Monoteist Meali
Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.
فَلَمَّا
جَآءَ
أَمْرُنَا
جَعَلْنَا
عَـٰلِيَهَا
سَافِلَهَا
وَأَمْطَرْنَا
عَلَيْهَا
حِجَارَةًۭ
مِّن
سِجِّيلٍۢ
مَّنضُودٍۢ
Fe lemma cae emruna cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyha hicareten min siccilin mendud.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | felemma | ne zaman ki | - |
| 2 | ca'e | gelince | جيا |
| 3 | emruna | emrimiz | امر |
| 4 | cealna | çevirdik | جعل |
| 5 | aaliyeha | üstünü | علو |
| 6 | safileha | altına | سفل |
| 7 | ve emtarna | ve yağdırdık | مطر |
| 8 | aleyha | üzerine | - |
| 9 | hicaraten | taşlar | حجر |
| 10 | min | - | |
| 11 | siccilin | balçıktan pişirilmiş | سجل |
| 12 | mendudin | birbirini izleyen | نضد |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Mehmet Okuyan
(82, 83) (Azap) emrimiz gelince, oranın üstünü altına getirmiş ve üzerlerine Rabbin katında işaretlenerek[1] (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırmıştık. Onlar (işaretli taşlar), zalimlerden uzak değildir.
Edip Yüksel
Emrimiz gelince onun üstünü altına getirdik, üzerlerine sertleşmiş kat kat taş yağdırdık.
Süleymaniye Vakfı
Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine pişmiş çamurdan üst üste taşlar yağdırdık[1].
Ali Rıza Safa
Buyruğumuz geldiği zaman altını üstüne getirdik ve katılaşmış çamurdan istif edilmiş taşları onların üzerine yağdırdık.
Mustafa İslamoğlu
Sonunda emrimizin (infaz) vakti geldi, oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine püskürtü halinde akkor balçıktan taşlar yağdırdık;
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine, pişirilmiş çamurdan yapılıp istif edilmiş taş yağdırdık.
Ali Bulaç
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık;
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Emrimiz geldiğinde, o memleketin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş istif taşlar yağdırdık.
Muhammed Esed
Ve böylece hükmümüz vaki olunca bu (günahkar şehirlerin) altını üstüne getirdik; ve önceden yazılmış bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık.
Diyanet İşleri
(82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki emrimiz geldi o memleketin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine istif edilmiş siccilden taşlar yağdırdık
Süleyman Ateş
(Azab) emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik, üzerine de taş yağdırdık: Çamurdan pişmiş, (azab için) hazırlanmış, istif edilmiş.
Gültekin Onan
Böylece buyruğumuz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.
Hasan Basri Çantay
(82-83) Vaktaki (azab) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.
İbni Kesir
Emrimiz gelince; oranın üstünü altına getirdik ve üzerine yığın yığın sert taşlar yağdırdık.
Şaban Piriş
(82-83) Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.
Ahmed Hulusi
Emrimiz geldiği vakit oranın üstünü altına getirdik ve üzerlerine mendud (istiflenmiş) siccilden (pişirilmiş, taşlaşmış çamur) taşlar (muhtemelen volkanik patlama sonucu oluşan lavlar) yağdırdık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Emrimiz gelince onun üstünü altına getirdik, üzerlerine sertleşmiş kat kat taş yağdırdık.
Erhan Aktaş
Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.
Progressive Muslims
So when Our command came, We turned it upside down, and We rained on it with rocks made from hardened clay.
Sam Gerrans
And when Our command came, We utterly overthrew it, and rained upon it stones of baked clay, piled up in layers,
Aisha Bewley
When Our command came, We turned their cities upside down and rained down on them stones of hard baked clay,
Rashad Khalifa
When our judgment came, we turned it upside down, and we showered it with hard, devastating rocks.
Edip-Layth
So when Our command came, We turned it upside down, and We rained on it with hardened fiery projectiles.
Monoteist Meali
Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | felemma | ne zaman ki | - |
| 2 | ca'e | gelince | جيا |
| 3 | emruna | emrimiz | امر |
| 4 | cealna | çevirdik | جعل |
| 5 | aaliyeha | üstünü | علو |
| 6 | safileha | altına | سفل |
| 7 | ve emtarna | ve yağdırdık | مطر |
| 8 | aleyha | üzerine | - |
| 9 | hicaraten | taşlar | حجر |
| 10 | min | - | |
| 11 | siccilin | balçıktan pişirilmiş | سجل |
| 12 | mendudin | birbirini izleyen | نضد |
Bayraktar Bayraklı
Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Mehmet Okuyan
(82, 83) (Azap) emrimiz gelince, oranın üstünü altına getirmiş ve üzerlerine Rabbin katında işaretlenerek[1] (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırmıştık. Onlar (işaretli taşlar), zalimlerden uzak değildir.
Edip Yüksel
Emrimiz gelince onun üstünü altına getirdik, üzerlerine sertleşmiş kat kat taş yağdırdık.
Süleymaniye Vakfı
Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine pişmiş çamurdan üst üste taşlar yağdırdık[1].
Ali Rıza Safa
Buyruğumuz geldiği zaman altını üstüne getirdik ve katılaşmış çamurdan istif edilmiş taşları onların üzerine yağdırdık.
Mustafa İslamoğlu
Sonunda emrimizin (infaz) vakti geldi, oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine püskürtü halinde akkor balçıktan taşlar yağdırdık;
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine, pişirilmiş çamurdan yapılıp istif edilmiş taş yağdırdık.
Ali Bulaç
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık;
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Emrimiz geldiğinde, o memleketin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş istif taşlar yağdırdık.
Muhammed Esed
Ve böylece hükmümüz vaki olunca bu (günahkar şehirlerin) altını üstüne getirdik; ve önceden yazılmış bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık.
Diyanet İşleri
(82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki emrimiz geldi o memleketin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine istif edilmiş siccilden taşlar yağdırdık
Süleyman Ateş
(Azab) emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik, üzerine de taş yağdırdık: Çamurdan pişmiş, (azab için) hazırlanmış, istif edilmiş.
Gültekin Onan
Böylece buyruğumuz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.
Hasan Basri Çantay
(82-83) Vaktaki (azab) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.
İbni Kesir
Emrimiz gelince; oranın üstünü altına getirdik ve üzerine yığın yığın sert taşlar yağdırdık.
Şaban Piriş
(82-83) Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.
Ahmed Hulusi
Emrimiz geldiği vakit oranın üstünü altına getirdik ve üzerlerine mendud (istiflenmiş) siccilden (pişirilmiş, taşlaşmış çamur) taşlar (muhtemelen volkanik patlama sonucu oluşan lavlar) yağdırdık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Emrimiz gelince onun üstünü altına getirdik, üzerlerine sertleşmiş kat kat taş yağdırdık.
Erhan Aktaş
Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.
Progressive Muslims
So when Our command came, We turned it upside down, and We rained on it with rocks made from hardened clay.
Sam Gerrans
And when Our command came, We utterly overthrew it, and rained upon it stones of baked clay, piled up in layers,
Aisha Bewley
When Our command came, We turned their cities upside down and rained down on them stones of hard baked clay,
Rashad Khalifa
When our judgment came, we turned it upside down, and we showered it with hard, devastating rocks.
Edip-Layth
So when Our command came, We turned it upside down, and We rained on it with hardened fiery projectiles.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.