Monoteist Meali
Birinize ölüm geldiği zaman; eğer geride bir hayır[1] bırakıyorsa, anneye, babaya, yakın akrabaya örfe uygun bir şekilde vasiyette bulunmak, takva sahibi olanların üzerine bir hak olarak yazıldı.[2]
Dipnotlar
[1]
Mal, mülk, varlık.
[2]
Takdir edildi. Zorunlu kılındı.
كُتِبَ
عَلَيْكُمْ
إِذَا
حَضَرَ
أَحَدَكُمُ
ٱلْمَوْتُ
إِن
تَرَكَ
خَيْرًا
ٱلْوَصِيَّةُ
لِلْوَٰلِدَيْنِ
وَٱلْأَقْرَبِينَ
بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ
حَقًّا
عَلَى
ٱلْمُتَّقِينَ
Kutibe aleykum iza hadara ehadekumul mevtu in tereke hayra, el vasiyyetu lil valideyni vel akrabine bil ma'ruf, hakkan alel muttekin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kutibe | yazıldı | كتب |
| 2 | aleykum | size | - |
| 3 | iza | zaman | - |
| 4 | hadera | geldiği | حضر |
| 5 | ehadekumu | birinize | احد |
| 6 | l-mevtu | ölüm | موت |
| 7 | in | eğer | - |
| 8 | terake | bırakacaksa | ترك |
| 9 | hayran | bir hayır (mal) | خير |
| 10 | l-vesiyyetu | vasiyyet etmek | وصي |
| 11 | lilvalideyni | anaya babaya | ولد |
| 12 | vel'ekrabine | ve yakınlara | قرب |
| 13 | bil-mea'rufi | uygun bir biçimde | عرف |
| 14 | hakkan | bir haktır (borçtur) | حقق |
| 15 | ala | üzerine | - |
| 16 | l-muttekine | muttakiler | وقي |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek sakınanlar üzerine bir borçtur.
Mehmet Okuyan
Birinize ölüm geldiği zaman, bir hayır (mal) bırakacaksa ana babaya ve yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakîler (duyarlı olanlar) üzerinde bir borç olarak farz kılınmıştır.[1]
Edip Yüksel
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Birinize ölüm gelmiş de geriye mal bırakmışsa, ana-baba ve en yakınlara karşı size yüklenen o vasiyeti (mirası paylaştırma görevini)[1] marufa /belirlenmiş paylara göre yerine getirmeniz size farz kılınmıştır. Bu, yanlışlardan sakınanların boynuna borçtur.
Ali Rıza Safa
Birinize ölüm geldiğinde, arkasında bir iyilik bırakacaksa, annebabaya ve akrabalara, uygun bir son istekte bulunması, sorumluluk bilinci taşıyanların üzerine bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geriye bir değer bırakıyorsa, münasip bir biçimde anne-babaya ve yakın akrabaya vasiyet etmek size farz kılındı. Bu, Allah'a karşı sorumluluk duyanların uymaları gereken bir hakikattir.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden birine ölüm geldiğinde, eğer bir hayır bırakacaksa, üzerinize yazılan şudur: Ana-babaya, akrabaya, örfe uygun vasiyette bulunmak. Takva sahipleri üstüne bir hak olarak...
Ali Bulaç
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Birinize ölüm geldiği vakit, bir mal bırakacaksa, babası, annesi ve en yakın akrabası için meşru bir biçimde vasiyette bulunması, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerine yapılması gerekli bir hak olarak üzerinize yazıldı.
Muhammed Esed
Herhangi birinize ölüm yaklaştığında, eğer arkasında yeterli bir servet bırakıyorsa, ebeveynine ve (diğer) yakın akrabalarına uygun şekilde vasiyette bulunmak size farz kılındı: Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilincini duyanlar için bir yükümlülüktür.
Diyanet İşleri
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Birinize ölüm geldiği vakit bir hayır -bir mal- bırakacaksa, babası ve anası ve en yakın akrıbası için meşru bir surette vasıyyet etmek müttekiler üzerine icrası vacib bir hak olarak üzerinize yazıldı
Süleyman Ateş
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır (mal) bırakacaksa, anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyyet etmek, korunanlar üzerine bir borçtur.
Gültekin Onan
Sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması - Tanrı'ya karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak - size yazıldı.
Hasan Basri Çantay
Sizden birinize ölüm gelib çatdığı vakit eğer mal bırakacaksa anaya, babaya, yakın akrabaya meşru' bir suretde vasıyyetde bulunmak takvaa sahihleri üzerinde bir hak olarak farzedildi.
İbni Kesir
Sizden birinize ölüm geldiği zaman; eğer bir hayır bırakacaksa; anaya, babaya, yakın akrabaya, ma'ruf şekilde vasiyette bulunması farz kılındı. Bu, takva sahibleri üzerinde bir haktır.
Şaban Piriş
Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa; anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakiler üzerine bir borç olarak yazıldı.
Ahmed Hulusi
Birinize ölüm yaklaştığında eğer bir hayır (miras - mal) bırakacaksa, ana-babası veya akrabaları için vasiyet etsin. Bu korunmak isteyenler için bir haktır!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.
Erhan Aktaş
Birinize ölüm geldiği zaman; eğer geride bir hayır[1] bırakıyorsa, anneye, babaya, yakın akrabaya örfe uygun bir şekilde vasiyette bulunmak, takva sahibi olanların üzerine bir hak olarak yazıldı.[2]
Progressive Muslims
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he leaves a will for his family and relatives out of goodness; this is a truth for the righteous.
Sam Gerrans
Prescribed for you when death is present with one of you, if he leaves wealth: the bequest to parents and relatives according to what is fitting is binding upon those of prudent fear.
