Monoteist Meali
Onlar, bir Mü'min hakkında ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetirler. İşte saldırganlar, onlardır.
La yerkubune fi mu'minin illen ve la zimmeh, ve ulaike humul mu'tedun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Bir mümine karşı ne and ne de antlaşma gözetirler. İşte saldırganlar onlardır.
Mehmet Okuyan
Bir mümin hakkında söz ve antlaşma gözetmezler. (Çünkü) onlar, saldıranların ta kendileridir.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylamış birisi hakkında ne bir akrabalık bağı ne de bir anlaşma gözetmezler; saldırganlar ve haddi aşanlar onlardır.
Süleymaniye Vakfı
Onlar herhangi bir mümine karşı ne akrabalık bağı gözetirler ne de yükümlülüklerini yerine getirirler! İşte sınırı aşanlar onlardır.
Ali Rıza Safa
İnananlara karşı, ne bir söz ne de bir sözleşme gözetmezler. Sınırı aşanlar, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Bir mü'min için ne bağlayıcı bir yükümlülük, ne de anlaşma ve yakınlıktan doğan bir sorumluluk gözetiyorlar. İşte böyleleri, haddi aşanların ta kendisidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir mümin hakkında onlar ne bir yemine saygı gösterirler ne de bir antlaşma şartına. Onlar düşmanlık dolu, azmış kişilerin ta kendileridir.
Ali Bulaç
Onlar (hiç) bir mü'mine karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. İşte bunlar, haddi aşmakta olanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir mü'min hakkında ne bir ant, ne de hak gözetirler, onlar, öyle mütecavizlerdir.
Muhammed Esed
inanan kimseye karşı bu hiçbir sorumluluk, hiçbir koruma yükümlülüğü tanımayarak (işleyip durdukları): doğru yoldan çıkıp çizgiyi aşanlar işte böyleleridir.
Diyanet İşleri
Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir mü'min hakkında ne bir yemin gözetirler ne bir zimmet, bunlar öyle mütecavizler
Süleyman Ateş
Bir mü'mine karşı ne and, ne de andlaşma gözetmezler. İşte saldırganlar onlardır.
Gültekin Onan
Onlar (hiç) bir inançlıya karşı ne 'akrabalık bağlarını' ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. İşte bunlar haddi aşmakta olanlardır.
Hasan Basri Çantay
Onlar bir mü'min hakkında ne bir yemin, ne de bir vecibe gözetib tanımazlar. Onlar taşkınların ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar, hiç bir mü'min hakkında bir vecibe veya yemin gözetmezler. İşte onlar, haddi aşanların kendileridir.
Şaban Piriş
Onlar, bir mümin hakkında akrabalık da antlaşma da gözetmezler. İşte onlar taşkınlık edenlerdir.
Ahmed Hulusi
Yemin veya koruma sorumluluğu bir iman edene dönük ise, onu uygulamazlar! İşte onlar haddi aşanların ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnanmış birisi hakkında ne bir akrabalık bağı ne de bir anlaşma gözetmezler; saldırganlar ve haddi aşanlar onlardır.
Erhan Aktaş
Onlar, bir Mü'min hakkında ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetirler. İşte saldırganlar, onlardır.
Progressive Muslims
They do not respect those who are believers, nor a kinship, nor a pledge. These are the transgressors.
Sam Gerrans
And they regard towards a believer neither pact of kinship, nor obligation to protect; and it is they who are the transgressors.
Aisha Bewley
They respect neither kinship nor treaty where a mumin is concerned. They are the people who overstep the limits.
Rashad Khalifa
They never observe any rights of kinship towards any believer, nor do they uphold their covenants; these are the real transgressors.
Edip-Layth
They neither respect the ties of kinship nor a pledge for any those who acknowledge. These are the transgressors.
Monoteist Meali
Onlar, bir Mü'min hakkında ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetirler. İşte saldırganlar, onlardır.
Bayraktar Bayraklı
Bir mümine karşı ne and ne de antlaşma gözetirler. İşte saldırganlar onlardır.
Mehmet Okuyan
Bir mümin hakkında söz ve antlaşma gözetmezler. (Çünkü) onlar, saldıranların ta kendileridir.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylamış birisi hakkında ne bir akrabalık bağı ne de bir anlaşma gözetmezler; saldırganlar ve haddi aşanlar onlardır.
Süleymaniye Vakfı
Onlar herhangi bir mümine karşı ne akrabalık bağı gözetirler ne de yükümlülüklerini yerine getirirler! İşte sınırı aşanlar onlardır.
Ali Rıza Safa
İnananlara karşı, ne bir söz ne de bir sözleşme gözetmezler. Sınırı aşanlar, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Bir mü'min için ne bağlayıcı bir yükümlülük, ne de anlaşma ve yakınlıktan doğan bir sorumluluk gözetiyorlar. İşte böyleleri, haddi aşanların ta kendisidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir mümin hakkında onlar ne bir yemine saygı gösterirler ne de bir antlaşma şartına. Onlar düşmanlık dolu, azmış kişilerin ta kendileridir.
Ali Bulaç
Onlar (hiç) bir mü'mine karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. İşte bunlar, haddi aşmakta olanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir mü'min hakkında ne bir ant, ne de hak gözetirler, onlar, öyle mütecavizlerdir.
Muhammed Esed
inanan kimseye karşı bu hiçbir sorumluluk, hiçbir koruma yükümlülüğü tanımayarak (işleyip durdukları): doğru yoldan çıkıp çizgiyi aşanlar işte böyleleridir.
Diyanet İşleri
Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir mü'min hakkında ne bir yemin gözetirler ne bir zimmet, bunlar öyle mütecavizler
Süleyman Ateş
Bir mü'mine karşı ne and, ne de andlaşma gözetmezler. İşte saldırganlar onlardır.
Gültekin Onan
Onlar (hiç) bir inançlıya karşı ne 'akrabalık bağlarını' ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. İşte bunlar haddi aşmakta olanlardır.
Hasan Basri Çantay
Onlar bir mü'min hakkında ne bir yemin, ne de bir vecibe gözetib tanımazlar. Onlar taşkınların ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar, hiç bir mü'min hakkında bir vecibe veya yemin gözetmezler. İşte onlar, haddi aşanların kendileridir.
Şaban Piriş
Onlar, bir mümin hakkında akrabalık da antlaşma da gözetmezler. İşte onlar taşkınlık edenlerdir.
Ahmed Hulusi
Yemin veya koruma sorumluluğu bir iman edene dönük ise, onu uygulamazlar! İşte onlar haddi aşanların ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnanmış birisi hakkında ne bir akrabalık bağı ne de bir anlaşma gözetmezler; saldırganlar ve haddi aşanlar onlardır.
Erhan Aktaş
Onlar, bir Mü'min hakkında ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetirler. İşte saldırganlar, onlardır.
Progressive Muslims
They do not respect those who are believers, nor a kinship, nor a pledge. These are the transgressors.
Sam Gerrans
And they regard towards a believer neither pact of kinship, nor obligation to protect; and it is they who are the transgressors.
Aisha Bewley
They respect neither kinship nor treaty where a mumin is concerned. They are the people who overstep the limits.
Rashad Khalifa
They never observe any rights of kinship towards any believer, nor do they uphold their covenants; these are the real transgressors.
Edip-Layth
They neither respect the ties of kinship nor a pledge for any those who acknowledge. These are the transgressors.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.