Monoteist Meali
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi[1] Nebi Resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar[2] ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri[3] onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura[4] tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Dipnotlar
[1]
Ummi kelimesi, "umm" yani "ana" ile nispet "ya"sından oluşan bir kelime olup, "anaya mensup", "analı" demektir. Tıpkı Ankaralı, Medineli vb. gibi. Buradaki "ana" kelimesi özel isimdir, anne demek olan 'ana' ile bir ilgisi yoktur. Mekke'nin diğer bir ismi de Ümmu'l qura' dır. "El-Umm" ün sonuna nispet "ya"sı geldiği zaman, "Ana kentli" yani "Mekkeli" anlamına gelmektedir. Ayetteki "El- Ummi" kelimesi ile kast edilen şey, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan, yani "Kitap Ehli" olmayan "Mekkelilerdir." El-Ummi: Ana kentli, şehirli, yani "bedevi" olmayan demektir. Ummi/okuryazar olmayan kelimesi ile El-Ummi/Anakentli kelimeleri farklı anlamlara sahiptir. Dolayısıyla Muhammed Nebi için okuryazar olmadığı görüşü doğru değildir.
[2]
Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
[3]
Kendi yanlarından dine yaptıkları gereksiz ilaveleri, ağır kuralları.
[4]
Kurtuluşa erdiren, aydınlığa çıkaran, aydınlatan rehber.
ٱلَّذِينَ
يَتَّبِعُونَ
ٱلرَّسُولَ
ٱلنَّبِىَّ
ٱلْأُمِّىَّ
ٱلَّذِى
يَجِدُونَهُۥ
مَكْتُوبًا
عِندَهُمْ
فِى
ٱلتَّوْرَىٰةِ
وَٱلْإِنجِيلِ
يَأْمُرُهُم
بِٱلْمَعْرُوفِ
وَيَنْهَىٰهُمْ
عَنِ
ٱلْمُنكَرِ
وَيُحِلُّ
لَهُمُ
ٱلطَّيِّبَـٰتِ
وَيُحَرِّمُ
عَلَيْهِمُ
ٱلْخَبَـٰٓئِثَ
وَيَضَعُ
عَنْهُمْ
إِصْرَهُمْ
وَٱلْأَغْلَـٰلَ
ٱلَّتِى
كَانَتْ
عَلَيْهِمْ ۚ
فَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
بِهِۦ
وَعَزَّرُوهُ
وَنَصَرُوهُ
وَٱتَّبَعُوا۟
ٱلنُّورَ
ٱلَّذِىٓ
أُنزِلَ
مَعَهُۥٓ ۙ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْمُفْلِحُونَ
Ellezine yettebiuner resulen nebiyyel ummiyyellezi yecidunehu mektuben indehum fit tevrati vel incili ye'muruhum bil ma'rufi ve yenhahum anil munkeri ve yuhıllu lehumut tayyibati ve yuharrimu aleyhimul habaise ve yedau anhum ısrahum vel aglalelleti kanet aleyhim, fellezine amenu bihi ve azzeruhu ve nasaruhu vettebeun nurellezi unzile meahu ulaike humul muflihun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ellezine | onlar ki | - |
| 2 | yettebiune | uyarlar | تبع |
| 3 | r-rasule | o Elçi'ye | رسل |
| 4 | n-nebiyye | o nebiye | نبا |
| 5 | l-ummiyye | ümmi | امم |
| 6 | llezi | - | |
| 7 | yecidunehu | buldukları | وجد |
| 8 | mektuben | yazılı | كتب |
| 9 | indehum | yanlarında | عند |
| 10 | fi | - | |
| 11 | t-tevrati | Tevrat | - |
| 12 | vel'incili | ve İncil'de | - |
| 13 | ye'muruhum | kendilerine emreden | امر |
| 14 | bil-mea'rufi | iyiliği | عرف |
| 15 | ve yenhahum | ve kendilerini meneden | نهي |
| 16 | ani | -ten | - |
| 17 | l-munkeri | kötülük- | نكر |
| 18 | ve yuhillu | ve helal kılan | حلل |
| 19 | lehumu | onlara | - |
| 20 | t-tayyibati | güzel şeyleri | طيب |
| 21 | ve yuharrimu | ve haram kılan | حرم |
| 22 | aleyhimu | onlara | - |
| 23 | l-habaise | çirkin şeyleri | خبث |
| 24 | ve yedeu | ve kaldırıp atan | وضع |
| 25 | anhum | onlardan | - |
| 26 | israhum | ağırlıkları | اسر |
| 27 | vel'eglale | ve prangaları | غلل |
| 28 | lleti | öyle ki | - |
| 29 | kanet | idiler | كون |
| 30 | aleyhim | onların üzerinde | - |
| 31 | fellezine | artık onlar | - |
| 32 | amenu | inananlar | امن |
| 33 | bihi | O'na | - |
| 34 | ve azzeruhu | ve O'na saygı gösterenler | عزر |