Aisha Bewley
It is prescribed for you, when death approaches one of you and if he has some goods to leave, to make a will in favour of his parents and relatives, correctly and fairly: a duty for all those who have taqwa.
Rashad Khalifa
It is decreed that when death approaches, you shall write a will for the benefit of the parents and relatives, equitably. This is a duty upon the righteous.
Edip-Layth
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he/she leaves a property, then a will should be for parents and relatives, according to recognized norms. This is due right for the righteous.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kutibe | yazıldı | كتب |
| 2 | aleykum | size | - |
| 3 | iza | zaman | - |
| 4 | hadera | geldiği | حضر |
| 5 | ehadekumu | birinize | احد |
| 6 | l-mevtu | ölüm | موت |
| 7 | in | eğer | - |
| 8 | terake | bırakacaksa | ترك |
| 9 | hayran | bir hayır (mal) | خير |
| 10 | l-vesiyyetu | vasiyyet etmek | وصي |
| 11 | lilvalideyni | anaya babaya | ولد |
| 12 | vel'ekrabine | ve yakınlara | قرب |
| 13 | bil-mea'rufi | uygun bir biçimde | عرف |
| 14 | hakkan | bir haktır (borçtur) | حقق |
| 15 | ala | üzerine | - |
| 16 | l-muttekine | muttakiler | وقي |
Bayraktar Bayraklı
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek sakınanlar üzerine bir borçtur.
Mehmet Okuyan
Birinize ölüm geldiği zaman, bir hayır (mal) bırakacaksa ana babaya ve yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakîler (duyarlı olanlar) üzerinde bir borç olarak farz kılınmıştır.[1]
Edip Yüksel
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.[1]
Süleymaniye Vakfı
Birinize ölüm gelmiş de geriye mal bırakmışsa, ana-baba ve en yakınlara karşı size yüklenen o vasiyeti (mirası paylaştırma görevini)[1] marufa /belirlenmiş paylara göre yerine getirmeniz size farz kılınmıştır. Bu, yanlışlardan sakınanların boynuna borçtur.
Ali Rıza Safa
Birinize ölüm geldiğinde, arkasında bir iyilik bırakacaksa, annebabaya ve akrabalara, uygun bir son istekte bulunması, sorumluluk bilinci taşıyanların üzerine bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geriye bir değer bırakıyorsa, münasip bir biçimde anne-babaya ve yakın akrabaya vasiyet etmek size farz kılındı. Bu, Allah'a karşı sorumluluk duyanların uymaları gereken bir hakikattir.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden birine ölüm geldiğinde, eğer bir hayır bırakacaksa, üzerinize yazılan şudur: Ana-babaya, akrabaya, örfe uygun vasiyette bulunmak. Takva sahipleri üstüne bir hak olarak...
Ali Bulaç
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Birinize ölüm geldiği vakit, bir mal bırakacaksa, babası, annesi ve en yakın akrabası için meşru bir biçimde vasiyette bulunması, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerine yapılması gerekli bir hak olarak üzerinize yazıldı.
Muhammed Esed
Herhangi birinize ölüm yaklaştığında, eğer arkasında yeterli bir servet bırakıyorsa, ebeveynine ve (diğer) yakın akrabalarına uygun şekilde vasiyette bulunmak size farz kılındı: Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilincini duyanlar için bir yükümlülüktür.
Diyanet İşleri
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Birinize ölüm geldiği vakit bir hayır -bir mal- bırakacaksa, babası ve anası ve en yakın akrıbası için meşru bir surette vasıyyet etmek müttekiler üzerine icrası vacib bir hak olarak üzerinize yazıldı
Süleyman Ateş
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır (mal) bırakacaksa, anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyyet etmek, korunanlar üzerine bir borçtur.
Gültekin Onan
Sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması - Tanrı'ya karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak - size yazıldı.
Hasan Basri Çantay
Sizden birinize ölüm gelib çatdığı vakit eğer mal bırakacaksa anaya, babaya, yakın akrabaya meşru' bir suretde vasıyyetde bulunmak takvaa sahihleri üzerinde bir hak olarak farzedildi.
İbni Kesir
Sizden birinize ölüm geldiği zaman; eğer bir hayır bırakacaksa; anaya, babaya, yakın akrabaya, ma'ruf şekilde vasiyette bulunması farz kılındı. Bu, takva sahibleri üzerinde bir haktır.
Şaban Piriş
Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa; anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakiler üzerine bir borç olarak yazıldı.
Ahmed Hulusi
Birinize ölüm yaklaştığında eğer bir hayır (miras - mal) bırakacaksa, ana-babası veya akrabaları için vasiyet etsin. Bu korunmak isteyenler için bir haktır!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.
Erhan Aktaş
Birinize ölüm geldiği zaman; eğer geride bir hayır[1] bırakıyorsa, anneye, babaya, yakın akrabaya örfe uygun bir şekilde vasiyette bulunmak, takva sahibi olanların üzerine bir hak olarak yazıldı.[2]
Progressive Muslims
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he leaves a will for his family and relatives out of goodness; this is a truth for the righteous.
Sam Gerrans
Prescribed for you when death is present with one of you, if he leaves wealth: the bequest to parents and relatives according to what is fitting is binding upon those of prudent fear.
Aisha Bewley
It is prescribed for you, when death approaches one of you and if he has some goods to leave, to make a will in favour of his parents and relatives, correctly and fairly: a duty for all those who have taqwa.
Rashad Khalifa
It is decreed that when death approaches, you shall write a will for the benefit of the parents and relatives, equitably. This is a duty upon the righteous.
Edip-Layth
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he/she leaves a property, then a will should be for parents and relatives, according to recognized norms. This is due right for the righteous.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.