Monoteist Meali
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.
Dipnotlar
[1]
Zekat, arınmak, arındırmak demektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir (2:43; 19:13, 31; 18:81; 20:76; 23:4; 41:7). "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak demektir.
[2]
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Ve hananen min ledunna ve zekah, ve kane tekıyya.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.
Mehmet Okuyan
(12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!"[1] (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.
Edip Yüksel
Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.
Süleymaniye Vakfı
Ona katımızdan şefkat duygusu ve temiz huy da verdik. O, yanlışlardan sakınan biriydi.[1]
Ali Rıza Safa
Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.
Mustafa İslamoğlu
Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;
Yaşar Nuri Öztürk
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.
Ali Bulaç
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.
Muhammed Esed
ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;
Diyanet İşleri
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi
Süleyman Ateş
Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.
Gültekin Onan
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Hasan Basri Çantay
(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.
İbni Kesir
Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.
Şaban Piriş
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
Ahmed Hulusi
Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.
Erhan Aktaş
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.
Progressive Muslims
And he had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
Sam Gerrans
And tenderness from Us, and purity; and he was in prudent fear,
Aisha Bewley
and tenderness and purity from Us – he had taqwa –
Rashad Khalifa
And (we endowed him with) kindness from us and purity, for he was righteous.
Edip-Layth
He had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
Monoteist Meali
Dipnotlar
[1] Zekat, arınmak, arındırmak demektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir (2:43; 19:13, 31; 18:81; 20:76; 23:4; 41:7). "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak demektir.
[2] Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Bayraktar Bayraklı
Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.
Mehmet Okuyan
(12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!"[1] (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.
Edip Yüksel
Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.
Süleymaniye Vakfı
Ona katımızdan şefkat duygusu ve temiz huy da verdik. O, yanlışlardan sakınan biriydi.[1]
Ali Rıza Safa
Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.
Mustafa İslamoğlu
Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;
Yaşar Nuri Öztürk
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.
Ali Bulaç
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.
Muhammed Esed
ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;
Diyanet İşleri
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi
Süleyman Ateş
Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.
Gültekin Onan
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Hasan Basri Çantay
(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.
İbni Kesir
Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.
Şaban Piriş
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
Ahmed Hulusi
Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.
Erhan Aktaş
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.
Progressive Muslims
And he had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
Sam Gerrans
And tenderness from Us, and purity; and he was in prudent fear,
Aisha Bewley
and tenderness and purity from Us – he had taqwa –
Rashad Khalifa
And (we endowed him with) kindness from us and purity, for he was righteous.
Edip-Layth
He had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.