6. En'âm suresi, 42. ayet

Ve lekad erselna ila umemin min kablike fe ehaznahum bil be'sai ved darrai leallehum yetedarraun.
Monoteist Meali
Ant olsun ki Biz, senden önceki ümmetlere de gönderdik.[1] Belki tederruda[2] bulunurlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakaladık.[3]
Dipnotlar
[1] Azap veya elçiler.
[2] Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
[3] Bkz. 6:40, 41, 42, 43 ve 44. ayetler aynı konu bağlamında değerlendirilmelidir. Söz konusu ümmetler (toplumlar) kalpleri katılaşmış, azgınlaşmış ve iyice sapkınlaşmış toplumlardır.
# Kelime Anlam Kök
1 velekad muhakkak -
2 erselna (elçiler) gönderdik رسل
3 ila -
4 umemin ümmetlere امم
5 min -
6 kablike senden önce de قبل
7 feehaznahum onları yakalayıp cezalandırmıştık اخذ
8 bil-be'sa'i darlık ile باس
9 ve dderra'i ve sıkıntı ile ضرر
10 leallehum belki onlar -
11 yetederraune yalvarırlar diye ضرع
Bayraktar Bayraklı
Senden önce de milletlere peygamberler göndermiştik. Boyun eğsinler diye onları darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki senden önceki ümmetlere de elçiler göndermiştik.[1] (Gerçeğe) boyun eğsinler diye onları çeşitli sıkıntı ve darlık ile denemiştik.
Edip Yüksel
Senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntılarla sınadık.
Süleymaniye Vakfı
Senden önceki toplumlara da elçiler göndermiş, belki yalvarıp yakarırlar diye onları çeşitli sıkıntılara ve zararlara uğratmıştık.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, senden önce de topluluklara gönderdik. Onları, yoksulluklara ve zorluklara uğrattık; belki yalvararak yakarışlarda bulunurlar diye.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, senden önceki topluluklara da mesajlarımızı göndermiştik. Onları da şiddetli zorluğa ve darlığa düşürdük ki, acziyetlerini itiraf etsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun ki, senden önce de ümmetlere elçiler göndermiştik. O ümmetleri, bize yaklaşıp sığınsınlar diye zorluklar ve darlıklarla yakalamıştık.
Ali Bulaç
Andolsun, senden önceki ümmetlere (peygamberler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, senden önce bir takım ümmetlere de peygamberler gönderdik; dinlemediler. Biz de onları yalvarıp yakarsınlar diye darlık ve sıkıntı ile cezalandırdık.
Muhammed Esed
Biz, senden önceki toplumlara da mesajlarımızı gönderdik (ey Peygamber,) ve onları sıkıntı ve zorluklara uğrattık ki tevazu ile boyun eğsinler.
Diyanet İşleri
Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için senden önce bir takım ümmetlere Resuller gönderdik dinlemediler de onları şiddetler ve zaruretlerle sıktık gerek ki yalvarsınlar diye
Süleyman Ateş
Senden önce de ümmetlere elçiler gönderdik. (İnkarlarından dönüp bize) yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırmıştık.
Gültekin Onan
Andolsun, senden önceki ümmetlere (elçiler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar (tazarru) diye...
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz, senden evvelki ümmetlere de peygamberler gönderdik de (küfr-ü inkarlarından dolayı) kendilerini çetin bir yoksullukla, çeşitli hastalıkla yakaladık, olur ki yalvarırlar, (tevbe ederler diye).
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Yalvarsınlar diye, onları darlık ve sıkıntıya soktuk.
Şaban Piriş
Senden önceki toplumlara da (elçiler) göndermiş ve belki yalvarıp yakarırlar diye onları darlık ve sıkıntıya sokmuştuk.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, senden önce de topluluklara (Rasul) irsal ettik. . . Belki boyun eğerek dua ederler diye onları azap ve hastalık ile yakaladık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntılarla sınadık.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, senden önceki ümmetlere de gönderdik.[1] Belki tederruda[2] bulunurlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakaladık.[3]
Progressive Muslims
And We have sent others to nations before you. We then took them with adversity and hardship, perhaps they would implore.
Sam Gerrans
And We have sent to communities before thee; then We took them with affliction and adversity, that they might humble themselves.
Aisha Bewley
We sent Messengers to nations before you, and afflicted those nations with hardship and distress so that hopefully they would humble themselves.
Rashad Khalifa
We have sent (messengers) to communities before you, and we put them to the test through adversity and hardship, that they may implore.
Edip-Layth
We have sent others to nations before you. We then took them with adversity and hardship, perhaps they would implore.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.