Monoteist Meali
Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i[1] etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Dipnotlar
[1]
Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
وَمَآ
أَرْسَلْنَا
فِى
قَرْيَةٍۢ
مِّن
نَّبِىٍّ
إِلَّآ
أَخَذْنَآ
أَهْلَهَا
بِٱلْبَأْسَآءِ
وَٱلضَّرَّآءِ
لَعَلَّهُمْ
يَضَّرَّعُونَ
Ve ma erselna fi karyetin min nebiyyin illa ehazna ehleha bil be'sai ved darrai leallehum yaddarraun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve | - |
| 2 | erselna | göndermedik | رسل |
| 3 | fi | - | |
| 4 | karyetin | bir ülkeye | قري |
| 5 | min | hiçbir | - |
| 6 | nebiyyin | nebi | نبا |
| 7 | illa | - | |
| 8 | ehazna | sık(ma)dığımız | اخذ |
| 9 | ehleha | halkını | اهل |
| 10 | bil-be'sa'i | yoksulluk | باس |
| 11 | ve dderra'i | ve darlıkla | ضرر |
| 12 | leallehum | diye | - |
| 13 | yedderraune | yalvarıp yakarsınlar | ضرع |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını peygambere baş kaldırdıklarından ötürü Allah'a yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Mehmet Okuyan
Her şehre bir peygamber gönderdiğimizde (gerçeğe) boyun eğsinler diye onları elbette çeşitli sıkıntı ve darlıkla denemiştik.[1]
Edip Yüksel
Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Süleymaniye Vakfı
Hangi kente bir nebiyi elçi olarak göndersek, oranın halkını mutlaka maddi sıkıntılara ve bedensel sıkıntılara sokmuşuzdur ki bize yalvarıp yakarsınlar.
Ali Rıza Safa
Peygamber göndermiş olduğumuz hiçbir kent yoktur ki, halkını, yoksulluklara ve zorluklara uğratmış olmayalım; belki yalvararak yakarışlarda bulunurlar diye.
Mustafa İslamoğlu
Biz hiçbir ülkeye bir peygamber göndermemişisizdir ki, (zamanında) oranın halkını belki (Allah'a) boyun eğerler diye şiddetli zorluk ve darlıkla sınamamış olalım.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlıkla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar.
Ali Bulaç
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek önce halkını sıkıntı ve darlıkla sıkmışızdır ki, yalvarıp yakarsınlar.
Muhammed Esed
BİZ hiçbir topluma peygamber göndermemişizdir ki belki kibirlerinden sıyrılırlar diye onları darlıkla, sıkıntıyla denemiş olmayalım.
Diyanet İşleri
Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hangi memlekete bir Peygamber gönderdikse iptida ahalisini şiddet ve zaruretle sıkmışızdır ki niyaza düşsünler
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye- mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Gültekin Onan
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun ehli (halkı) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.
Hasan Basri Çantay
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdi isek onun halkını (peygamberlerini tanımamaları yüzünden) yalvarıb yakarsınlar diye mutlakaa fakirlikle, şiddetle, hastalıkla (sıkıb) yakaladık.
İbni Kesir
Biz, hangi kasabaya bir peygamber gönderdiysek; yalvarıp yakarsınlar diye, ora halkını mutlaka darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.
Şaban Piriş
Biz, hangi ülkeye bir nebi göndermişsek, halkını yalvarıp yakarmaları için darlık ve meşakkate düşürdük.
Ahmed Hulusi
Biz (hangi) bölge halkına bir Nebi irsal ettiysek, mutlaka onun halkını (kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için) sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak gönüllülükle yönelirler (diye).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Erhan Aktaş
Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i[1] etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Progressive Muslims
And We do not send a prophet to any town, except afterwards We would afflict its people with hardship and adversity that they may implore.
Sam Gerrans
And We sent not to a city a prophet save that We took its people with affliction and adversity, that they might humble themselves.
Aisha Bewley
We have never sent a Prophet to any city without seizing its people with hardship and distress so that hopefully they would be humble.
