Monoteist Meali
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder.[1] Seni onlara vekil[2] olarak göndermedik.
Dipnotlar
[1]
Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, azabı hak edene azap eder; bağışlanmayı hak edeni bağışlar, demektir. Allah, "Dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," İnsanın "dilemesine," "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).
[2]
Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan.
رَّبُّكُمْ
أَعْلَمُ
بِكُمْ ۖ
إِن
يَشَأْ
يَرْحَمْكُمْ
أَوْ
إِن
يَشَأْ
يُعَذِّبْكُمْ ۚ
وَمَآ
أَرْسَلْنَـٰكَ
عَلَيْهِمْ
وَكِيلًۭا
Rabbukum a'lemu bikum, in yeşa' yerhamkum ev in yeşa' yuazzibkum, ve ma erselnake aleyhim vekila.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | rabbukum | Rabbiniz | ربب |
| 2 | ea'lemu | daha iyi bilir | علم |
| 3 | bikum | sizi | - |
| 4 | in | eğer | - |
| 5 | yeşe' | dilerse | شيا |
| 6 | yerhamkum | size acır | رحم |
| 7 | ev | veya | - |
| 8 | in | eğer | - |
| 9 | yeşe' | dilerse | شيا |
| 10 | yuazzibkum | size azabeder | عذب |
| 11 | ve ma | - | |
| 12 | erselnake | biz seni göndermedik | رسل |
| 13 | aleyhim | onların üzerine | - |
| 14 | vekilen | bir vekil | وكل |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Mehmet Okuyan
Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Edip Yüksel
Efendiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik.
Süleymaniye Vakfı
Sizi en iyi Rabbiniz bilir.[1] İkramına uygun görürse size ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır.[2] (Ey Muhammed!) Biz seni onlara vekil olasın diye göndermedik.[3]
Ali Rıza Safa
Efendiniz, sizi bilir. Dilerse, size merhamet edecek, dilerse cezalandıracaktır. Seni, onların üzerine denetmen olarak göndermedik.
Mustafa İslamoğlu
Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; dilerse size rahmetiyle muamele eder, dilerse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.
Ali Bulaç
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onların üzerlerine vekil göndermedik.
Muhammed Esed
Rabbiniz ne olduğunuzu, (neye layık olduğunuzu) tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki (ey Peygamber,) seni (insanların) yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik;
Diyanet İşleri
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbınız sizi daha çok bilir, dilerse size merhamet buyurur, dilerse size azab eder, seni de üzerlerine vekil göndermedik
Süleyman Ateş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.
Gültekin Onan
Sizi en iyi rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Hasan Basri Çantay
"Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şayed dilerse sizi azablandırır". Biz seni onların üstüne bir vekil göndermedik.
İbni Kesir
Rabbınız sizi daha iyi bilir. İsterse size merhamet eder, isterse sizi azablandırır. Biz; seni, onların üzerine vekil olarak göndermedik.
Şaban Piriş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Ahmed Hulusi
Rabbiniz, hakikatiniz olarak sizi çok iyi bilir! Dilerse size rahmet eder veya dilerse size azap eder! Biz seni, onlara vekil olarak irsal etmedik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik
Erhan Aktaş
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder.[1] Seni onlara vekil[2] olarak göndermedik.
Progressive Muslims
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.
Sam Gerrans
Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you or, if He wills, He will punish you. And We have not sent thee as a guardian over them.
Aisha Bewley
Your Lord knows you best. If He wills, He will have mercy on you, and, if He wills, He will punish you. We did not send you to be their guardian.
Rashad Khalifa
Your Lord knows you best. According to His knowledge, He may shower you with mercy, or He may requite you. We did not send you to be their advocate.
Edip-Layth
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. We have not sent you as a guardian over them.
Monoteist Meali
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder.[1] Seni onlara vekil[2] olarak göndermedik.
Dipnotlar
[1] Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, azabı hak edene azap eder; bağışlanmayı hak edeni bağışlar, demektir. Allah, "Dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," İnsanın "dilemesine," "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).
[2] Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | rabbukum | Rabbiniz | ربب |
| 2 | ea'lemu | daha iyi bilir | علم |
| 3 | bikum | sizi | - |
| 4 | in | eğer | - |
| 5 | yeşe' | dilerse | شيا |
| 6 | yerhamkum | size acır | رحم |
| 7 | ev | veya | - |
| 8 | in | eğer | - |
| 9 | yeşe' | dilerse | شيا |
| 10 | yuazzibkum | size azabeder | عذب |
| 11 | ve ma | - | |
| 12 | erselnake | biz seni göndermedik | رسل |
| 13 | aleyhim | onların üzerine | - |
| 14 | vekilen | bir vekil | وكل |
Bayraktar Bayraklı
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Mehmet Okuyan
Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Edip Yüksel
Efendiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik.
Süleymaniye Vakfı
Sizi en iyi Rabbiniz bilir.[1] İkramına uygun görürse size ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır.[2] (Ey Muhammed!) Biz seni onlara vekil olasın diye göndermedik.[3]
Ali Rıza Safa
Efendiniz, sizi bilir. Dilerse, size merhamet edecek, dilerse cezalandıracaktır. Seni, onların üzerine denetmen olarak göndermedik.
Mustafa İslamoğlu
Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; dilerse size rahmetiyle muamele eder, dilerse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.
Ali Bulaç
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onların üzerlerine vekil göndermedik.
Muhammed Esed
Rabbiniz ne olduğunuzu, (neye layık olduğunuzu) tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki (ey Peygamber,) seni (insanların) yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik;
Diyanet İşleri
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbınız sizi daha çok bilir, dilerse size merhamet buyurur, dilerse size azab eder, seni de üzerlerine vekil göndermedik
Süleyman Ateş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.
Gültekin Onan
Sizi en iyi rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Hasan Basri Çantay
"Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şayed dilerse sizi azablandırır". Biz seni onların üstüne bir vekil göndermedik.
İbni Kesir
Rabbınız sizi daha iyi bilir. İsterse size merhamet eder, isterse sizi azablandırır. Biz; seni, onların üzerine vekil olarak göndermedik.
Şaban Piriş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Ahmed Hulusi
Rabbiniz, hakikatiniz olarak sizi çok iyi bilir! Dilerse size rahmet eder veya dilerse size azap eder! Biz seni, onlara vekil olarak irsal etmedik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik
Erhan Aktaş
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder.[1] Seni onlara vekil[2] olarak göndermedik.
Progressive Muslims
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.
Sam Gerrans
Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you or, if He wills, He will punish you. And We have not sent thee as a guardian over them.
Aisha Bewley
Your Lord knows you best. If He wills, He will have mercy on you, and, if He wills, He will punish you. We did not send you to be their guardian.
Rashad Khalifa
Your Lord knows you best. According to His knowledge, He may shower you with mercy, or He may requite you. We did not send you to be their advocate.
Edip-Layth
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. We have not sent you as a guardian over them.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.