Monoteist Meali
Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
وَلَمَّا
جَآءَ
أَمْرُنَا
نَجَّيْنَا
شُعَيْبًۭا
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
مَعَهُۥ
بِرَحْمَةٍۢ
مِّنَّا
وَأَخَذَتِ
ٱلَّذِينَ
ظَلَمُوا۟
ٱلصَّيْحَةُ
فَأَصْبَحُوا۟
فِى
دِيَـٰرِهِمْ
جَـٰثِمِينَ
Ve lemma cae emruna necceyna ?uayben vellezine amenu meahu bi rahmetin minna ve ehazetillezine zalemussayhatu fe asbahu fi diyarihim casimin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | velemma | ne zaman ki | - |
| 2 | ca'e | gelince | جيا |
| 3 | emruna | emrimiz | امر |
| 4 | necceyna | kurtardık | نجو |
| 5 | şuayben | Şuayb'ı | - |
| 6 | vellezine | ve kimseleri | - |
| 7 | amenu | iman eden(leri) | امن |
| 8 | meahu | onunla birlikte | - |
| 9 | birahmetin | bir rahmetle | رحم |
| 10 | minna | tarafımızdan | - |
| 11 | ve ehazeti | ve aldı | اخذ |
| 12 | ellezine | kimseleri | - |
| 13 | zelemu | zulmeden(leri) | ظلم |
| 14 | s-sayhatu | bir çığlık | سيح |
| 15 | feesbehu | ve kaldılar | سبح |
| 16 | fi | - | |
| 17 | diyarihim | yurtlarında | دور |
| 18 | casimine | diz çökmüç olarak | جثم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mehmet Okuyan
(94, 95) (Azap) emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (azaptan) kurtarmıştık. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı.[1] Dikkat edin! Semûd (kavmi Allah'ın merhametinden) uzak olduğu gibi Medyen (kavmi) de uzak kılınmıştı.
Edip Yüksel
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve kendisiyle beraber gerçeği onaylamış olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunç gürültü yakaladı; yurtlarında çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir ikram olarak kurtardık. Yanlışa dalanları ise o yüksek ses yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar[1].
Ali Rıza Safa
Buyruğumuz geldiği zaman, Şuayb'ı ve Onunla birlikte inananları, Kendi katımızdan bir rahmetle kurtardık. Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Mustafa İslamoğlu
Derken emrimizin (infaz) vakti geldi: Şuayb'ı ve onunla aynı inancı paylaşan kimseleri katımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, zulme gömülüp gidenleri malum sayha ansızın yakalayıverdi; öz yurtlarında cansız donakaldılar:
Yaşar Nuri Öztürk
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o yüksek titreşimli sayha yakaladı da öz yurtlarında yere çömelmiş hale geldiler.
Ali Bulaç
Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve O'nunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Emrimiz geldjğinde Şu'ayb'ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise dehşet verici bir ses yakaladı ve yurtlarında çöküp kaldılar.
Muhammed Esed
Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; zulüm ve haksızlık içinde olanları ise bir sayha, bir gürlemeyle tepeledik; öyle ki, kendi evlerinde cansız yere yığılıp kaldılar,
Diyanet İşleri
(Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki emrimiz geldi Şuaybı ve ma'ıyyetinde iyman edenleri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, o zulmedenleri ise, sayha yakaladı da diyarlarında çöke kaldılar
Süleyman Ateş
Emrimiz gelince, Şu'ayb'i ve onunla beraber inanmış olanları bizden bir acıma ile kurtardık; zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Gültekin Onan
Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte inananları kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (azab) emrimiz geldi. Hem Şuaybı, hem onun maiyyetinde iman etmiş olanları, bizden bir esirgeme olarak, kurtardık. Zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı da yurdlarında diz üstü çöke kaldılar (helak oldular).
İbni Kesir
Emrimiz gelince; Şuayb'ı ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Zulmedenleri de korkunç bir ses yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Şaban Piriş
Emrimiz gelince, Şuayb'i ve beraberindeki mü'minleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zalimleri bir çığlık yakaladı. Oldukları yerde yapışıp kaldılar.
Ahmed Hulusi
Hükmümüz açığa çıktığında, Şuayb'ı ve beraberindeki iman etmişleri rahmetimizle kurtardık. . . Zulmedenleri ise şiddetli titreşimli, korkunç ses yakaladı da evlerinde göçüp gittiler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve kendisiyle beraber inanmış olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunç gürültü yakaladı; yurtlarında çöküp kaldılar.
Erhan Aktaş
Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Progressive Muslims
And when Our command came, We saved Shu'ayb and those who believed with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, so they lay motionless in their homes.
Sam Gerrans
And when Our command came, We saved Shuʿayb and those who heeded warning with him, by mercy from Us. And the Blast seized those who were doing wrong; and morning found them lying prone in their homes
Aisha Bewley
When Our command came, We rescued Shu‘ayb and those who had iman along with him by a mercy from Us. The Great Blast seized hold of those who did wrong and morning found them lying flattened in their homes
Rashad Khalifa
When our judgment came, we saved Shu'aib and those who believed with him, by mercy from us. As for the evil ones, they were struck by a disaster that left them dead in their homes.
