Monoteist Meali
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Dipnotlar
[1]
"Takrae" kelimesinin bu ayetteki anlamı okumak değil, bu kelimenin anlamlarından biri olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.
Ve kur'anen faraknahu li takreehu alen nasi ala muksin ve nezzelnahu tenzila.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Biz onu Kur'an olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur'an'ı), insanlara yavaş yavaş okuyasın diye (bölümlere) ayırdık ve onu bu şekilde indirdik.[1]
Edip Yüksel
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik.
Süleymaniye Vakfı
Biz onu, kur'anlar[1] /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek[1] insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.
Ali Rıza Safa
İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde bir indirişle indirdik.[222]
Mustafa İslamoğlu
Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.
Ali Bulaç
Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Muhammed Esed
ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Diyanet İşleri
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem onu bir Kur'an olmak üzere ayet ayet ayırdık ki nasa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Süleyman Ateş
Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Gültekin Onan
Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Hasan Basri Çantay
Biz onu bir Kur'an olmak üzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
İbni Kesir
Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
Şaban Piriş
Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O'nu yavaş yavaş indirdik.
Ahmed Hulusi
Kuran'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkan tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik
Erhan Aktaş
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Progressive Muslims
And a Quran that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
Sam Gerrans
And as a recitation We divided, that thou recite it to men in stages; and We have sent it down as a successive revelation.
Aisha Bewley
We have divided up the Qur’an, so you can recite it to mankind at intervals, and We have sent it down little by little.
Rashad Khalifa
A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.
Edip-Layth
A Quran/Recitation that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
Monoteist Meali
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Dipnotlar
[1] "Takrae" kelimesinin bu ayetteki anlamı okumak değil, bu kelimenin anlamlarından biri olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.
Bayraktar Bayraklı
Biz onu Kur'an olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur'an'ı), insanlara yavaş yavaş okuyasın diye (bölümlere) ayırdık ve onu bu şekilde indirdik.[1]
Edip Yüksel
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik.
Süleymaniye Vakfı
Biz onu, kur'anlar[1] /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek[1] insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.
Ali Rıza Safa
İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde bir indirişle indirdik.[222]
Mustafa İslamoğlu
Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.
Ali Bulaç
Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Muhammed Esed
ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Diyanet İşleri
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem onu bir Kur'an olmak üzere ayet ayet ayırdık ki nasa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Süleyman Ateş
Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Gültekin Onan
Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Hasan Basri Çantay
Biz onu bir Kur'an olmak üzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
İbni Kesir
Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
Şaban Piriş
Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O'nu yavaş yavaş indirdik.
Ahmed Hulusi
Kuran'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkan tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik
Erhan Aktaş
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Progressive Muslims
And a Quran that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
Sam Gerrans
And as a recitation We divided, that thou recite it to men in stages; and We have sent it down as a successive revelation.
Aisha Bewley
We have divided up the Qur’an, so you can recite it to mankind at intervals, and We have sent it down little by little.
Rashad Khalifa
A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.
Edip-Layth
A Quran/Recitation that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.