| 35 | ve nesaruhu | ve O'na yardım edenler | نصر |
| 36 | vettebeu | ve uyanlar | تبع |
| 37 | n-nura | nura | نور |
| 38 | llezi | - | |
| 39 | unzile | indirilen | نزل |
| 40 | meahu | O'nunla beraber | - |
| 41 | ulaike | işte | - |
| 42 | humu | onlar | - |
| 43 | l-muflihune | felaha erenlerdir | فلح |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi/annesinden doğduğu gibi saf peygambere uyarlar; peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarındaki ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri kırıp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
(Yani) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları Elçi'ye, o ümmi[1] Peygamber'e uyanlara (yazacağım) ki (o Peygamber), onlara iyiliği emreder (öğütler), onları kötülükten engeller (sakındırır); onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar;[2] kendilerinden ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır (atar). Ona (o Peygamber'e) inanıp saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar, kurtulanların ta kendileridir."
Edip Yüksel
Nitekim onlar yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış/başkentli) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Onu onaylayanlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.[1]
Süleymaniye Vakfı
Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları ümmi[1] nebi olan bu resule uyanlardır[2]. O resul onların iyi şeyleri yapmalarını ister ve kötü şeylerden sakındırır. Onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar[3]. Onların ısrını /ağır yükünü[4] ve üzerlerindeki prangaları[5] kaldırır. Ona güvenen, onun değerini bilen, ona yardımcı olan ve onunla birlikte indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya işte umduklarına kavuşacak olanlar onlardır."
Ali Rıza Safa
Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları O elçiyi; önceki kitaplardan bilgisi olmayan O peygamberi izlerler. Onlara, iyiliği zorunlu yapar; kötülüğü yasaklar. Temiz şeyleri helal yapar; pis şeyleri yasaklar. Ağır yüklerini ve zincirlerini kaldırır. Ona inananlar, Ona saygı gösterenler, Ona yardım edenler ve Onunla birlikte indirilen aydınlığı izleyenler; kurtuluşa erişenler, işte onlardır.[128]
Mustafa İslamoğlu
onlar ki, ellerinde Tevrat ve İncil'de tanıtılmış bulacakları Rasul'un, o Kitap Ehli'nden olmayan peygamberin izinden gidecekler; (o peygamber) onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak, temiz ve yararlı şeyleri onlara helal kılıp pis ve zararlı şeyleri onlara yasaklayacak; sırtlarına vurulmuş olan yüklerini indirip öteden beri (özgürlüklerine) vurulan zincirleri çözecek. Sonuçta ona inanan, onu el üstünde tutup destekleyen ve ona yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler kurtuluşa erenler olacak.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi peygambere uyarlar; o onlara iyiliği emreder, kötü ve çirkinden onları alıkoyar. Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ali Bulaç
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları elçiye, o okuyup yazma bilmeyen peygambere uyarlar. O, onlara iyilik emreder ve onları kötülükten alıkoyar, temiz, hoş şeyleri kendileri için helal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini, üzerlerindeki bağları ve zincirleri indirir atar. İşte o zaman ona iman eden, ona tam saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler; işte o asıl maksada ulaşan kurtulmuşlar, onlardır.
