Monoteist Meali
Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler[1] dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı[2].
Dipnotlar
[1]
Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
[2]
Dünyadayken de böyle aldanıyorlardı; gerçekleri çarpıtıyorlardı.
وَيَوْمَ
تَقُومُ
ٱلسَّاعَةُ
يُقْسِمُ
ٱلْمُجْرِمُونَ
مَا
لَبِثُوا۟
غَيْرَ
سَاعَةٍۢ ۚ
كَذَٰلِكَ
كَانُوا۟
يُؤْفَكُونَ
Ve yevme tekumus saatu yuksimul mucrimune ma lebisu gayra saah, kezalike kanu yu'fekun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada ancak pek kısa kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar dünyada haktan böyle döndürülüyorlardı.
Mehmet Okuyan
O (Son) Saat gerçekleştiği gün, suçlular (dünyada) ancak kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edecekler.[1] İşte onlar (dünyada da gerçeklerden) böyle döndürülüyorlardı.
Edip Yüksel
O an gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir an kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Kıyamet /mezardan kalkış saati geldiği gün suçlular, "(dünyada) sadece kısa bir süre kaldık" diye yemin ederler[1]. Onlar (daha önce de) bu şekilde yalana sürüklenirlerdi[2].
Ali Rıza Safa
Ve evrenlerin sonu gelip çattığı gün, suçlular, bir saatten çok kalmadıklarına yemin edeceklerdir. İşte böyle çevriliyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve Son Saat gelip çattığı gün suça batmış olanlar, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler; böylece kendilerine (dahi) yalan söylemiş olacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
Saat gelip kıyamet koptuğu gün, günahkarlar dünyada bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle çevriliyorlardı.
Ali Bulaç
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Vaktin gelip kıyametin koptuğu gün suçlular, (dünyada) bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler. Önce de böyle (haktan) çevriliyorlardı.
Muhammed Esed
(Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O'dur!) Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, (yeryüzünde) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir, onlar kendilerini böylece (hayat boyu) kandırırlar!
Diyanet İşleri
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki saat gelir Kıyamet kopar, mücrimler, bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler evvel de böyle çeviriliyorlardı
Süleyman Ateş
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyada veya Berzahta) bir sa'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle çevriliyorlardı.
Gültekin Onan
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Kıyametin kopacağı gün günahkarlar bir saatden başka kalmadıklarına yemin eder (ler). İşte onlar (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlar (yalan söylüyorlar) dı.
İbni Kesir
Kıyametin kopacağı gün; suçlular bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, böylece aldatılıp döndürülürler.
Şaban Piriş
Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle yalan söylerlerdi.
Ahmed Hulusi
O saatin (ölüm) geldiği süreçte suçlular, (beden yaşamında) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. . . Böylece çevriliyorlardı. (Rabbin indinde bir gün beden yaşamına göre bin yıldır; bağlantısı. )
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Saat (dünyanın sonu) gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir saat kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.
Erhan Aktaş
Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler[1] dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı[2].
Progressive Muslims
And the Day the Hour is established, the criminals will swear that they have remained only for an hour! Thus they were deluded.
Sam Gerrans
And the day the Hour strikes, the lawbreakers will swear that they had tarried but an hour; thus were they deluded.
Aisha Bewley
On the Day the Last Hour arrives, the evildoers will swear they have not even tarried for an hour. That is the extent to which they are deceived.
Rashad Khalifa
On the day when the Hour comes to pass, the guilty will swear that they lasted (in this world) only one hour. That is how wrong they were.
Edip-Layth
The day the moment is established, the criminals will swear that they have remained only for a moment! Thus they were deluded.
Monoteist Meali
Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler[1] dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı[2].
Dipnotlar
[1] Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
[2] Dünyadayken de böyle aldanıyorlardı; gerçekleri çarpıtıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada ancak pek kısa kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar dünyada haktan böyle döndürülüyorlardı.
Mehmet Okuyan
O (Son) Saat gerçekleştiği gün, suçlular (dünyada) ancak kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edecekler.[1] İşte onlar (dünyada da gerçeklerden) böyle döndürülüyorlardı.
Edip Yüksel
O an gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir an kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Kıyamet /mezardan kalkış saati geldiği gün suçlular, "(dünyada) sadece kısa bir süre kaldık" diye yemin ederler[1]. Onlar (daha önce de) bu şekilde yalana sürüklenirlerdi[2].
Ali Rıza Safa
Ve evrenlerin sonu gelip çattığı gün, suçlular, bir saatten çok kalmadıklarına yemin edeceklerdir. İşte böyle çevriliyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve Son Saat gelip çattığı gün suça batmış olanlar, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler; böylece kendilerine (dahi) yalan söylemiş olacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
Saat gelip kıyamet koptuğu gün, günahkarlar dünyada bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle çevriliyorlardı.
Ali Bulaç
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Vaktin gelip kıyametin koptuğu gün suçlular, (dünyada) bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler. Önce de böyle (haktan) çevriliyorlardı.
Muhammed Esed
(Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O'dur!) Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, (yeryüzünde) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir, onlar kendilerini böylece (hayat boyu) kandırırlar!
Diyanet İşleri
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki saat gelir Kıyamet kopar, mücrimler, bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler evvel de böyle çeviriliyorlardı
Süleyman Ateş
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyada veya Berzahta) bir sa'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle çevriliyorlardı.
Gültekin Onan
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Kıyametin kopacağı gün günahkarlar bir saatden başka kalmadıklarına yemin eder (ler). İşte onlar (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlar (yalan söylüyorlar) dı.
İbni Kesir
Kıyametin kopacağı gün; suçlular bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, böylece aldatılıp döndürülürler.
Şaban Piriş
Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle yalan söylerlerdi.
Ahmed Hulusi
O saatin (ölüm) geldiği süreçte suçlular, (beden yaşamında) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. . . Böylece çevriliyorlardı. (Rabbin indinde bir gün beden yaşamına göre bin yıldır; bağlantısı. )
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Saat (dünyanın sonu) gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir saat kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.
Erhan Aktaş
Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler[1] dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı[2].
Progressive Muslims
And the Day the Hour is established, the criminals will swear that they have remained only for an hour! Thus they were deluded.
Sam Gerrans
And the day the Hour strikes, the lawbreakers will swear that they had tarried but an hour; thus were they deluded.
Aisha Bewley
On the Day the Last Hour arrives, the evildoers will swear they have not even tarried for an hour. That is the extent to which they are deceived.
Rashad Khalifa
On the day when the Hour comes to pass, the guilty will swear that they lasted (in this world) only one hour. That is how wrong they were.
Edip-Layth
The day the moment is established, the criminals will swear that they have remained only for a moment! Thus they were deluded.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.