Monoteist Meali
Onu hakk ile indirdik. Ve hakk[1] ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.
Dipnotlar
[1]
Değişmeksizin, gönderdiğimiz şekliyle.
وَبِٱلْحَقِّ
أَنزَلْنَـٰهُ
وَبِٱلْحَقِّ
نَزَلَ ۗ
وَمَآ
أَرْسَلْنَـٰكَ
إِلَّا
مُبَشِّرًۭا
وَنَذِيرًۭا
Ve bil hakkı enzelnahu ve bil hakkı nezel, ve ma erselnake illa mubeşşiren ve nezira.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur'an'ı), bir amaç ile indirdik; zaten o da gerçeği getirmiştir. Seni yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
Biz Kur'an'ı gerçekleri içerir bir şekilde indirdik;[1] o da gerçekleri getirdi. Seni ise ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.[2]
Ali Rıza Safa
Onu, gerçek olarak indirdik. Ve O, gerçek olarak indi. Seni de yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mustafa İslamoğlu
Biz bu (vahyi) mutlak gerçeğe bir atıf olarak indirdik ve o da kaynağından indiği (gibi) asli gerçekliğiyle (muhatabına) ulaştı; nitekim Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Bulaç
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunu (Kur'an'ı) gerçeğin ifadesi olarak indirdik, o da gerçek bir şekilde indi. Seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik.
Muhammed Esed
Ve biz bu (vahyi) değişmeyen gerçeğe işaret olarak indirdik ve o da (sana, ey Peygamber) hak olarak ulaştı; çünkü Biz seni yalnızca bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;
Diyanet İşleri
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunu da bihakkın indirdik ve bihakkın indi ve seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)nı hak olarak indirdik ve o, hak ile inmiştir. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Gültekin Onan
Biz onu (Kuran'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay
Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir müjdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den başka bir (sıfatla) göndermedik.
İbni Kesir
Biz onu hak ile indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş
Hak olanı indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ahmed Hulusi
Biz Onu Hak olarak inzal ettik, O da Hak olarak nüzul etti! Seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak irsal ettik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik
Erhan Aktaş
Onu hakk ile indirdik. Ve hakk[1] ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.
Progressive Muslims
And it is with truth that We have sent it down, and with truth it came down. And We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.
Sam Gerrans
And with the truth have We sent it down, and with the truth has it come down — and We sent thee only as a bearer of glad tidings and a warner —
Aisha Bewley
We have sent it down with truth and with truth it has come down. We only sent you to bring good news and to give warning.
Rashad Khalifa
Truthfully, we sent it down, and with the truth it came down. We did not send you except as a bearer of good news, as well as a warner.
Edip-Layth
It is with truth that We have sent it down, and with truth it came down. We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.
Monoteist Meali
Onu hakk ile indirdik. Ve hakk[1] ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.
Dipnotlar
[1] Değişmeksizin, gönderdiğimiz şekliyle.
Bayraktar Bayraklı
Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur'an'ı), bir amaç ile indirdik; zaten o da gerçeği getirmiştir. Seni yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
Biz Kur'an'ı gerçekleri içerir bir şekilde indirdik;[1] o da gerçekleri getirdi. Seni ise ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.[2]
Ali Rıza Safa
Onu, gerçek olarak indirdik. Ve O, gerçek olarak indi. Seni de yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mustafa İslamoğlu
Biz bu (vahyi) mutlak gerçeğe bir atıf olarak indirdik ve o da kaynağından indiği (gibi) asli gerçekliğiyle (muhatabına) ulaştı; nitekim Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Bulaç
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunu (Kur'an'ı) gerçeğin ifadesi olarak indirdik, o da gerçek bir şekilde indi. Seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik.
Muhammed Esed
Ve biz bu (vahyi) değişmeyen gerçeğe işaret olarak indirdik ve o da (sana, ey Peygamber) hak olarak ulaştı; çünkü Biz seni yalnızca bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;
Diyanet İşleri
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunu da bihakkın indirdik ve bihakkın indi ve seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)nı hak olarak indirdik ve o, hak ile inmiştir. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Gültekin Onan
Biz onu (Kuran'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay
Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir müjdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den başka bir (sıfatla) göndermedik.
İbni Kesir
Biz onu hak ile indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş
Hak olanı indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ahmed Hulusi
Biz Onu Hak olarak inzal ettik, O da Hak olarak nüzul etti! Seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak irsal ettik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik
Erhan Aktaş
Onu hakk ile indirdik. Ve hakk[1] ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.
Progressive Muslims
And it is with truth that We have sent it down, and with truth it came down. And We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.
Sam Gerrans
And with the truth have We sent it down, and with the truth has it come down — and We sent thee only as a bearer of glad tidings and a warner —
Aisha Bewley
We have sent it down with truth and with truth it has come down. We only sent you to bring good news and to give warning.
Rashad Khalifa
Truthfully, we sent it down, and with the truth it came down. We did not send you except as a bearer of good news, as well as a warner.
Edip-Layth
It is with truth that We have sent it down, and with truth it came down. We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.