Muhammed Esed
onlar ki, ellerindeki Tevratta ve (daha sonra da) İncilde tanımlanmış bulacakları Elçinin, okuması yazması olmayan Habercinin izinden gidecekler; (ve o Elçi ki) onlara yapılması doğru olanı buyurup yapılması yanlış olanı yasaklayacak; yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılacak; onların sırtlarına vurulmuş yükü indirip boyunlarına geçirilmiş zincirleri çözecek. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu yüce tutup destekleyen ve yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, nihai kurtuluşa, esenliğe erişen kimseler olacak".
Diyanet İşleri
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki yanlarında Tevrat ve İncilde yazılı bulacakları o Resule o, ümmi Peygambere ittiba' ederler o onlara ma'ruf ile emreder ve onları münkerden nehyeyler, ve temiz hoş şeyleri kendileri için halal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir atar, o vakıt ona iyman eden, ona kuvvetle ta'zım eyliyen, ona yardımcı olan ve onun nübüvvetiyle beraber indirilen nuru ta'kib eyliyen kimseler, işte o murada iren müflihin onlar
Süleyman Ateş
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felaha erenler onlardır.
Gültekin Onan
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi nebi olan elçiye uyarlar; o onlara marufu buyuruyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Hasan Basri Çantay
(Onlar) nezdlerindeki Tevrat ve İncilde (ismini ve sıfatını) yazılı bulacakları ümmi nebiy olan o resule tabi' olanlardır. O, kendi terine iyiliği emrediyor, onları kötülükden nehyediyor, onlara (nefislerine haram kıldıkları) temiz şeyleri halal, (halal kıldıkları) murdar şeyleri de üzerlerine haram kılıyor. Onların ağır yüklerini, sırtlarında olan zincirleri indiriyor o. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla (onun nübüvvetiyle) birlikde indirilen nura tabi' olanlar! Onlar selamete erenlerin ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar ki; yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulacakları; okuma, yazma bilmeyen ve nebi olan Rasule tabi olurlar. O, kendilerine ma'rufu emreder, münkerden nehyeder. Temiz şeyleri helal kılar, murdar şeyleri de haram eder. Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nura tabi olanlar, işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.
Şaban Piriş
Ümmi Peygambere, elçiye tabi olan kimseler, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de, onun, "kendilerine iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri kendilerine helal; pis şeyleri onlara haram kılar, onlardan boyunlarını büken ağır yükü kaldırır" yazdığını görürler. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla gönderilen aydınlatıcıya uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
Ahmed Hulusi
Onlar ki ellerindeki Tevrat ve İncil'de belirtilmiş O Rasul'e, Ümmi (asıl fıtratı bozulmamış - yaratıldığı saflık üzere) Nebi'ye tabi olurlar. . . Onlara, Allah'a göre olumlu olanları emreder ve olumsuz fiilleri yasaklar; onlara temiz şeyleri helal kılar; pis, çirkin şeyleri haram eder; onlardan sırtlarındaki ağır yükü (benliklerinin getirilerini) kaldırır ve üzerlerindeki zincirleri (yüzlerini Allah'a döndürmelerini engelleyen tüm bağlarını) çözer. . . İşte O'na iman eden, O'na saygı gösteren (destekleyen), O'na yardım eden ve O'nunla birlikte inzal olunan Nur'a (Kur'an) tabi olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Nitekim onlar (vakti gelince) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.
Erhan Aktaş
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi[1] Nebi Resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar[2] ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri[3] onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura[4] tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Progressive Muslims
"Those who follow the Gentile messenger prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, and deters them from evil, and he makes lawful for them the good things, and he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles that are upon them. So those who believe in him, and honour him, and support him, and follow the light that was sent down with him; these are the successful."
Sam Gerrans
“Those who follow the Messenger, the unschooled prophet, whom they find written with them in the Torah and the Gospel, who enjoins on them what is fitting and forbids them perversity, and making lawful for them the good things, and making unlawful for them the bad, and relieving them of their burden and the fetters that were upon them — those who believed in him, and supported him, and helped him, and followed the light which was sent down with him: it is they who are the successful.”
