Monoteist Meali
Mü'minler, ancak Allah'a ve Resul'üne iman eden, sonra kesinlikle hiçbir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
إِنَّمَا
ٱلْمُؤْمِنُونَ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
بِٱللَّهِ
وَرَسُولِهِۦ
ثُمَّ
لَمْ
يَرْتَابُوا۟
وَجَـٰهَدُوا۟
بِأَمْوَٰلِهِمْ
وَأَنفُسِهِمْ
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ ۚ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلصَّـٰدِقُونَ
İnnemel mu'minunellezine amenu billahi ve resulihi summe lem yertabu ve cahedu bi emvalihim ve enfusihim fi sebilillah, ulaike humus sadikun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | innema | şüphesiz | - |
| 2 | l-mu'minune | Mü'minler | امن |
| 3 | ellezine | kimselerdir | - |
| 4 | amenu | iman eden(lerdir) | امن |
| 5 | billahi | Allah'a | - |
| 6 | ve rasulihi | ve Elçisine | رسل |
| 7 | summe | sonra | - |
| 8 | lem | - | |
| 9 | yertabu | şüphe etmeyenlerdir | ريب |
| 10 | vecahedu | ve cihad edenlerdir | جهد |
| 11 | biemvalihim | mallarıyle | مول |
| 12 | ve enfusihim | ve canlarıyle | نفس |
| 13 | fi | - | |
| 14 | sebili | yolunda | سبل |
| 15 | llahi | Allah | - |
| 16 | ulaike | işte | - |
| 17 | humu | onlardır | - |
| 18 | s-sadikune | doğru olanlar | صدق |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Gerçek müminler, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sözünde duranlaronlardır.
Mehmet Okuyan
Gerçek müminler ancak Allah'a ve Elçisine iman eden, sonrasında şüphe duymayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir (fedakârlık yapanlardır). İşte (inancında) doğru olanlar sadece bunlardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar onlardır ki, ALLAH'ı ve elçisini onayladılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Süleymaniye Vakfı
Müminler; ancak Allah'a ve elçisine inanıp güvenen, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden /ellerinden geleni yapan kimselerdir[1]. İşte onlar doğru sözlü kimselerdir[2].
Ali Rıza Safa
İnananlar, yalnızca Allah'a ve O'nun elçisine inanan, sonra da hiçbir kuşku duymadan, mallarıyla ve canlarıyla Allah'ın yolunda çaba gösterenlerdir. Doğruyu söyleyenler, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Gerçek mü'minler sadece Allah'a ve Rasulü'ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah'a ve resulüne iman ederler; sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü sözü birbirine uyanlar.
Ali Bulaç
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resulü'ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Müminler, ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve peygamberine iman ettikten sonra şüpheye düşmeyip Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmaktadırtar. İşte doğru olanlar onlardır ancak.
Muhammed Esed
(Şunu bil ki, gerçek) müminler, yalnızca, Allah'a ve Elçisi'ne iman edenler ve (bu konuda) bütün şüphelerden uzak duranlardır; ve Allah yolunda bütün malları ve canları ile cihad edenlerdir; işte onlardır sözlerinde duranlar!
Diyanet İşleri
İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve Resulüne iyman ettikten sonra şübheye düşmeyip Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahede etmektedirler işte onlardır ki sadıklardır
Süleyman Ateş
Mü'minler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihad ettiler. İşte (iman sözlerinde) doğru olanlar onlardır.
Gültekin Onan
İnançlılar ancak o kimselerdir ki onlar Tanrı'ya ve Resulü'ne inandılar, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Hasan Basri Çantay
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve resulüne iman etdikden sonra şübheye sapmayıp Allah yolunda mallariyle, canlariyle savaşırlar. İşte onlar (imanlarında) saadık olanların ta kendileridir.
İbni Kesir
Mü'minler, ancak onlardır ki; Allah'a ve Rasulüne iman edip sonra şüpheye düşmemiş ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmişlerdir. İşte onlar, sadıkların kendileridir.
Şaban Piriş
Asıl müminler, Allah'a ve Resulüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Ahmed Hulusi
İman ehli şu kimselerdir ki, varlıklarını Esma'sıyla yaratan Allah'a ve O'nun Rasulüne iman ettiler; sonra da bunda şüpheye düşmediler; Allah yolunda varlıklarıyla ve nefsleriyle (canlarıyla) savaş verdiler! İşte bunlar sadıkların (hakikati yaşamlarıyla tasdik edenlerin) ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnananlar onlardır ki, ALLAH'a ve elçisine inandılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Erhan Aktaş
Mü'minler, ancak Allah'a ve Resul'üne iman eden, sonra kesinlikle hiçbir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
Progressive Muslims
Believers are those who believe in God and His messenger, then they became without doubt, and they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.
Sam Gerrans
The believers are but those who believe in God and His messenger, then doubt not, and strive with their wealth and their lives in the cause of God — it is they who are the truthful.
Aisha Bewley
The muminun are only those who have had iman in Allah and His Messenger and then have had no doubt and have done jihad with their wealth and themselves in the Way of Allah. They are the ones who are true to their word.