Edip-Layth
When Our command came, We saved Shuayb and those who acknowledged with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, so they lay motionless in their homes.
Monoteist Meali
Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | velemma | ne zaman ki | - |
| 2 | ca'e | gelince | جيا |
| 3 | emruna | emrimiz | امر |
| 4 | necceyna | kurtardık | نجو |
| 5 | şuayben | Şuayb'ı | - |
| 6 | vellezine | ve kimseleri | - |
| 7 | amenu | iman eden(leri) | امن |
| 8 | meahu | onunla birlikte | - |
| 9 | birahmetin | bir rahmetle | رحم |
| 10 | minna | tarafımızdan | - |
| 11 | ve ehazeti | ve aldı | اخذ |
| 12 | ellezine | kimseleri | - |
| 13 | zelemu | zulmeden(leri) | ظلم |
| 14 | s-sayhatu | bir çığlık | سيح |
| 15 | feesbehu | ve kaldılar | سبح |
| 16 | fi | - | |
| 17 | diyarihim | yurtlarında | دور |
| 18 | casimine | diz çökmüç olarak | جثم |
Bayraktar Bayraklı
Emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mehmet Okuyan
(94, 95) (Azap) emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (azaptan) kurtarmıştık. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı.[1] Dikkat edin! Semûd (kavmi Allah'ın merhametinden) uzak olduğu gibi Medyen (kavmi) de uzak kılınmıştı.
Edip Yüksel
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve kendisiyle beraber gerçeği onaylamış olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunç gürültü yakaladı; yurtlarında çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir ikram olarak kurtardık. Yanlışa dalanları ise o yüksek ses yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar[1].
Ali Rıza Safa
Buyruğumuz geldiği zaman, Şuayb'ı ve Onunla birlikte inananları, Kendi katımızdan bir rahmetle kurtardık. Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Mustafa İslamoğlu
Derken emrimizin (infaz) vakti geldi: Şuayb'ı ve onunla aynı inancı paylaşan kimseleri katımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, zulme gömülüp gidenleri malum sayha ansızın yakalayıverdi; öz yurtlarında cansız donakaldılar:
Yaşar Nuri Öztürk
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o yüksek titreşimli sayha yakaladı da öz yurtlarında yere çömelmiş hale geldiler.
Ali Bulaç
Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve O'nunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Emrimiz geldjğinde Şu'ayb'ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise dehşet verici bir ses yakaladı ve yurtlarında çöküp kaldılar.
Muhammed Esed
Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; zulüm ve haksızlık içinde olanları ise bir sayha, bir gürlemeyle tepeledik; öyle ki, kendi evlerinde cansız yere yığılıp kaldılar,
Diyanet İşleri
(Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki emrimiz geldi Şuaybı ve ma'ıyyetinde iyman edenleri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, o zulmedenleri ise, sayha yakaladı da diyarlarında çöke kaldılar
Süleyman Ateş
Emrimiz gelince, Şu'ayb'i ve onunla beraber inanmış olanları bizden bir acıma ile kurtardık; zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Gültekin Onan
Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte inananları kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (azab) emrimiz geldi. Hem Şuaybı, hem onun maiyyetinde iman etmiş olanları, bizden bir esirgeme olarak, kurtardık. Zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı da yurdlarında diz üstü çöke kaldılar (helak oldular).
İbni Kesir
Emrimiz gelince; Şuayb'ı ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Zulmedenleri de korkunç bir ses yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Şaban Piriş
Emrimiz gelince, Şuayb'i ve beraberindeki mü'minleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zalimleri bir çığlık yakaladı. Oldukları yerde yapışıp kaldılar.
Ahmed Hulusi
Hükmümüz açığa çıktığında, Şuayb'ı ve beraberindeki iman etmişleri rahmetimizle kurtardık. . . Zulmedenleri ise şiddetli titreşimli, korkunç ses yakaladı da evlerinde göçüp gittiler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Emrimiz gelince Şuayb'ı ve kendisiyle beraber inanmış olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunç gürültü yakaladı; yurtlarında çöküp kaldılar.
Erhan Aktaş
Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Progressive Muslims
And when Our command came, We saved Shu'ayb and those who believed with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, so they lay motionless in their homes.
Sam Gerrans
And when Our command came, We saved Shuʿayb and those who heeded warning with him, by mercy from Us. And the Blast seized those who were doing wrong; and morning found them lying prone in their homes
Aisha Bewley
When Our command came, We rescued Shu‘ayb and those who had iman along with him by a mercy from Us. The Great Blast seized hold of those who did wrong and morning found them lying flattened in their homes
Rashad Khalifa
When our judgment came, we saved Shu'aib and those who believed with him, by mercy from us. As for the evil ones, they were struck by a disaster that left them dead in their homes.
Edip-Layth
When Our command came, We saved Shuayb and those who acknowledged with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, so they lay motionless in their homes.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.