Aisha Bewley
those who follow the Messenger, the Unlettered Prophet, whom they find written down with them in the Torah and the Gospel, commanding them to do right and forbidding them to do wrong, making good things halal for them and bad things haram for them, relieving them of their heavy loads and the chains which were around them. Those who have iman in him and honour him and help him, and follow the Light that has been sent down with him, they are the ones who are successful.’
Rashad Khalifa
"(4) follow the messenger, the gentile prophet (Muhammad), whom they find written in their Torah and Gospel. He exhorts them to be righteous, enjoins them from evil, allows for them all good food, and prohibits that which is bad, and unloads the burdens and the shackles imposed upon them. Those who believe in him, respect him, support him, and follow the light that came with him are the successful ones.",
Edip-Layth
"Those who follow the gentile prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, deters them from evil, he makes lawful for them the good things, he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles imposed upon them. So those who acknowledged him, honored him, supported him, and followed the light that was sent down with him; these are the successful."
Monoteist Meali
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi[1] Nebi Resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar[2] ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri[3] onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura[4] tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Dipnotlar
[1] Ummi kelimesi, "umm" yani "ana" ile nispet "ya"sından oluşan bir kelime olup, "anaya mensup", "analı" demektir. Tıpkı Ankaralı, Medineli vb. gibi. Buradaki "ana" kelimesi özel isimdir, anne demek olan 'ana' ile bir ilgisi yoktur. Mekke'nin diğer bir ismi de Ümmu'l qura' dır. "El-Umm" ün sonuna nispet "ya"sı geldiği zaman, "Ana kentli" yani "Mekkeli" anlamına gelmektedir. Ayetteki "El- Ummi" kelimesi ile kast edilen şey, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan, yani "Kitap Ehli" olmayan "Mekkelilerdir." El-Ummi: Ana kentli, şehirli, yani "bedevi" olmayan demektir. Ummi/okuryazar olmayan kelimesi ile El-Ummi/Anakentli kelimeleri farklı anlamlara sahiptir. Dolayısıyla Muhammed Nebi için okuryazar olmadığı görüşü doğru değildir.
[2] Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
[3] Kendi yanlarından dine yaptıkları gereksiz ilaveleri, ağır kuralları.
[4] Kurtuluşa erdiren, aydınlığa çıkaran, aydınlatan rehber.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ellezine | onlar ki | - |
| 2 | yettebiune | uyarlar | تبع |
| 3 | r-rasule | o Elçi'ye | رسل |
| 4 | n-nebiyye | o nebiye | نبا |
| 5 | l-ummiyye | ümmi | امم |
| 6 | llezi | - | |
| 7 | yecidunehu | buldukları | وجد |
| 8 | mektuben | yazılı | كتب |
| 9 | indehum | yanlarında | عند |
| 10 | fi | - | |
| 11 | t-tevrati | Tevrat | - |
| 12 | vel'incili | ve İncil'de | - |
| 13 | ye'muruhum | kendilerine emreden | امر |
| 14 | bil-mea'rufi | iyiliği | عرف |
| 15 | ve yenhahum | ve kendilerini meneden | نهي |
| 16 | ani | -ten | - |
| 17 | l-munkeri | kötülük- | نكر |
| 18 | ve yuhillu | ve helal kılan | حلل |
| 19 | lehumu | onlara | - |
| 20 | t-tayyibati | güzel şeyleri | طيب |
| 21 | ve yuharrimu | ve haram kılan | حرم |
| 22 | aleyhimu | onlara | - |
| 23 | l-habaise | çirkin şeyleri | خبث |
| 24 | ve yedeu | ve kaldırıp atan | وضع |
| 25 | anhum | onlardan | - |
| 26 | israhum | ağırlıkları | اسر |
| 27 | vel'eglale | ve prangaları | غلل |
| 28 | lleti | öyle ki | - |
| 29 | kanet | idiler | كون |
| 30 | aleyhim | onların üzerinde | - |
| 31 | fellezine | artık onlar | - |
| 32 | amenu | inananlar | امن |
| 33 | bihi | O'na | - |
| 34 | ve azzeruhu | ve O'na saygı gösterenler | عزر |
| 35 | ve nesaruhu | ve O'na yardım edenler | نصر |
| 36 | vettebeu | ve uyanlar | تبع |
| 37 | n-nura | nura | نور |
| 38 | llezi | - | |
| 39 | unzile | indirilen | نزل |
| 40 | meahu | O'nunla beraber | - |
| 41 | ulaike | işte | - |
| 42 | humu | onlar | - |
| 43 | l-muflihune | felaha erenlerdir | فلح |
Bayraktar Bayraklı
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi/annesinden doğduğu gibi saf peygambere uyarlar; peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarındaki ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri kırıp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
(Yani) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları Elçi'ye, o ümmi[1] Peygamber'e uyanlara (yazacağım) ki (o Peygamber), onlara iyiliği emreder (öğütler), onları kötülükten engeller (sakındırır); onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar;[2] kendilerinden ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır (atar). Ona (o Peygamber'e) inanıp saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar, kurtulanların ta kendileridir."