Rashad Khalifa
Whenever we sent a prophet to any community, we afflicted its people with adversity and hardship, that they may implore.
Edip-Layth
Whenever We sent a prophet to any town, We would afflict its people with hardship and adversity so that they may implore.
Monoteist Meali
Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i[1] etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Dipnotlar
[1] Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve | - |
| 2 | erselna | göndermedik | رسل |
| 3 | fi | - | |
| 4 | karyetin | bir ülkeye | قري |
| 5 | min | hiçbir | - |
| 6 | nebiyyin | nebi | نبا |
| 7 | illa | - | |
| 8 | ehazna | sık(ma)dığımız | اخذ |
| 9 | ehleha | halkını | اهل |
| 10 | bil-be'sa'i | yoksulluk | باس |
| 11 | ve dderra'i | ve darlıkla | ضرر |
| 12 | leallehum | diye | - |
| 13 | yedderraune | yalvarıp yakarsınlar | ضرع |
Bayraktar Bayraklı
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını peygambere baş kaldırdıklarından ötürü Allah'a yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Mehmet Okuyan
Her şehre bir peygamber gönderdiğimizde (gerçeğe) boyun eğsinler diye onları elbette çeşitli sıkıntı ve darlıkla denemiştik.[1]
Edip Yüksel
Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Süleymaniye Vakfı
Hangi kente bir nebiyi elçi olarak göndersek, oranın halkını mutlaka maddi sıkıntılara ve bedensel sıkıntılara sokmuşuzdur ki bize yalvarıp yakarsınlar.
Ali Rıza Safa
Peygamber göndermiş olduğumuz hiçbir kent yoktur ki, halkını, yoksulluklara ve zorluklara uğratmış olmayalım; belki yalvararak yakarışlarda bulunurlar diye.
Mustafa İslamoğlu
Biz hiçbir ülkeye bir peygamber göndermemişisizdir ki, (zamanında) oranın halkını belki (Allah'a) boyun eğerler diye şiddetli zorluk ve darlıkla sınamamış olalım.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlıkla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar.
Ali Bulaç
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek önce halkını sıkıntı ve darlıkla sıkmışızdır ki, yalvarıp yakarsınlar.
Muhammed Esed
BİZ hiçbir topluma peygamber göndermemişizdir ki belki kibirlerinden sıyrılırlar diye onları darlıkla, sıkıntıyla denemiş olmayalım.
Diyanet İşleri
Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hangi memlekete bir Peygamber gönderdikse iptida ahalisini şiddet ve zaruretle sıkmışızdır ki niyaza düşsünler
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye- mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Gültekin Onan
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun ehli (halkı) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.
Hasan Basri Çantay
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdi isek onun halkını (peygamberlerini tanımamaları yüzünden) yalvarıb yakarsınlar diye mutlakaa fakirlikle, şiddetle, hastalıkla (sıkıb) yakaladık.
İbni Kesir
Biz, hangi kasabaya bir peygamber gönderdiysek; yalvarıp yakarsınlar diye, ora halkını mutlaka darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.
Şaban Piriş
Biz, hangi ülkeye bir nebi göndermişsek, halkını yalvarıp yakarmaları için darlık ve meşakkate düşürdük.
Ahmed Hulusi
Biz (hangi) bölge halkına bir Nebi irsal ettiysek, mutlaka onun halkını (kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için) sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak gönüllülükle yönelirler (diye).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Erhan Aktaş
Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i[1] etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Progressive Muslims
And We do not send a prophet to any town, except afterwards We would afflict its people with hardship and adversity that they may implore.
Sam Gerrans
And We sent not to a city a prophet save that We took its people with affliction and adversity, that they might humble themselves.
Aisha Bewley
We have never sent a Prophet to any city without seizing its people with hardship and distress so that hopefully they would be humble.
Rashad Khalifa
Whenever we sent a prophet to any community, we afflicted its people with adversity and hardship, that they may implore.
Edip-Layth
Whenever We sent a prophet to any town, We would afflict its people with hardship and adversity so that they may implore.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.