Onan
Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın; zengin olan kendi gücü oranında, maruf bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik edenler üzerinde bir haktır.
Hasan Basri Çantay
Kendileriyle temas etmediğiniz, yahud kendilerine bir mehir ta'yin eylemediğiniz kadınları boşamışsanız (bunda) üzerinize vebal yokdur. Onları — zengin olan (ınız) kudretince, darda bulunan (ınız) da haalince (olmak üzere) — ma'ruf bir faide ile faidelendiriniz. Bu, iyilik etmek şiaarında bulunanların üzerine bir borcdur.
İbni Kesir
Temas etmediğiniz veya bir mehir kesmediğniz kadınları boşamışsanız, size vebal yoktur. Şu kadar ki, zengin olan kudretince, darda bulunan da halince ma'ruf bir fayda ile onları faydalandırmalıdır. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur.
Şaban Piriş
Kadınlara temas etmeden ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.
Ahmed Hulusi
Eğer kendileriyle yatmadan veya mehr tespit etmeden önce boşarsanız size bir suç yoktur. Onları faydalandırın. İmkanları geniş olan, kapasitesince, imkanları dar olan da kendi ölçüsünde örfte olduğu üzere faydalandırmalıdır (boşanan eşlerini). İhsan ediciler üzerine bir görevdir bu.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Henüz dokunmadan, yahut mehirlerini biçmeden önce kadınları boşamanızda bir sakınca yok. Bu durumda ödemede bulunun. Zengin, kendi gücü oranında, yoksul da kendi gücü oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, güzel davrananların görevidir.
Erhan Aktaş
Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı[1] henüz farz kılmadığınız[2] kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.
Progressive Muslims
There is no sin upon you if you divorce the women before having sexual intercourse with them, or before committing to what was agreed for them. Let them have recompense, the rich according to his means, and the poor according to his means. Recompense which is in goodness, a responsibility for those in kindness.
Sam Gerrans
You do no wrong if you divorce women when you have neither touched them nor appointed for them an obligation. But make them a gift: the wealthy according to his means, and the straitened according to his means; a provision according to what is fitting is binding upon the doers of good.
Aisha Bewley
There is nothing wrong in your divorcing women before you have touched them or allotted a dowry to them. But give them a gift – he who is wealthy according to his means and he who is less well off according to his means – a gift to be given with correctness and courtesy: a duty for all good-doers.
Rashad Khalifa
You commit no error by divorcing the women before touching them, or before setting the dowry for them. In this case, you shall compensate them - the rich as he can afford and the poor as he can afford - an equitable compensation. This is a duty upon the righteous.
Edip-Layth
There is no blame on you if you divorce the women before having sexual intercourse with them, or before committing to what was agreed for them. Let them have compensation, the rich according to his means, and the poor according to his means. Compensation, which is according to the recognized norms, is a responsibility for good-doers.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.