Monoteist Meali
İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Dipnotlar
[1]
Veya işimizden.
[2]
Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.
وَكَذَٰلِكَ
أَوْحَيْنَآ
إِلَيْكَ
رُوحًۭا
مِّنْ
أَمْرِنَا ۚ
مَا
كُنتَ
تَدْرِى
مَا
ٱلْكِتَـٰبُ
وَلَا
ٱلْإِيمَـٰنُ
وَلَـٰكِن
جَعَلْنَـٰهُ
نُورًۭا
نَّهْدِى
بِهِۦ
مَن
نَّشَآءُ
مِنْ
عِبَادِنَا ۚ
وَإِنَّكَ
لَتَهْدِىٓ
إِلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍۢ
Ve kezalike evhayna ileyke ruhan min emrina, ma kunte tedri mel kitabu ve lel imanu ve lakin cealnahu nuren nehdi bihi men neşau min ibadina, ve inneke le tehdi ila sıratın mustekim.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve kezalike | işte böyle | - |
| 2 | evhayna | vahyettik | وحي |
| 3 | ileyke | sana | - |
| 4 | ruhen | bir ruh | روح |
| 5 | min | -den | - |
| 6 | emrina | emrimiz- | امر |
| 7 | ma | - | |
| 8 | kunte | sen değildin | كون |
| 9 | tedri | biliyor | دري |
| 10 | ma | nedir | - |
| 11 | l-kitabu | Kitap | كتب |
| 12 | ve la | ve nedir | - |
| 13 | l-imanu | iman | امن |
| 14 | velakin | fakat | - |
| 15 | cealnahu | biz onu yaptık | جعل |
| 16 | nuran | bir nur | نور |
| 17 | nehdi | doğru yola ilettiğimiz | هدي |
| 18 | bihi | onunla | - |
| 19 | men | kimseyi | - |
| 20 | neşa'u | dilediğimiz | شيا |
| 21 | min | -dan | - |
| 22 | ibadina | kullarımız- | عبد |
| 23 | ve inneke | şüphesiz sen | - |
| 24 | letehdi | götürüyorsun | هدي |
| 25 | ila | - | |
| 26 | siratin | yola | صرط |
| 27 | mustekimin | doğru | قوم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
İşte sana da böyle, emrimizden bir ruh/can vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kur'an'ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.
Mehmet Okuyan
İşte böylece sana da emrimizden bir rûh (Kur'an'ı)[1] vahyettik. Sen o Kitabı ve (esasları belirlenmiş) o imanı bilmezdin.[2] Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi (layık olanı) kendisiyle doğru yola ulaştırdığımız bir nûr[3] (ışık) kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin:
Edip Yüksel
Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahiy ettik. Sen kitap nedir gerçeği onaylama nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.[1]
Süleymaniye Vakfı
İşte sana da bu şekilde (elçi göndererek), kendi işimiz olan ruhu (Kur'an'ı[1]) vahyettik. Yoksa sen böyle bir Kitab'ı ve böyle bir inancı bilemezdin[2]. Ama onu bir nur yaptık, kullarımızdan tercih ettiklerimizi[3] onunla yola getiririz[4]. Sen elbette (Kur'an ile[5]) doğru yolu gösterirsin[6].
Ali Rıza Safa
Ve işte böylece, sana, Kendi buyruğumuzdan bir Ruh bildirdik.[419] Kitap nedir, inanç nedir; sen bilmezdin. Fakat Onu, kullarımızdan dilediğimizi, Onunla doğru yola eriştireceğimiz bir aydınlık yaptık. Çünkü aslında, sen, kesinlikle doğru yola eriştiriyorsun.
Mustafa İslamoğlu
Ve (ey Nebi,) işte sana da kendi emrimizden hayat bahşeden bir mesaj vahyettik; sen daha önce kitap nedir iman nedir bilmezdin: Fakat şimdi onu bir nur kıldık ki, kullarımızdan dilediklerimizi onunla doğru yola yöneltelim. Ve şüphe yok ki sen de insanları dosdoğru bir yola yöneltmektesin;
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Ali Bulaç
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve işte sana da böylece emrimizden bir ruh vahyettirdik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ama Biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz. Ve emin ol sen de (insanları) doğru bir yola çağırıyorsun.
