Monoteist Meali
Onları[1] beyyinatla[2] zeburlarla[3] gönderdik. Sana da zikri[4] indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin[5]. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Dipnotlar
[1]
Senden önce elçi olarak gönderilenleri.
[2]
Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle.
[3]
Kitaplarla.
[4]
Öğüt, hatırlatıcı.
[5]
Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
وَٱلزُّبُرِ ۗ
وَأَنزَلْنَآ
إِلَيْكَ
ٱلذِّكْرَ
لِتُبَيِّنَ
لِلنَّاسِ
مَا
نُزِّلَ
إِلَيْهِمْ
وَلَعَلَّهُمْ
يَتَفَكَّرُونَ
Bil beyyinati vez zubur, ve enzelna ileykez zikre li tubeyyine lin nasi ma nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | bil-beyyinati | açık kanıtları | بين |
| 2 | ve zzuburi | ve Kitapları | زبر |
| 3 | ve enzelna | ve indirdik | نزل |
| 4 | ileyke | sana | - |
| 5 | z-zikra | Zikr'i | ذكر |
| 6 | litubeyyine | açıklayasın diye | بين |
| 7 | linnasi | insanlara | نوس |
| 8 | ma | şeyi | - |
| 9 | nuzzile | indirilen | نزل |
| 10 | ileyhim | kendilerine | - |
| 11 | veleallehum | ta ki | - |
| 12 | yetefekkerune | düşünüp öğüt alsınlar | فكر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Mehmet Okuyan
(43, 44) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik.[1] Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (Vahiy) ehline sorun![2]Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için[3] ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik.[4]
Edip Yüksel
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.[1]
Süleymaniye Vakfı
O elçileri açık belgelerle /mucizelerle ve zeburlarla[1] gönderdik. Kendilerine indirilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın diye[2] o Zikri sana da indirdik. Belki düşünürler.
Ali Rıza Safa
Açık kanıtlarla ve kitaplarla. İnsanlara indirileni onlara açıklaman için, sana da bu öğretiyi indirdik; belki düşünürler diye.
Mustafa İslamoğlu
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
Yaşar Nuri Öztürk
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
Ali Bulaç
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onları açık mucizelerle ve kitaplarla göndermiştik. Sana da bu Kur'an'ı indirdik, insanlara kendilerine indirileni anlatasın diye. Belki düşünürler.
Muhammed Esed
(Onlar size, kendilerini) apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahi kitaplarla (desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
Diyanet İşleri
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nasa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler
Süleyman Ateş
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.
Gültekin Onan
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kuran'ı) indirdik ki insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da düşünsünler (yetefekkerun).
Hasan Basri Çantay
(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habibim) biz sana da Kur'anı indirdik. Taki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve taki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.
İbni Kesir
Kitablar ve apaçık delillerle. Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye bu zikri indirdik. Belki düşünürler.
Şaban Piriş
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da "zikri" indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Ahmed Hulusi
Apaçık deliller, mucizeler ve Zeburlar (hikmet bilgileri) ile (irsal ettik). . . Sana da Zikri (hatırlatıcıyı) inzal ettik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da tefekkür etsinler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.
Erhan Aktaş
Onları[1] beyyinatla[2] zeburlarla[3] gönderdik. Sana da zikri[4] indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin[5]. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Progressive Muslims
With clarity and the Psalms. And We sent down to you the Reminder to make clear to the people what was sent to them, and perhaps they will think.
Sam Gerrans
With the clear signs and the writings. And We sent down to thee the remembrance, that thou make plain to mankind what has been sent down to them, and that they might reflect.
Aisha Bewley
And We have sent down the Reminder to you so that you can make clear to mankind what has been sent down to them so that hopefully they will reflect.
Rashad Khalifa
We provided them with the proofs and the scriptures. And we sent down to you this message, to proclaim for the people everything that is sent down to them, perhaps they will reflect.
Edip-Layth
With proof and the scriptures. We sent down to you the Reminder to proclaim to the people what was sent to them, and perhaps they would think.
Monoteist Meali
Onları[1] beyyinatla[2] zeburlarla[3] gönderdik. Sana da zikri[4] indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin[5]. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Dipnotlar
[1] Senden önce elçi olarak gönderilenleri.
[2] Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle.
[3] Kitaplarla.
[4] Öğüt, hatırlatıcı.
[5] Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | bil-beyyinati | açık kanıtları | بين |
| 2 | ve zzuburi | ve Kitapları | زبر |
| 3 | ve enzelna | ve indirdik | نزل |
| 4 | ileyke | sana | - |
| 5 | z-zikra | Zikr'i | ذكر |
| 6 | litubeyyine | açıklayasın diye | بين |
| 7 | linnasi | insanlara | نوس |
| 8 | ma | şeyi | - |
| 9 | nuzzile | indirilen | نزل |
| 10 | ileyhim | kendilerine | - |
| 11 | veleallehum | ta ki | - |
| 12 | yetefekkerune | düşünüp öğüt alsınlar | فكر |
Bayraktar Bayraklı
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Mehmet Okuyan
(43, 44) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik.[1] Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (Vahiy) ehline sorun![2]Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için[3] ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik.[4]
Edip Yüksel
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.[1]
Süleymaniye Vakfı
O elçileri açık belgelerle /mucizelerle ve zeburlarla[1] gönderdik. Kendilerine indirilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın diye[2] o Zikri sana da indirdik. Belki düşünürler.
Ali Rıza Safa
Açık kanıtlarla ve kitaplarla. İnsanlara indirileni onlara açıklaman için, sana da bu öğretiyi indirdik; belki düşünürler diye.
Mustafa İslamoğlu
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
Yaşar Nuri Öztürk
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
Ali Bulaç
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onları açık mucizelerle ve kitaplarla göndermiştik. Sana da bu Kur'an'ı indirdik, insanlara kendilerine indirileni anlatasın diye. Belki düşünürler.
Muhammed Esed
(Onlar size, kendilerini) apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahi kitaplarla (desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
Diyanet İşleri
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nasa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler
Süleyman Ateş
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.
Gültekin Onan
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kuran'ı) indirdik ki insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da düşünsünler (yetefekkerun).
Hasan Basri Çantay
(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habibim) biz sana da Kur'anı indirdik. Taki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve taki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.
İbni Kesir
Kitablar ve apaçık delillerle. Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye bu zikri indirdik. Belki düşünürler.
Şaban Piriş
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da "zikri" indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Ahmed Hulusi
Apaçık deliller, mucizeler ve Zeburlar (hikmet bilgileri) ile (irsal ettik). . . Sana da Zikri (hatırlatıcıyı) inzal ettik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da tefekkür etsinler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.
Erhan Aktaş
Onları[1] beyyinatla[2] zeburlarla[3] gönderdik. Sana da zikri[4] indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin[5]. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Progressive Muslims
With clarity and the Psalms. And We sent down to you the Reminder to make clear to the people what was sent to them, and perhaps they will think.
Sam Gerrans
With the clear signs and the writings. And We sent down to thee the remembrance, that thou make plain to mankind what has been sent down to them, and that they might reflect.
Aisha Bewley
And We have sent down the Reminder to you so that you can make clear to mankind what has been sent down to them so that hopefully they will reflect.
Rashad Khalifa
We provided them with the proofs and the scriptures. And we sent down to you this message, to proclaim for the people everything that is sent down to them, perhaps they will reflect.
Edip-Layth
With proof and the scriptures. We sent down to you the Reminder to proclaim to the people what was sent to them, and perhaps they would think.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.