11. Hûd suresi, 108. ayet

Ve emmellezine suidu fe fil cenneti halidine fiha ma dametis semavatu vel ardu illa ma şae rabbuk, ataen gayre meczuz.
Monoteist Meali
Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.
# Kelime Anlam Kök
1 ve emma ve -
2 ellezine kimseler -
3 suidu mutlu olan(lar) صعد
4 fefi içindedirler -
5 l-cenneti cennet جنن
6 halidine onlar sürekli kalıcıdırlar خلد
7 fiha orada -
8 ma -
9 dameti durdukça دوم
10 s-semavatu gökler سمو
11 vel'erdu ve yer ارض
12 illa dışında -
13 ma -
14 şa'e diledikleri شيا
15 rabbuke Rabbinin ربب
16 ata'en bir lütuftur عطو
17 gayra olmaksızın غير
18 meczuzin kesinti جذذ
Bayraktar Bayraklı
Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada süreli kalacaklardır. Bu, bitmez-tükenmez bir lütuftur.
Mehmet Okuyan
Mutlu kılınanlara gelince, onlar da cennettedir. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça bitmez bir lütuf olarak[1] onlar da orada ebedî kalacaklardır.
Edip Yüksel
Mutluluğu hak edenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece bahçede kalıcıdırlar. Efendin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.[1]
Süleymaniye Vakfı
Mutlu edilenler ise Cennet'te olacaklardır. Rabbin farklı tercihte bulunmazsa[1]; onlar, gökler ve yer durdukça, bitip tükenmeyecek bir ödül ile orada ölümsüz olarak kalacaklar[2].
Ali Rıza Safa
Mutlu olanlar ise artık cennettedir. Ve Efendinin dilemesi dışında, gökler ve yeryüzü durdukça, kesintisiz bir lütuf olarak, sürekli orada kalacaklardır.
Mustafa İslamoğlu
Ve bahtiyar olanlara gelince: işte onlar da Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece içerisinde yerleşip kalacaklar: kesintisiz bir bağış olarak!..
Yaşar Nuri Öztürk
Mutluluğa erdirilenlere gelince, onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça onlar, hep orada kalacaklardır. Kesintisiz bir lütuf olarak...
Ali Bulaç
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama mutlu olanlar cennettedirler, Rabbinin dilediği süreden başka, gökler ve yer durdukça onlar orada ebedi kalacaklardır; kesintisiz bir lütuf olmak üzere.
Muhammed Esed
Bahtiyar olanlara gelince, onlar (da dünyada yaptıklarından ötürü) cennette (yaşayacak) ve Rabbin bunun aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece -bitmeyen bir lütfun sonucu olarak- orada kalacaklar.
Diyanet İşleri
Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Amma mes'ud olanlar Cennettedirler, rabbının dilediği müddetten başka Semavat ve Arz durdukça onlar onda muhalled kalacaklar, bir ata ki kesilmesi yok
Süleyman Ateş
Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Bu, kesintisiz bir vergidir!.
Gültekin Onan
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.
Hasan Basri Çantay
Mes'ud olanlara gelince: Onlar da cennetdedirler. Rabbinin dilediği (müddet) müstesna olmak üzere gökler ve yer durdukça onlar orada ebedi kalıcıdırlar. (Bu), bir lütf-ü ihsandır ki (tükenib) kesilmesi yokdur.
İbni Kesir
Bahtiyar olanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça temelli kalacaklardır orada. Rabbının dilediği başka. Bu, ardı arkası kesilmeyen bir vergidir.
Şaban Piriş
Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbin dilemesi dışında gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Bu sonsuz bir lütufdur.
Ahmed Hulusi
Said olanlar ise, Cennet'tedirler. . . Semalar ve arz (şuurları ve bedenleri) var oldukça onda ebedi kalıcılardır; Rabbinin dilemesi müstesna. . . Akışı kesilmeyen bağışla yaşarlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mutluluğu hakkedenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar. Rabbinin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.
Erhan Aktaş
Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.
Progressive Muslims
As for those who are fortunate, they will be in Paradise; in it they will abide as long as the heavens and Earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.
Sam Gerrans
And as for those glad — then in the Garden! — they abiding eternally therein so long as the heavens and the earth endure save that thy Lord should will; a gift without end.
Aisha Bewley
As for those who are glad, they will be in the Garden, remaining in it timelessly, for ever, as long as the heavens and earth endure, except as your Lord wills: an uninterrupted gift.
Rashad Khalifa
As for the fortunate ones, they will be in Paradise. Eternally they abide therein, for as long as the heavens and the earth endure, in accordance with the will of your Lord - an everlasting reward.
Edip-Layth
As for those who are fortunate, they will be in paradise; in it they will abide as long as the heavens and earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.