Muhammed Esed
İşte sana da (ey Muhammed,) kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj vahyettik. (Bu mesaj sana gelmeden önce,) sen vahiy nedir, iman (nedir) bilmezdin ama (şimdi) bu (mesajı) bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım; şüphesiz sen de (insanları onunla) doğru yola ulaştıracaksın.
Diyanet İşleri
(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lakin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun.
Süleyman Ateş
İşte sana da böyle emrimizden bir ruh (gönüllere can veren bir söz) vahyettik. Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun:
Gültekin Onan
Böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, inanç nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.
Hasan Basri Çantay
İşte biz, sana da (Habibim) böylece emrimizden bir ruuh vahyetdik. Halbuki (vahiyden evvel) kitab nedir, iman nedir, sen bilmezdin. Fakat biz onu bir nuur yapdık. Bununla kullarımızdan kimi dilersek ona hidayet ederiz. Şübhesiz ki sen herhalde doğru bir yolun rehberliğini yapıyorsun.
İbni Kesir
İşte böylece Biz; sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz; onu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.
Şaban Piriş
İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/özü vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat, onu kullarımızdan dilediğimize onunla yol gösterelim diye bir nur/aydınlatıcı kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yola yöneliyorsun
Ahmed Hulusi
Böylece sana hükmümüzden ruh (Esma manalarını şuurunda hissetmeyi) vahyettik. . . Sen, Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi nedir, iman neyedir bilmezdin! Ne var ki, biz Onu (ruhu), kendisiyle hakikate erdirdiğimiz nur (ilim) olarak meydana getirdik, kullarımızdan dilediğimize! Muhakkak ki sen de kesinlikle hakikate (sırat-ı müstakime) yönlendirirsin!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir iman nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.
Erhan Aktaş
İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Progressive Muslims
And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Scripture, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.
Sam Gerrans
And thus We have revealed to thee a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Writ was, or faith, but We made it a light whereby We guide whom We will of Our servants. And thou — thou guidest to a straight path:
Aisha Bewley
Accordingly We have revealed to you a Ruh by Our command. You had no idea of what the Book was, nor faith. Nonetheless We have made it a Light by which We guide those of Our slaves We will. Truly you are guiding to a Straight Path:
Rashad Khalifa
Thus, we inspired to you a revelation proclaiming our commandments. You had no idea about the scripture, or faith. Yet, we made this a beacon to guide whomever we choose from among our servants. Surely, you guide in a straight path.
Edip-Layth
Thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what the book was, nor the acknowledgement. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.
Monoteist Meali
İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Dipnotlar
[1] Veya işimizden.
[2] Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve kezalike | işte böyle | - |
| 2 | evhayna | vahyettik | وحي |
| 3 | ileyke | sana | - |
| 4 | ruhen | bir ruh | روح |
| 5 | min | -den | - |
| 6 | emrina | emrimiz- | امر |
| 7 | ma | - | |
| 8 | kunte | sen değildin | كون |
| 9 | tedri | biliyor | دري |
| 10 | ma | nedir | - |
| 11 | l-kitabu | Kitap | كتب |
| 12 | ve la | ve nedir | - |
| 13 | l-imanu | iman | امن |
| 14 | velakin | fakat | - |
| 15 | cealnahu | biz onu yaptık | جعل |
| 16 | nuran | bir nur | نور |
| 17 | nehdi | doğru yola ilettiğimiz | هدي |
| 18 | bihi | onunla | - |
| 19 | men | kimseyi | - |
| 20 | neşa'u | dilediğimiz | شيا |
| 21 | min | -dan | - |
| 22 | ibadina | kullarımız- | عبد |
| 23 | ve inneke | şüphesiz sen | - |
| 24 | letehdi | götürüyorsun | هدي |
| 25 | ila | - | |
| 26 | siratin | yola | صرط |
| 27 | mustekimin | doğru | قوم |
Bayraktar Bayraklı
İşte sana da böyle, emrimizden bir ruh/can vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kur'an'ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.