Edip Yüksel
Nitekim onlar yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış/başkentli) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Onu onaylayanlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.[1]
Süleymaniye Vakfı
Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları ümmi[1] nebi olan bu resule uyanlardır[2]. O resul onların iyi şeyleri yapmalarını ister ve kötü şeylerden sakındırır. Onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar[3]. Onların ısrını /ağır yükünü[4] ve üzerlerindeki prangaları[5] kaldırır. Ona güvenen, onun değerini bilen, ona yardımcı olan ve onunla birlikte indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya işte umduklarına kavuşacak olanlar onlardır."
Ali Rıza Safa
Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları O elçiyi; önceki kitaplardan bilgisi olmayan O peygamberi izlerler. Onlara, iyiliği zorunlu yapar; kötülüğü yasaklar. Temiz şeyleri helal yapar; pis şeyleri yasaklar. Ağır yüklerini ve zincirlerini kaldırır. Ona inananlar, Ona saygı gösterenler, Ona yardım edenler ve Onunla birlikte indirilen aydınlığı izleyenler; kurtuluşa erişenler, işte onlardır.[128]
Mustafa İslamoğlu
onlar ki, ellerinde Tevrat ve İncil'de tanıtılmış bulacakları Rasul'un, o Kitap Ehli'nden olmayan peygamberin izinden gidecekler; (o peygamber) onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak, temiz ve yararlı şeyleri onlara helal kılıp pis ve zararlı şeyleri onlara yasaklayacak; sırtlarına vurulmuş olan yüklerini indirip öteden beri (özgürlüklerine) vurulan zincirleri çözecek. Sonuçta ona inanan, onu el üstünde tutup destekleyen ve ona yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler kurtuluşa erenler olacak.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi peygambere uyarlar; o onlara iyiliği emreder, kötü ve çirkinden onları alıkoyar. Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ali Bulaç
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları elçiye, o okuyup yazma bilmeyen peygambere uyarlar. O, onlara iyilik emreder ve onları kötülükten alıkoyar, temiz, hoş şeyleri kendileri için helal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini, üzerlerindeki bağları ve zincirleri indirir atar. İşte o zaman ona iman eden, ona tam saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler; işte o asıl maksada ulaşan kurtulmuşlar, onlardır.
Muhammed Esed
onlar ki, ellerindeki Tevratta ve (daha sonra da) İncilde tanımlanmış bulacakları Elçinin, okuması yazması olmayan Habercinin izinden gidecekler; (ve o Elçi ki) onlara yapılması doğru olanı buyurup yapılması yanlış olanı yasaklayacak; yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılacak; onların sırtlarına vurulmuş yükü indirip boyunlarına geçirilmiş zincirleri çözecek. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu yüce tutup destekleyen ve yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, nihai kurtuluşa, esenliğe erişen kimseler olacak".
Diyanet İşleri
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki yanlarında Tevrat ve İncilde yazılı bulacakları o Resule o, ümmi Peygambere ittiba' ederler o onlara ma'ruf ile emreder ve onları münkerden nehyeyler, ve temiz hoş şeyleri kendileri için halal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir atar, o vakıt ona iyman eden, ona kuvvetle ta'zım eyliyen, ona yardımcı olan ve onun nübüvvetiyle beraber indirilen nuru ta'kib eyliyen kimseler, işte o murada iren müflihin onlar
Süleyman Ateş
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felaha erenler onlardır.