Rashad Khalifa
Mu'mens (believers) are those who believe in GOD and His messenger, then attain the status of having no doubt whatsoever, and strive with their money and their lives in the cause of GOD. These are the truthful ones.
Edip-Layth
Those who acknowledge are those who acknowledge God and His messenger, then they do not doubt; they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.
Monoteist Meali
Mü'minler, ancak Allah'a ve Resul'üne iman eden, sonra kesinlikle hiçbir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | innema | şüphesiz | - |
| 2 | l-mu'minune | Mü'minler | امن |
| 3 | ellezine | kimselerdir | - |
| 4 | amenu | iman eden(lerdir) | امن |
| 5 | billahi | Allah'a | - |
| 6 | ve rasulihi | ve Elçisine | رسل |
| 7 | summe | sonra | - |
| 8 | lem | - | |
| 9 | yertabu | şüphe etmeyenlerdir | ريب |
| 10 | vecahedu | ve cihad edenlerdir | جهد |
| 11 | biemvalihim | mallarıyle | مول |
| 12 | ve enfusihim | ve canlarıyle | نفس |
| 13 | fi | - | |
| 14 | sebili | yolunda | سبل |
| 15 | llahi | Allah | - |
| 16 | ulaike | işte | - |
| 17 | humu | onlardır | - |
| 18 | s-sadikune | doğru olanlar | صدق |
Bayraktar Bayraklı
Gerçek müminler, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sözünde duranlaronlardır.
Mehmet Okuyan
Gerçek müminler ancak Allah'a ve Elçisine iman eden, sonrasında şüphe duymayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir (fedakârlık yapanlardır). İşte (inancında) doğru olanlar sadece bunlardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar onlardır ki, ALLAH'ı ve elçisini onayladılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Süleymaniye Vakfı
Müminler; ancak Allah'a ve elçisine inanıp güvenen, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden /ellerinden geleni yapan kimselerdir[1]. İşte onlar doğru sözlü kimselerdir[2].
Ali Rıza Safa
İnananlar, yalnızca Allah'a ve O'nun elçisine inanan, sonra da hiçbir kuşku duymadan, mallarıyla ve canlarıyla Allah'ın yolunda çaba gösterenlerdir. Doğruyu söyleyenler, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
Gerçek mü'minler sadece Allah'a ve Rasulü'ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah'a ve resulüne iman ederler; sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü sözü birbirine uyanlar.
Ali Bulaç
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resulü'ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Müminler, ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve peygamberine iman ettikten sonra şüpheye düşmeyip Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmaktadırtar. İşte doğru olanlar onlardır ancak.
Muhammed Esed
(Şunu bil ki, gerçek) müminler, yalnızca, Allah'a ve Elçisi'ne iman edenler ve (bu konuda) bütün şüphelerden uzak duranlardır; ve Allah yolunda bütün malları ve canları ile cihad edenlerdir; işte onlardır sözlerinde duranlar!
Diyanet İşleri
İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve Resulüne iyman ettikten sonra şübheye düşmeyip Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahede etmektedirler işte onlardır ki sadıklardır
Süleyman Ateş
Mü'minler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihad ettiler. İşte (iman sözlerinde) doğru olanlar onlardır.
Gültekin Onan
İnançlılar ancak o kimselerdir ki onlar Tanrı'ya ve Resulü'ne inandılar, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Hasan Basri Çantay
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve resulüne iman etdikden sonra şübheye sapmayıp Allah yolunda mallariyle, canlariyle savaşırlar. İşte onlar (imanlarında) saadık olanların ta kendileridir.
İbni Kesir
Mü'minler, ancak onlardır ki; Allah'a ve Rasulüne iman edip sonra şüpheye düşmemiş ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmişlerdir. İşte onlar, sadıkların kendileridir.
Şaban Piriş
Asıl müminler, Allah'a ve Resulüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Ahmed Hulusi
İman ehli şu kimselerdir ki, varlıklarını Esma'sıyla yaratan Allah'a ve O'nun Rasulüne iman ettiler; sonra da bunda şüpheye düşmediler; Allah yolunda varlıklarıyla ve nefsleriyle (canlarıyla) savaş verdiler! İşte bunlar sadıkların (hakikati yaşamlarıyla tasdik edenlerin) ta kendileridir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnananlar onlardır ki, ALLAH'a ve elçisine inandılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Erhan Aktaş
Mü'minler, ancak Allah'a ve Resul'üne iman eden, sonra kesinlikle hiçbir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
Progressive Muslims
Believers are those who believe in God and His messenger, then they became without doubt, and they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.
Sam Gerrans
The believers are but those who believe in God and His messenger, then doubt not, and strive with their wealth and their lives in the cause of God — it is they who are the truthful.
Aisha Bewley
The muminun are only those who have had iman in Allah and His Messenger and then have had no doubt and have done jihad with their wealth and themselves in the Way of Allah. They are the ones who are true to their word.
Rashad Khalifa
Mu'mens (believers) are those who believe in GOD and His messenger, then attain the status of having no doubt whatsoever, and strive with their money and their lives in the cause of GOD. These are the truthful ones.
Edip-Layth
Those who acknowledge are those who acknowledge God and His messenger, then they do not doubt; they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.