9. Tevbe suresi, 112. ayet

Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil munkeri vel hafizune li hududillah , ve beşşiril mu'minin .
Monoteist Meali
Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler,[1] seyahat edenler,[2] ruku edenler,[3] secde edenler,[4] mar'uf olanı yapıp, münker olana engel olanlar;[5] Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Dipnotlar
[1] Övgüyü, yalnızca Allah'a özgü kılanlar.
[2] Yol birlikteliği yapanlar. Allah'ın dinine hizmet için sefere çıkanlar.
[3] Allah'a bağlılığı ortaya koyanlar, buyruklarına içtenlikle teslim olanlar.
[4] Saygı gösterip, değerini takdir edenler, O'nun emirlerine içtenlikle boyun eğenler.
[5] Bkz. 9:71. ayetin 2. dipnotu.
# Kelime Anlam Kök
1 et-taibune tevbe edenler توب
2 l-aabidune ibadet edenler عبد
3 l-hamidune hamdedenler حمد
4 s-saihune seyahat edenler سيح
5 r-rakiune rüku edenler ركع
6 s-sacidune secde edenler سجد
7 l-amirune emredip امر
8 bil-mea'rufi iyiliği عرف
9 ve nnahune ve men'edenler نهي
10 ani -ten -
11 l-munkeri kötülük- نكر
12 velhafizune ve koruyanlar حفظ
13 lihududi sınırlarını حضض
14 llahi Allah'ın -
15 ve beşşiri ve müjdele بشر
16 l-mu'minine mü'minleri امن
Bayraktar Bayraklı
Bu kazancı tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar elde edecektir. O müminleri müjdele!
Mehmet Okuyan
(Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler (övenler), (Allah yolunda) seyahat edenler (oruç tutanlar), rükû ve secde edenler, iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelleyen (sakındıran) ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. (İşte bu) müminleri müjdele!
Edip Yüksel
Onlar: Tövbe eden, hizmet yapan, yücelterek öven, aktif, eğilen, secde eden, iyiliği savunan, kötülükten meneden ve ALLAH'ın yasalarını koruyan insanlardır. İman edenleri müjdele.
Süleymaniye Vakfı
Onlar tövbe eden, Allah'a kul olan, işlerini iyi yapan, gezip gerçekleri gören[1], rüku eden, secde eden, marufu /iyi şeyleri emreden, münkerden /kötü şeylerden sakındıran ve Allah'ın koyduğu sınırları özenle koruyanlardır. Sen o müminlere müjde ver[2].
Ali Rıza Safa
Pişmanlık gösterenler, hizmet edenler, övenler, arayanlar, eğilenler, secde edenler, iyiliği öğütleyenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını gözetenler; inananlara, sevinçli haberi ver.
Mustafa İslamoğlu
(Bu), ne zaman bir günah işleseler hemen tüm varlığıyla O'na yönelenlerin, yalnız O'na kulluk edenlerin, övgülerin tamamını sadece O'na hasredenlerin, seyyah olup O'nun rızasının peşine düşenlerin, yalnızca O'nun önünde eğilip, sadece O'nun huzurunda yere kapananların, iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan alıkoyanların ve Allah'ın koyduğu sınırları kesintisiz koruyanların (mutluluğudur). O halde, (bu evsaftaki) tüm mü'minleri müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahet ederken oruç tutanlar, rüku edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar... Müjdele o müminleri!
Ali Bulaç
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O tevbe edenler, o ibadet edenler, o hamdedenler, o oruç tutanlar, o rukua varanlar, o secdeye kapananlar, o iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırı koruyanlar... Müjdele o mü'minleri!
Muhammed Esed
(Bu, ne zaman bir günah işleseler, hemen) tevbe ve pişmanlık içinde Rablerine yönelen kimselerin (bahtiyarlığıdır); O'na (yürekten) kulluk edenlerin; O'nu (coşkuyla) övenlerin; ve (O'nun hoşnutluğunu) aramaya durmaksızın devam edenlerin; ve (O'nun önünde) eğilen, O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapananların; doğru ve güzel olanın yapılmasını önerip, eğri ve kötü olanın yapılmasına engel olanların; ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerin (bahtiyarlığı). Öyleyse, (ey Peygamber, Allah'ın bu vaadiyle) müjdele, bütün o müminleri.
Diyanet İşleri
Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
O tevbekarlar, o abidler, o hamidler, o oruç tutanlar, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, o ma'rufu emredib münkerden nehyeyleyenler ve Allahın hududunu muhafaza eyliyenler, müjdele hem o bütün mü'minleri
Süleyman Ateş
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)!
Gültekin Onan
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (islam uğrunda) seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği buyuranlar, münkerden sakındıranlar ve Tanrı'nın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) inançlıları müjdele.
Hasan Basri Çantay
Tevbe edenler, ibadet edenler, Hamd edenler, seyaahat edenler, rüku' edenler, secde edenler, (insanlara) iyiliği emredenler ve (onları) kötülükden vaz geçirmiye çalışanlar ve Allahın sınırlarını koruyanlar (yok mu? İşte onlar da cennet ehlidirler. Habibim) sen o mü'minlere dahi (cenneti) müjdele.
İbni Kesir
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rüku' edenler, secde edenler, ma'rufu emredenler, münkeri nehyedenler, Allah'ın hududunu koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Şaban Piriş
Allah'a tevbe eden, kulluk eden, hamd eden, seyahat eden, boyun eğen, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah'ın yasalarını koruyan müminleri müjdele!
Ahmed Hulusi
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rüku edenler (Azamet-i İlahiyye'yi müşahede edip eğilenler), secde edenler (mutlak kulluğunu itiraf edenler), olumlu olanı emredenler, olumsuzdan yasaklayanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları muhafaza edenler. . . Müjdele o iman edenleri!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlar: Tevbe eden, kulluk yapan, hamdeden, aktif, eğilen, secde eden, iyiliği savunan, kötülükten meneden ve ALLAH'ın yasalarını koruyan insanlardır. İnananları müjdele.
Erhan Aktaş
Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler,[1] seyahat edenler,[2] ruku edenler,[3] secde edenler,[4] mar'uf olanı yapıp, münker olana engel olanlar;[5] Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Progressive Muslims
Those who repent, those who serve, those who thank, those who wander in devotion, those who kneel, those who prostrate, those who order good and deter from evil, and those who keep the boundaries of God. And give good news to the believers.
Sam Gerrans
The repentant, the serving, those praising, those journeying, the lowly, those submitting, those enjoining what is fitting, and those forbidding perversity, and the keepers of the limits of God[...]; and bear thou glad tidings to the believers.
Aisha Bewley
Those who make tawba, those who worship, those who praise, those who fast, those who bow, those who prostrate, those who command the right, those who forbid the wrong, those who preserve the limits of Allah: give good news to the muminun.
Rashad Khalifa
They are the repenters, the worshipers, the praisers, the meditators, the bowing and prostrating, the advocators of righteousness and forbidders of evil, and the keepers of GOD's laws. Give good news to such believers. You Shall Disown God's Enemies Abraham Disowned His Father
Edip-Layth
They are the repenters, the servers, the praisers, the activists, the bowing, the prostrating, the advocators of good, the forbidders of evil, and the keepers of God's ordinance. Give good news to those who acknowledge.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.