Gültekin Onan
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi nebi olan elçiye uyarlar; o onlara marufu buyuruyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Hasan Basri Çantay
(Onlar) nezdlerindeki Tevrat ve İncilde (ismini ve sıfatını) yazılı bulacakları ümmi nebiy olan o resule tabi' olanlardır. O, kendi terine iyiliği emrediyor, onları kötülükden nehyediyor, onlara (nefislerine haram kıldıkları) temiz şeyleri halal, (halal kıldıkları) murdar şeyleri de üzerlerine haram kılıyor. Onların ağır yüklerini, sırtlarında olan zincirleri indiriyor o. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla (onun nübüvvetiyle) birlikde indirilen nura tabi' olanlar! Onlar selamete erenlerin ta kendileridir.
İbni Kesir
Onlar ki; yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulacakları; okuma, yazma bilmeyen ve nebi olan Rasule tabi olurlar. O, kendilerine ma'rufu emreder, münkerden nehyeder. Temiz şeyleri helal kılar, murdar şeyleri de haram eder. Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nura tabi olanlar, işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.
Şaban Piriş
Ümmi Peygambere, elçiye tabi olan kimseler, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de, onun, "kendilerine iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri kendilerine helal; pis şeyleri onlara haram kılar, onlardan boyunlarını büken ağır yükü kaldırır" yazdığını görürler. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla gönderilen aydınlatıcıya uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
Ahmed Hulusi
Onlar ki ellerindeki Tevrat ve İncil'de belirtilmiş O Rasul'e, Ümmi (asıl fıtratı bozulmamış - yaratıldığı saflık üzere) Nebi'ye tabi olurlar. . . Onlara, Allah'a göre olumlu olanları emreder ve olumsuz fiilleri yasaklar; onlara temiz şeyleri helal kılar; pis, çirkin şeyleri haram eder; onlardan sırtlarındaki ağır yükü (benliklerinin getirilerini) kaldırır ve üzerlerindeki zincirleri (yüzlerini Allah'a döndürmelerini engelleyen tüm bağlarını) çözer. . . İşte O'na iman eden, O'na saygı gösteren (destekleyen), O'na yardım eden ve O'nunla birlikte inzal olunan Nur'a (Kur'an) tabi olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Nitekim onlar (vakti gelince) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.
Erhan Aktaş
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi[1] Nebi Resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar[2] ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri[3] onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura[4] tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Progressive Muslims
"Those who follow the Gentile messenger prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, and deters them from evil, and he makes lawful for them the good things, and he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles that are upon them. So those who believe in him, and honour him, and support him, and follow the light that was sent down with him; these are the successful."
Sam Gerrans
“Those who follow the Messenger, the unschooled prophet, whom they find written with them in the Torah and the Gospel, who enjoins on them what is fitting and forbids them perversity, and making lawful for them the good things, and making unlawful for them the bad, and relieving them of their burden and the fetters that were upon them — those who believed in him, and supported him, and helped him, and followed the light which was sent down with him: it is they who are the successful.”
Aisha Bewley
those who follow the Messenger, the Unlettered Prophet, whom they find written down with them in the Torah and the Gospel, commanding them to do right and forbidding them to do wrong, making good things halal for them and bad things haram for them, relieving them of their heavy loads and the chains which were around them. Those who have iman in him and honour him and help him, and follow the Light that has been sent down with him, they are the ones who are successful.’
Rashad Khalifa
"(4) follow the messenger, the gentile prophet (Muhammad), whom they find written in their Torah and Gospel. He exhorts them to be righteous, enjoins them from evil, allows for them all good food, and prohibits that which is bad, and unloads the burdens and the shackles imposed upon them. Those who believe in him, respect him, support him, and follow the light that came with him are the successful ones.",
Edip-Layth
"Those who follow the gentile prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, deters them from evil, he makes lawful for them the good things, he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles imposed upon them. So those who acknowledged him, honored him, supported him, and followed the light that was sent down with him; these are the successful."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.