Mehmet Okuyan
İşte böylece sana da emrimizden bir rûh (Kur'an'ı)[1] vahyettik. Sen o Kitabı ve (esasları belirlenmiş) o imanı bilmezdin.[2] Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi (layık olanı) kendisiyle doğru yola ulaştırdığımız bir nûr[3] (ışık) kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin:
Edip Yüksel
Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahiy ettik. Sen kitap nedir gerçeği onaylama nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.[1]
Süleymaniye Vakfı
İşte sana da bu şekilde (elçi göndererek), kendi işimiz olan ruhu (Kur'an'ı[1]) vahyettik. Yoksa sen böyle bir Kitab'ı ve böyle bir inancı bilemezdin[2]. Ama onu bir nur yaptık, kullarımızdan tercih ettiklerimizi[3] onunla yola getiririz[4]. Sen elbette (Kur'an ile[5]) doğru yolu gösterirsin[6].
Ali Rıza Safa
Ve işte böylece, sana, Kendi buyruğumuzdan bir Ruh bildirdik.[419] Kitap nedir, inanç nedir; sen bilmezdin. Fakat Onu, kullarımızdan dilediğimizi, Onunla doğru yola eriştireceğimiz bir aydınlık yaptık. Çünkü aslında, sen, kesinlikle doğru yola eriştiriyorsun.
Mustafa İslamoğlu
Ve (ey Nebi,) işte sana da kendi emrimizden hayat bahşeden bir mesaj vahyettik; sen daha önce kitap nedir iman nedir bilmezdin: Fakat şimdi onu bir nur kıldık ki, kullarımızdan dilediklerimizi onunla doğru yola yöneltelim. Ve şüphe yok ki sen de insanları dosdoğru bir yola yöneltmektesin;
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Ali Bulaç
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve işte sana da böylece emrimizden bir ruh vahyettirdik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ama Biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz. Ve emin ol sen de (insanları) doğru bir yola çağırıyorsun.
Muhammed Esed
İşte sana da (ey Muhammed,) kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj vahyettik. (Bu mesaj sana gelmeden önce,) sen vahiy nedir, iman (nedir) bilmezdin ama (şimdi) bu (mesajı) bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım; şüphesiz sen de (insanları onunla) doğru yola ulaştıracaksın.
Diyanet İşleri
(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lakin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun.
Süleyman Ateş
İşte sana da böyle emrimizden bir ruh (gönüllere can veren bir söz) vahyettik. Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun:
Gültekin Onan
Böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, inanç nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.
Hasan Basri Çantay
İşte biz, sana da (Habibim) böylece emrimizden bir ruuh vahyetdik. Halbuki (vahiyden evvel) kitab nedir, iman nedir, sen bilmezdin. Fakat biz onu bir nuur yapdık. Bununla kullarımızdan kimi dilersek ona hidayet ederiz. Şübhesiz ki sen herhalde doğru bir yolun rehberliğini yapıyorsun.
İbni Kesir
İşte böylece Biz; sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz; onu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.
Şaban Piriş
İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/özü vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat, onu kullarımızdan dilediğimize onunla yol gösterelim diye bir nur/aydınlatıcı kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yola yöneliyorsun
Ahmed Hulusi
Böylece sana hükmümüzden ruh (Esma manalarını şuurunda hissetmeyi) vahyettik. . . Sen, Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi nedir, iman neyedir bilmezdin! Ne var ki, biz Onu (ruhu), kendisiyle hakikate erdirdiğimiz nur (ilim) olarak meydana getirdik, kullarımızdan dilediğimize! Muhakkak ki sen de kesinlikle hakikate (sırat-ı müstakime) yönlendirirsin!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir iman nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.
Erhan Aktaş
İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
Progressive Muslims
And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Scripture, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.
Sam Gerrans
And thus We have revealed to thee a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Writ was, or faith, but We made it a light whereby We guide whom We will of Our servants. And thou — thou guidest to a straight path:
Aisha Bewley
Accordingly We have revealed to you a Ruh by Our command. You had no idea of what the Book was, nor faith. Nonetheless We have made it a Light by which We guide those of Our slaves We will. Truly you are guiding to a Straight Path:
Rashad Khalifa
Thus, we inspired to you a revelation proclaiming our commandments. You had no idea about the scripture, or faith. Yet, we made this a beacon to guide whomever we choose from among our servants. Surely, you guide in a straight path.
Edip-Layth
Thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what the book was, nor the acknowledgement. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.